Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ABD'li uzmanlardan kritik soru

    Foreign Policy
    27.05.2011 - 12:45 | Son Güncelleme: 27.05.2011 - 12:45

    ABD'li iki Ortadoğu uzmanı Lenore Martin ve Joshua Walker, Türkiye'nin özellikle Suriye konusundaki kararsızlığına değinerek, "Ankara, Ortadoğu'daki son gelişmeler dolayısıyla denge faktörü rolünü yitirmeye mi başladı?" sorusunu yöneltti.

    ABD Başkanı Obama’nın geçen hafta yaptığı Ortadoğu konuşması bölgede demokrasi ve barışın gelişmesine destek ifadeleri içeriyordu. Bölgedeki bütün oyunculara kendi kaderini tayin hakkı, fırsat eşitliği, demokrasi, siyasi ve sivil haklar ve dini hoşgörüye destek vermeleri için meydan okuyan Obama, 1967 sınırları üzerinde bir Filistin devleti kurulması için çağrı yaptı. Başkan, ABD’nin Ortadoğu politikası hakkında net bir görüş sahibi olduğunu ortaya koydu.

     

    Türk hükümetinin aynı açıklamaları yapıp yapamayacağı belli değil. Türkiye “komşularla sıfır sorun” politikasını Ortadoğu’nun yeni gerçekliklerine uyarlamakta güçlük çekiyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Türkiye’nin bölge halkları ve rejimleriyle iyi ilişkiler kurmak istediğini söylüyor.

     

    Ancak bugün Ortadoğu’da halklar kendi diktatörlerine meydan okuyor. Yarın bu rejimlerin gaddarlığını destekleyen devletleri hatırlayacaklar. Dolayısıyla Türkiye’nin bölgesel bir lider olarak ortaya koyduğu yumuşak gücünün sadece ticaret ve diplomasiden ibaret olmadığını görmesi gerekiyor. Bölgesel liderlik demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne destek vermeyi de gerektiriyor.

     

    TÜRKİYE DOĞU'YA DÖNDÜ

    AK Parti Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne üye yapma sözüyle iktidara geldi. Ancak Başbakan Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve Davutoğlu’nun yol göstermesiyle, son sekiz yıl içinde Türk dış politikası tersine dönerek Batı’daki geleneksel müttefiklerinin karşısında Ortadoğu’daki komşularına öncelik vermeye başladı.

     

    Ankara’nın ABD’nin 2003’te Irak işgali sırasında üslerini kullanmasına izin vermemesiyle başlayan Türkiye’nin bağımsız tavrı birçok kişiyi şaşırttı. Erdoğan’ın 2009’da Davos’ta yaptığı konuşma ve 2010’daki Gazze filosu olayından sonra İsrail’e karşı sertleşen tonu da bu Batı karşıtı popülerlik üzerine inşa edildi.

     

    Bu durum Türkiye ile Arap dünyası arasındaki balayını hızlandırırken, Erdoğan bölge genelinde en popüler lider haline geldi. Türkiye’nin ikinci Gazze filosuna destek vermesi ve İsrail’e karşı tutumu, İran ve Suriye’nin demokrasi talep eden vatandaşlarına yönelik uygulamalarının karşısındaki sessizlikle ciddi bir kontrast oluşturuyor.

     

    SURİYE ÇOK ÖNEMLİ

    Başlangıçta yaptırımları reddedip NATO müdahalesine karşı çıkarak Libya’da yanlış bir değerlendirme yapan ve ciddi anlamda güvenilirlik kaybına uğrayan Türkiye değişken bir bölgesel güç olmanın zorluğunu yaşıyor. Bugün Suriye’de protestolar yaşanır ve Türkiye’nin en yakın “kardeş”i Esad gösterileri şiddet kullanarak bastırırken, Ankara bir kez daha komşularla sıfır sorun söylemine asılmış gibi görünüyor.

     

    Suriye Türkiye’nin Ortadoğu politikasının teşhir ürünüydü. Dolayısıyla bu yaşananlara nasıl ve ne hızla yanıt verileceği Türkiye’nin gelecekte bölgede oynayacağı rol için çok önemli. Bölge halkı söylemden fazlasını istiyor. ABD ve AB yaptırımları gündeme getirdi? Türkiye de harekete geçecek mi?

     

    Türkiye sık sık bir Müslüman demokrasi olarak benzersizliğini dile getiriyor ancaj bu demokrasi Ortadoğulu komşularca değil, Türkiye’nin Batılı komşuları arasındaki evrimiyle sağlandı. G20’nin kurucu üyesi, NATO üyesi, AB adayı olan Ankara kendisini Batı’ya yönelmesine rağmen değil, Batı’ya yöneldiği için bir uluslararası aktöre dönüştürdü.

     

    ASIL KARLI ÇIKACAK OLAN ANKARA

    Türkiye’nin, Ortadoğu’yla yakınlaşma sürecinde, bu ülkelerdeki halkların, kendi vatandaşlarının sahip olduğu şeyleri elde edebilmesine destek vermesi gerekiyor. Ankara Şam ve Tahran’a açık ve güçlü bir dille güvenlik güçlerini çelmesini ve etkili reformlar yapmasını söyleyerek fark yaratabilir. Kendisini lider olarak görecek, dönüşmüş bir Ortadoğu en çok Ankara’nın işine gelir.

     

    AK Parti’nin kafa karıştırıcı politikaları sadece bölgede bir demokrasi savunucusu olarak kredibilitesini riske atmıyor aynı zamanda Batılı müttefikler arasındaki söz hakkını da kaybetmesi tehlikesini yaratıyor. Ankara komşuları ve müttefikleri arasında dengeyi yeniden kurmalı. Bir Ortadoğu gücü olarak yeni edindiği konumu nice zorluklarla kazandığı Batılı saygınlığını yitirmesine neden olmamalı.

     

    Lenore ve Walker'ın "Is Turkey losing its balancing act in the new Middle East?" başlıklı analizinden derlenmiştir.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı