Dünya Haberleri

DÜNYA

    ABD'li yetkililer: Takas anlaşması metninin içeriğini bilmiyorduk

    A.A.
    29 Mayıs 2010 - 11:56Son Güncelleme : 29 Mayıs 2010 - 11:59

    ABD'li üst düzey yetkililer, Türkiye, Brezilya ve İran arasındaki uranyum takası anlaşmasıyla ilgili olarak, "Eğer bize gelip ellerinde bir taslak anlaşma olduğunu söyleseler ve buna dair düşüncemizi sorsalardı, görüşümüzü iletirdik. Ancak bunu yapmadılar. Tahran'a gittiler ve anlaşmayı duyurdular. Anlaşmada neler olduğunu, bu duyurudan önce bilmiyorduk, dolayısıyla o zamandan önce, (anlaşmanın) eksikliklerinin neler olduğuna dair yorum yapma fırsatımız olmadı" dedi.

    ABD'li  üst düzey yetkililer, gazetecilere yaptıkları açıklamada, ABD Başkanı Barack Obama'nın Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva'ya gönderdiği mektubun, uranyum takasına dair bir anlaşmada ABD'nin kabul edebileceği koşulların neler olduğuna dair unsurların sıralanması niyetiyle kaleme alınmadığını söyledi.

    Yetkililer, "Türkiye ve Brezilya'dan, bizim adımıza müzakere etmelerini istemiyorduk. Eğer bunu yapıyor olsaydık, olası bir anlaşmayı bizim için kabul edilebilir kılacak unsurları belirtirdik. Onların bizim önümüze koyduğu bazı fikirlere ve İran'ın Ekim ayından bu yana benimsediği bazı pozisyonlara dair düşüncelerimizi ortaya koyuyorduk" ifadesini kullandı.

    Ancak her iki ülkeden yetkililerle olan görüşmelerinde, "hiçbir haklı gerekçesi olmayan" uranyum zenginleştirme faaliyetine dair kaygılı olduklarını ve bunun BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ettiğini açıkça ortaya koyduklarını, Kum kenti yakınlarındaki nükleer tesis konusunu da dile getirdiklerini belirten yetkililer, "Mektupta tekrar tüm bunların üzerinden geçmenin gereği yoktu, çünkü zaten bu konuları hem Brezilya hem de Türk hükümetleriyle konuşmuştuk" dedi.

    Yetkililer,"Dolayısıyla bir anlaşmayı bizim açımızdan kabul edilebilir kılacak kapsamlı bir koşul listesi sunma ihtiyacını hissetmedik ve mektupta da bunu yapmadık... Eğer bize gelip ellerinde bir taslak anlaşma olduğunu söyleseler ve buna dair düşüncemizi sorsalardı, görüşümüzü iletirdik. Ancak bunu yapmadılar. Tahran'a gittiler ve anlaşmayı duyurdular. Anlaşmada neler olduğunu, bu duyurudan önce bilmiyorduk, dolayısıyla o zamandan önce, (anlaşmanın) eksikliklerinin neler olduğuna dair yorum yapma fırsatımız olmadı" diye konuştu.

    Yetkililer, İran Dışişleri Bakanı Manuşehr Mutteki'nin 7 Mayıs'ta BM Güvenlik Konseyi üyelerinin temsilcilerine verdiği yemek sırasında Brezilyalı büyükelçinin İranlı bakana, bir takas anlaşmasına varıldığı takdirde uranyumun yüzde 20 düzeyinde zenginleştirilmesi faaliyetinin akıbetinin ne olacağını sorduğunu aktararak, bunun, konunun öneminin o tarihte Brezilya tarafından da bilindiğini çok iyi yansıttığını söyledi.

    "İRAN'IN CİDDİ ANLAMDA MÜZAKEREYE BAŞLADIĞINA İNANMIYORUZ"

    Yetkililer, Washington'da Türk tarafıyla yaptıkları bir görüşme sırasında da "zaman geçtikçe ve İran'ın elindeki düşük ölçekte zenginleştirilmiş uranyumun miktarı arttıkça, İran'dan 1200 kilogram uranyumun dışarıya çıkarılmasının güven inşası bakımından taşıdığı değerin büyük ölçüde düştüğü" fikrini dile getirdiklerini belirtti.

    Türkiye ve Brezilya'nın arabuluculuğunda Tahran'da imzalanan ortak bildiride kabul edilemeyecek ve net olmayan unsurlar olduğunu savunan yetkililer, anlaşmada İran'ın uranyumu yüzde 20 düzeyinde zenginleştirme kararını ele alan bir unsurun bulunmadığını, ayrıca İran'ın, kendileriyle nükleer program konusunu görüşmeye hazır olmadığını öne sürdü.

    Yetkililer, Tahran'daki araştırma reaktörüyle ilgili anlaşmayı, sadece bir güven inşası tedbiri olarak nitelerken, anlaşmanın, geçen ekimde İran'a sunulan teklifin amaçlarının gerisinde kaldığını iddia ettiler. Yetkililer, anlaşmanın, İran'ın, uranyum zenginleştirmeyi durdurması talebi konusunda BM Güvenlik Konseyi'ne meydan okumasıyla alakalı ana konuları ele almadığı, konuyu Güvenlik Konseyi'ne getiren temel faktörlerden de ayrı olduğu görüşünü dile getirdi.

    Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun (UAEK) uranyum takası konusunda geçen Ekim ayında İran'a teklif sunduğu dönemde bu ülkenin elinde 1,200 kilogram uranyum bulunduğunu, şimdiyse bu miktarın 2400 kilogramın üstüne çıktığını ileri süren yetkililer, bunun İran'ın 1,200 kilogram uranyumunu yurt dışına gönderse bile nükleer silah yapmak için yeterli uranyuma sahip olacağı anlamına geldiğini iddia etti.

    Yetkililer, bundan sonra ne olacağına dairse BM Güvenlik Konseyi'nde İran'a yeni yaptırım kararının alınması doğrultusunda ilerleme sağlamayı umduklarını kaydetti. "Bunun, diplomasinin sonu olmadığını" ifade eden yetkililer, "Yeni tasarının onaylanmasının İran'a ciddi biçimde müzakerelere başlama yönünde teşvik sağlamasını umduklarını" söyledi. Yetkililer, "İranlıların ciddi anlamda müzakereye başladığına inanmıyoruz ve Tahran'daki ortak bildirinin, onların (İran'ın), uluslararası toplumun nükleer program konusundaki endişeleri hakkında ciddi müzakereler yürütmeye hazır olduklarının işareti olduğuna da inanmıyoruz" dedi.

    Yetkililer, BM Güvenlik Konseyi'nde İran'a yeni yaptırım tasarısı üzerindeki çalışmaların hızlı biçimde devam ettiğini belirterek, Türk ve Brezilyalı heyetlerden tasarının detayları üzerindeki spesifik düşüncelerini henüz duymadıklarını söyledi.

    Tahran'daki araştırma reaktörü konusunun New York'ta yürütülen çabalarla paralel, ancak doğrudan bağlantılı olmadığını ifade eden yetkililer, araştırma reaktörü konusuyla ilgili açıklığa kavuşturulması gereken hususlar bir kulvarda ele alınırken, BM Güvenlik Konseyi'ndeki yaptırım çabalarının da devam edeceğini belirterek, Konsey'in harekete geçmeye hazır olduğunu hisseder hissetmez, tasarıyı oya sunacaklarını kaydetti.

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Philip Crowley de "ABD'nin kale direklerini değiştirdiği" eleştirileri konusunda, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın, Tahran'daki anlaşmadan önce hem Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hem de Brezilyalı mevkidaşı Celso Amorim ile yaptığı görüşmelere atıfta bulunarak, her iki bakanın da Tahran'daki araştırma reaktörüne dair bir düzenlemede sağlanacak başarının, Washington'ın, İran'a yaptırım kararı alınması çabalarının sona erdirileceği anlamına geleceği hususuna katılmadığını çok iyi anladıklarını belirtti.      

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı