Gündem Haberleri

    ABD'lilerin Araplara bakışı değişti

    Hürriyet Haber
    31.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Maryland Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Shibley Telhami, ABD halkının "Arap Baharı"nı nasıl algıladığına dair yaptığı araştırmanın sonuçlarını İstanbul'da düzenlediği konferansta anlattı. Toplantının ardından yaptığımız söyleşide araştırmadan çıkan sonuçları yorumlayan Telhami, Suriye'nin bölgedeki diğer ülkelerden farkına ve Hamas-El Fetih anlaşmasının zamanlamasına dikkat çekti.

    Telhami, Maryland Üniversitesi Enver Sedat Barış ve Gelişme Kürsüsü ile Uluslararası Siyaset Tutumları Programı (PIPA) tarafından 1–5 Nisan tarihlerinde 802 kişi üzerinde gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarını İstanbul Şehir Üniversitesi'nde anlattı.

    Arap asıllı İsrailli akademisyene göre, araştırmadan çıkan en çarpıcı üç sonuç şu:

    - İsyan hareketlerinin, ABD'lilere Araplarla benzer arzuları olduğunu fark ettirmesi,
    - Ayaklanmaların, ABD'lilerin Arap halkına bakışını olumlu yönde değiştirmesi,
    - Ankete katılanların büyük bölümünün, demokratikleştiklerinde ABD karşıtı politikalar izleyeceklerini bilseler de bu ülkelerin daha demokratik olmasını istediklerini söylemesi.

    İşte ankete katılan Amerikalıların verdiği cevaplar ve ABD Dışişleri Bakanlığı için danışmanlık da yapan Telhami'nin bu yanıtlara ilişkin yorumları:

    Cengiz Özbekhurriyet.com.tr

    Genel olarak Arap halkı hakkındaki düşünceniz nedir?
    Olumlu: % 56 Olumsuz: % 38

    Arap dünyasında son birkaç ayda yaşanan ayaklanmalar, Arap halkına karşı sempatinizi nasıl etkiledi?
    Artırdı: % 39 Azalttı: % 6

    Telhami, bu iki soruya verilen cevabın anketin en önemli sonuçlarından birini ortaya koyduğunu ifade etti. Yüzde 56 oranının yüksekliğine vurgu yapan Telhami, "ABD'liler bu insanların özgürlük ve demokrasi için öldüğüne şahit oldu. Bu onların düşünce yapılarında büyük bir değişime neden oldu" dedi.

    Ankete göre, ABD'lilerin en sıcak baktığı Arap halkı ise yüzde 70 ile Mısır. Telhami, "çok çarpıcı" olarak nitelendirdiği bu oranın neredeyse İsrail'le (%73) aynı olduğuna dikkat çekiyor.

    TÜRKİYE'YE BAKIŞ OLUMLU

    Ankete katılanlara Türkiye'yle ilgili bir soru da yöneltiliyor: Türkiye hakkındaki düşünceniz nedir?
    Nisan 2011 - Olumlu: % 63 Olumsuz: % 31
    Nisan 2009 - Olumlu: % 61 Olumsuz: % 34
    Şubat 2007 - Olumlu: % 53 Olumsuz: % 31
    Mart 2003 - Olumlu: % 48 Olumsuz: % 37
    Şubat 2003 - Olumlu: % 63 Olumsuz: % 20

    1 Mart tezkeresinin TBMM'de takılmasının ardından ABD halkının Türkiye'ye yönelik tavrının birden olumsuzlaştığı, ancak o tarihten bu yana giderek olumlu bir çizgide seyrettiği görülüyor. Ankete göre, ABD'lilerin en olumlu baktığı Arap ülkesi yüzde 60'la Mısır. Türkiye yüzde 63'le bu ülkeyi geride bırakıyor.

    Telhami, Arap dünyasında da bölgede yapıcı bir rol oynayabilecek başlıca ülkeler arasında Türkiye’nin görüldüğünü söyledi. Telhami, "ABD, Irak'a girdiğinde Ortadoğu'daki en popüler lider Jacques Chirac'tı. Lübnan savaşında Hasan Nasrallah oldu. Son birkaç yıldır ise bu isim Recep Tayyip Erdoğan" dedi.

    "ARAP HALKI DA BİZİM GİBİYMİŞ"

    Arap dünyasındaki ayaklanmaları tanımlarken aşağıdaki kavramlardan hangisini kullanmayı tercih edersiniz?
    İslamcı grupların siyasi güç arayışı: % 15
    Halkın özgürlük ve demokrasi arayışı: % 45
    İkisi eşit: % 37

    Profesör Telhami, bu soruya verilen cevabın da çok önemli olduğunu belirtti. Zira Telhami'ye göre, bu soruya verilen yanıt bir anlamda "Arap halkı bizim gibi mi yoksa bizden farklı mı?" sorusunun da cevabını veriyor. Yüzde 45'lik oran ABD'lilerin Arapları kendilerine yakın gördüğünü ortaya koyuyor.

    Bir ülkenin daha demokratik olması halinde ABD politikalarına karşı geleceğini bilseniz dahi o ülkenin demokratikleşmesini ister misiniz?
    Evet: % 57 Hayır: % 40

    Telhami, araştırmadan çıkan en ilginç sonucun bu olduğu düşüncesinde. Zira Telhami bu oranın Eylül 2005'te yapılan bir ankette yüzde 48'e 39 olduğunu ifade ediyor.

    LİBYA OPERASYONUNA DESTEK AZALIYOR

    ABD ve diğer ülkelerin Libya'ya gerçekleştirdiği askeri operasyonu destekliyor musunuz?
    Nisan 2011 - Evet: % 54 Hayır: 43/images/100/0x0/55eb1d4ff018fbb8f8ac0db5
    Mart 2011 - Evet: % 68 Hayır: % 26

    Operasyonun ilk günlerinde büyük destek veren ABD halkının ilerleyen haftalarda desteğini çektiği görülüyor. Telhami'ye göre, bunun nedeni, operasyonun en fazla iki hafta içinde sonuçlanmasını bekleyen ABD'lilerin işlerin uzadığını görmesi ve askeri müdahalenin genişletilmesinden endişelenmesi.

    İsrail-Filistin sorunu konusunda ABD nasıl bir duruş sergilemelidir?
    İsrail'e yakın durmalı: % 27 Hiçbir tarafa da yakın durmamalı: % 65 Filistinlilere yakın durmalı: % 5

    Telhami, İsrail'e yakın durulması gerektiğini söyleyen ABD'lilerin profilini de çıkardı: Cumhuriyetçi, erkek, nispeten yaşlı ve beyaz. Telhami, bununla birlikte ABD'li Yahudilerin % 78'inin başkanlık seçimlerinde Obama'ya oy verdiğini de hatırlattı.

    “BAZI GÜÇLER ESAD’IN KALMASINI İSTİYOR”

    Telhami, hurriyet.com.tr'ye verdiği söyleşide gündeme ilişkin soruları da yanıtladı.

    Suriye'de ne olacağını öngörmenin çok zor olduğunu, bu bakımdan bu ülkenin bölgedeki diğer devletlerden ayrıldığını belirten Telhami, "Örneğin Libya'ya baktığınızda şunu görebiliyorsunuz: Kaddafi er ya da geç gidecek. Ama Suriye'de durum çok daha karışık" dedi.

    Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın iktidarda kalmasını isteyen "bazı güçler" olduğunu söyleyen Telhami, "Sanki görülmeyen bir koalisyon var. Bunların arasında Suriye'nin komşuları da var. İran gibi. Bir dereceye kadar da Türkiye. Ve hatta Suudi Arabistan. Suudiler Esad'ı çok sevmeseler de gitmesi halinde doğabilecek sonuçlardan endişeliler. Devrimlerin sürmesini istemiyorlar" ifadesini kullandı.

    Telhami, "Bu yüzden başta Ortadoğu ülkeleri olmaz üzere uluslararası kamuoyu Esad konusunda ne yapacağını tam olarak bilmiyor" diye konuştu.

    İSRAİL TUTUMUNU DEĞİŞTİRDİ

    Telhami, İsrail hükümetinin başlangıçta Arap ülkelerindeki ayaklanmalara, özellikle de Mısır'daki gösterilere karşı olduğunu ancak Hüsnü Mübarek'in devrilmesinin ardından bu tavrında yumuşama gösterdiğini belirtti.

    Telhami, "Türkiye-İsrail ilişkilerinin bozulmasının ardından Mübarek, Tel Aviv'in en önemli müttefiki haline gelmişti. Bu yüzden ilk etapta Mısır isyanına karşı tavır aldılar. Ama Mübarek gittikten sonra kamuoyunu karşılarına almak istemediler ve daha itidalli davranmaya başladılar. Neticede bu ülkelerdeki isyanların hedefinde İsrail'den çok kendi hükümetleri var. Bu yüzden rahatlar" diye konuştu.

    HAMAS-EL FETİH BARIŞI

    Telhami, Filistinli düşman kardeşler Hamas ve El Fetih arasında geçtiğimiz hafta imzalanan tarihi anlaşmaya da değinen Telhami, yıllar sonra varılan barışta üç faktörün önemli rol oynadığını söyledi.

    Profesör Telhami'ye göre, zamanlama açısından en önemli faktör Arap devrimleri.

    "Anketler Arap dünyasının çok büyük bölümünün birleşmeden yana olduğunu gösteriyordu. Dolayısıyla bu devrimler iki taraf üzerinde baskı yarattı" diyen Telhami, ikincil etken olarak ise Mısır'daki iktidar değişimini gösterdi.

    Telhami, "Mübarek rejiminden farklı olarak yeni Mısır yönetimi bu birleşmenin olmasını istiyor. Ve ne Mahmud Abbas ne de Halid Meşal Mısır'a hayır diyebildi. Çünkü Mısır artık eskisinden daha önemli bir ülke. Arkalarında kamuoyu desteği var. Hem El Fetih hem de Hamas Mısır'la ilişkilerini iyi tutmak istiyor" dedi.

    Telhami ayrıca, Mısır'ın Refah sınır kapısını açmasının İsrail'i kızdırdığını, ancak şu dönemde Kahire'yle arasını bozmak istemeyen Tel Aviv yönetiminin tepkisini sınırlı tutmasını beklediğini belirtti.

    Telhami, "Fazla tepki verip Mısır'ı kızdırmak istemiyorlar. Çünkü Mısır bir geçiş sürecinde. İsrail'in yapacağı en büyük hata buradaki rüzgarı kendine aleyhine yöneltmek olur. Eylül ayındaki seçimler öncesi Mısır'ı kaybetmek istemezler" ifadesini kullandı.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı