Dünya Haberleri

DÜNYA

    AB'den 'basın özgürlüğü' açıklaması

    Hürriyet Haber
    25 Ocak 2011 - 17:44Son Güncelleme : 25 Ocak 2011 - 17:44

    AB Komisyonu Üyesi Stefan Füle gazeteci Oktay Ekşi’nin istifa etmesi, yüzlerce gazetecinin “karalama” suçu iddiasıyla dava edilmesi gibi olayların örnek gösterildiği, Türkiye’de basın özgürlüğünün durumuyla ilgili bir soru önergesini yanıtladı.

    Füle, “2008 yılında Katılım Ortaklığı’nda, şiddet içermeyen görüş ifadesinde bulunduğu için soruşturulan ya da cezalandırılan kişilerin durumlarının iyileştirilmesi kadar, basın özgürlüğü dahil, ifade özgürlüğü hakkındaki mevzuatın gözden geçirilmesi ve uygulanması kısa vadeli önceliklerdir” dedi.

     

    AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle, Türkiye’de görüşlerini şiddet içermeden ifade ettiği için cezalandırılan ve soruşturulan gazetecilerin durumlarının iyileştirilmesi gerektiğini, bunun 2008 Katılım Ortaklığı belgesinin kısa vadeli önceliklerinden olduğunu bildirdi.

     

    Füle, Avrupa Parlamentosu’nda gazeteci Oktay Ekşi’nin istifa etmesiyle sonuçlanan, yüzlerce gazetecinin “karalama” suçu iddiasıyla dava edilmesi gibi olayların örnek gösterildiği, Franz Obermayr adlı üye tarafından verilen “Türkiye’de basın özgürlüğü” başlıklı yazılı soru önergesini yanıtladı. Obermayr önergesinde şöyle dedi:

     

    “Geçenlerde Hürriyet’in uzun soluklu başyazarı ve Türk Basın Konseyi’nin başkanı, Türk Başbakanı Erdoğan’ın Hürriyet’te eleştirilmesinden sonra kızmasından dolayı istifa etti. Bu olay sadece Erdoğan’ın eleştirileri nasıl ele aldığını göstermiyor fakat aynı zamanda Türkiye’de görüş ifade etme ve basın özgürlüğüyle ilgili genel duruma da örnek teşkil ediyor. 1200’den fazla gazeteci hakkında Türk mahkemelerinde dava bulunuyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne göre bunların çoğu, sıklıkla yukarıda değinilen davayla benzer olaylar için açılmış yazı yoluyla karalama için açılan davalar. Eylül ayının sonunda 50 gazeteci aşırı-sağcı Ergenekon gizli derneği üzerine eleştirilen yazılarından dolayı tutuklandı. Komisyon son olarak Türkiye’yi basın ve görüş açıklama özgürlüğüyle ilgili eksiklikler dolayısıyla uyardı.”

     

    Obermayr, değerlendirmesine “Türkiye’nin İlerleme Raporu’ndaki bu eleştirilere tepkisi ne? Komisyon bu rahatsız edici gelişmeler konusunda ne yapmayı düşünüyor? AB doğrudan Türk gazetecileriyle işbirliği yapıyor mu, bugüne kadar hangi olumlu sonuçlar elde edildi? Komisyon’a göre Türk hükümetinin basın ve görüş açıklama özgürlüğüne karşı davranışı Avrupa’nın temel değerleriyle bağdaşıyor mu? Türk Hükümeti gazetecilere karşı hareketlerinde baskıcı tavrını değiştirmezse Komisyon nasıl davranmayı düşünüyor” gibi soruları ekledi.

     

    GAZETECİLERE KARŞI AÇILAN DAVALAR ENDİŞE KONUSU

    AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle, önergeye verdiği yanıtta ifade ve basın özgürlüğünün AB genişleme sürecinin ana konularından olduğunu bildirdi. Komisyon’un basın ve ifade özgürlüğüne en yüksek derecede önem atfettiğini belirten Füle önergeyi şöyle yanıtladı:

     

    “Komisyon basın ve ifade özgürlüğünü sürekli olarak izlemektedir. İlerleme Raporu ve 2010-2011 Genişleme Stratejisi ve Ana Zorluklar raporlarında Komisyon, Türkiye’deki yasal çerçevenin ifade özgürlüğünü yeterince teminat almadığını belirtmiştir. Komisyon aynı zamanda gazetecilere karşı açılan çok sayıda davanın endişe konusu olduğuna, medya üzerinde yersiz politik baskı ve yasal belirsizliklerin basın özgürlüğünün uygulamasını etkilediğine ve sık yaşanan web site yasaklarının endişe kaynağı olduğuna dikkat çekmiştir.”

     

    AB Komisyonu’nun özel dosyaların yanı sıra basın özgürlüğü konusunu Türk yetkililerle diğer görüşmeler yanında, Ortaklık Konseyi ve Ortaklık Komitesi toplantılarında sistematik olarak gündeme getirdiğini belirten Füle, “Ayrıca Türkiye’deki AB Delegasyonu önemli davaları, duruşmalara da katılmak dâhil takip etmektedir” dedi. Komisyon’un düzenli toplantılar yoluyla Türk gazeteciler ve meslek örgütleriyle yapıcı diyalogunu sürdürdüğünü belirten Füle, 2005 tarihli Müzakere Çerçevesi’nin, katılım müzakerelerinin bazı alanlarda ilerlemeleri şart koştuğunu, bunlar arasında ifade ve basın özgürlüklerini kapsayan siyasi kriterlerin de bulunduğunu bildirdi. Füle, “Bu çerçevede Komisyon Türkiye’de basın özgürlüğünü izlemeye devam edecek” dedi.

     

    ŞİDDETE BAŞVURMAYAN AMA CEZALANDIRILANLARIN DURUMLARI İYİLEŞTİRİLMELİ

    Stefan Füle, “Katılım Öncesi Araç” altında yapılacak yardımların Türkiye ile Katılım Ortaklığı’ndaki önceliklerle yakın bağlantılı olduğunu belirterek, “2008 yılında Katılım Ortaklığı’nda, şiddet içermeyen görüş ifadesinde bulunduğu için soruşturulan ya da cezalandırılan kişilerin durumlarının iyileştirilmesi kadar, basın özgürlüğü dâhil, ifade özgürlüğü hakkındaki mevzuatın gözden geçirilmesi ve uygulanması kısa vadeli önceliklerdir” dedi.(ANKA)

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı