Dünya Haberleri

DÜNYA

    ABD’den Astana çekinceleri

    Cansu ÇAMLIBEL/ WASHINGTON
    04 Mayıs 2017 - 22:18Son Güncelleme : 05 Mayıs 2017 - 00:22

    ABD, Kazakistan’ın başkenti Astana’da varılan Suriye mutabakatına dair ‘Anlaşmanın parçası değiliz ama Suriye’de şiddeti önleyecek tüm çabaları destekliyoruz’ açıklaması yaptı. Daha önceki başarısız çabaların hatırlatıldığı açıklamada, Washington yönetiminin çekinceleri sıralandı. Çekinceler arasında Türkiye’nin garantörlüğünde muhaliflerin Heyet Tahrir el Şam gibi terörist gruplarla aralarına mesafe koyması beklentisi de var.

    KATILDIK AMA ANLAŞMANIN TARAFI DEĞİLİZ

    ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Trump yönetiminin Fox televizyonundan transfer ettiği yeni sözcüsü Heather Nauert’ın yaptığı yazılı açıklamanın detayları şöyle:

    - Toplantıda ABD’yi geçici Dışişleri Bakan Yardımcısı Stuart Jones temsil etti. Ancak ABD şu noktada müzakerelerin doğrudan katılımcısı ya da varılan anlaşmanın bir tarafı değil.

    - ABD, Suriye’de şiddetin tırmanmasını önleyecek, insani yardım geçişlerini teminat altına alacak, IŞİD ve diğer teröristlerin mağlup edilmesine odaklanacak ve sorunun siyasi çözümüne dair koşulların yaratılmasını sağlayacak her türlü çabayı destekliyor.

    - Türkiye ve Rusya’nın bu anlaşma için ortaya koydukları çabaları takdirle karşılıyoruz. Suriye muhalefetini sahadaki zor koşullara rağmen bu konudaki tartışmalara aktif bir biçimde katılmaları yönünde teşvik ettik.

    İRAN’A ‘SÖZDE GARANTÖR’

    - Başta sözde garantör olan İran’ın dahli olmak üzere Astana anlaşmasıyla ilgili kaygılarımız devam ediyor. İran’ın Suriye’deki faaliyetleri bugüne kadar şiddeti durdurmaya değil şiddetin devamına katkı yaptı. İran’ın Esad rejimine verdiği sorgu sualsiz destek sıradan Suriyelilerin ıstırabını sürekli hale getirdi. 

    HEYET TAHRİR EL ŞAM’A MESAFE İÇİN TÜRKİYE VURGUSU  

    - Geçmişteki başarısız anlaşmalar ışığında ihtiyatlı olmak için nedenlerimiz var. Rejimin ve muhalif güçlerin sivillere yönelik tüm saldırılarına bir son vermesini bekliyoruz. İki taraf da daha önce buna riayet etmedi. Rusya’nın ise Esad rejimin buna riayet etmesini garanti altına almasını bekliyoruz.

    - Türkiye’nin garantörlüğünde muhalifler verdikleri taahhütleri yerine getirmeli; Suriye halkının temsil kabiliyeti olan ve hesap verebilir bir hükümet yönündeki meşru taleplerini gasp etmeye devam eden Hay’at Tahrir el Şam gibi terörist grupları kendilerinden ayrı tutmalı.

    ULUSLARARASI ÇABALARIN MERKEZİ BM VURGUSU

    - Her şeye rağmen bu anlaşmanın şiddetin tırmanmasının önüne geçmesini ve Suriye halkının acılarının durdurulmasına katkı sağlamasını umut ediyoruz. Suriye’deki krizin sona erdirilmesi için Rusya Federasyonu ile diyaloğumuzun devamını dört gözle bekliyoruz.

    - BM önderliğinde ve Staffan de Mistura yönetiminde devam eden Cenevre sürecini Suriye’de bir anlaşmaya dönük uluslararası çabaların merkezi olarak güçlü bir biçimde desteklemeye devam ediyoruz.

    EL NUSRA OLDU HEYET TAHRİR EL ŞAM

    Yaklaşık 3 ay önce Suriye’deki muhalif gruplardan bazıları Heyet Tahrir el-Şam (Şam'ı Özgürleştirme Heyeti) adı verilen bir çatı altında birleşti. Grubun omurgasını ise ABD’nin 2012’de Suriye El Kaide’si olarak nitelendirip terör örgütleri listesine eklediği El Nusra Cephesi oluşturuyor. El Nusra 2016 temmuzunda El Kaide ile ilişkisini kestiğini açıklayıp adını Fethu’ş-Şam Cephesi (Şam’ın Fethi Cephesi) olarak değiştirmişti. Şubat 2017’de ise hareket diğer küçük grupları da yanına alarak (Ceyşu’s Sünne, Ensaruddin, Liva El Hak ve Nureddin Zengi) ikinci isim değişikliğine gitmiş oldu. ABD, Heyet Tahrir el-Şam’ı da terör örgütleri listesine dahil etmekte gecikmedi. Heyet Tahrir el-Şam’ın Aralık 2016’dan beri Astana toplantılarına katılan diğer gruplarla ihtilafları sürüyor. 

    ABD’den Astana çekinceleri

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı