ABD’nin krizden çıkışı için 70’ler, 80’ler, 90’lar kapışması

Hürriyet Haber
19.08.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

Dünyanın dikkatle izlediği ABD’nin krizden çıkışına dönük üç farklı senaryo tartışılıyor. 1970’ler, 1980’ler ve 1990’lardaki krizlerden esinlenerek geliştirilen senaryolardan birine göre, ABD krizden hızlı çıkacak. İkinci senaryo, ‘Krizden yavaş çıkılır’ tezine dayanıyor. Kötümserler ise, “Krizden önce çıkar, sonra yine dip yaparız” diyor.

1930’lardaki ‘Büyük Buhran’dan beri en derin ve en uzun ekonomik krizi yaşayan ABD’nin, resesyondan nasıl çıkacağı konusu tartışılıyor. Krizden çıkış, çabuk mu yoksa yavaş mı olacak, ya da çıkıştan sonra bir dip daha görülecek mi merak ediliyor. Üç farklı senaryo ortaya koyan ekonomistlerin önemli bir bölümü krizden çıkışın hızlı olacağını düşünüyor. Bir kısım ekonomist ise ekonominin krizden yavaş büyüme oranlarıyla çıkacağı görüşünü savunuyor. Azınlıkta kalan kötümser bir kesim ise bu iki senaryoya karşı çıkarak, ABD ekonomisinde büyümenin ardından yeniden bir dip görüleceği, asıl çıkışın da bundan sonra gerçekleşeceğini öne sürüyor.
Artık büyüme geliyor mu
Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’deki daralma ikinci çeyrekte hız kesmesi, krizden çıkış senaryolarını gündeme getirdi. Kayıtların tutulmaya başladığı 1947’den bu yana ilk kez dört çeyrektir küçülen ABD ekonomisindeki daralma beklentilerin altında yüzde 1 olarak gerçekleşti. Küresel finans krizinin patlak verdiği 2008’in son çeyreğinde yüzde 6.3 daralan ABD ekonomisi, bu yılın ilk çeyreğinde de yüzde 5.5 küçülmüştü. Ancak ABD’nin ikinci çeyrek sonuçlarına Japonya, Almanya ve Fransa’dan (ikinci çeyrekte Japonya yıllık bazda yüzde 3.7, Fransa ve Almanya yüzde 0.3 büyüdü) gelen olumlu veriler de eklenince, ‘artık büyüme mi geliyor’ ve ‘krizden çıkış başlıyor mu’ soruları sorulmaya başlandı. Bunun üzerine Wall Street Journal gazetesi, ABD ekonomisinin resesyondan nasıl çıkacağına ilişkin senaryoları ekonomistlere sordu.
70, 80 ve 90’lara atıf
Son 2 yıldır Amerikan halkının ‘ekonomik acı’ çektiğini belirten gazete, ekonomistlerin Aralık 2007’de resesyona giren ABD ekonomisinin çıkışına ilişkin görüşlerinde geçmişe atıfta bulunduklarını kaydetti. Ekonomistler, sundukları üç farklı çıkış senaryosunda da ABD’nin daha önce yaşadığı resesyon dönemlerini hatırlatarak, bu krizi 1970’lerin ortası, 1980’ler ve 1990’ların başlarıyla karşılaştırdı. En iyimser ve en fazla benimsenen senaryo, krizden çıkışı 1973-1975 yılları arasındaki resesyona benzeten ekonomistlerden geldi. Buna göre, ABD İkinci dünya Savaşı’nda beri yaşadığı en büyük krizden hızlı bir şekilde büyüyerek çıkacak.
Kötümserler de var
Bir diğer iyimser fakat temkinli tahmini ise bu resesyondan çıkışı 1990-1991 yıllarına benzeten ekonomistler yaptı. Bu senaryoya göre krizden çıkış yavaş olacak ve ekonominin kriz öncesi seviyelere ulaşması zaman alacak. Wall Street Journal’ın yaptığı haber-analizde, az da olsa krizden çıkışa kötümser yaklaşan ekonomistler de bulunuyor. Krizden çıkışın, 1980-1982 yılları arasındaki resesyona benzetildiği bu senaryoya göre, ekonomi önce hızlı bir şekilde büyüme gösterecek, ardından bir dip daha yaşandıktan sonra krizden çıkış gerçekleşecek.

Büyüme yüzde 3-5 olur krizden hızlı çıkılır

1973-1975 yılları arısında ‘Birinci Petrol Krizi’ne atıfta bulunan senaryoya göre, ABD ekonomisi hızlı büyüme rakamlarıyla resesyonu ardında bırakacak. Bu görüşü savunan ekonomistler, bu yılın ikinci yarısında ekonominin yüzde 3 ile yüzde 5 arasında yıllık büyüme oranlarını yakalayacağını düşünüyor. Wall Street’in görüşlerine başvurduğu uzmanların büyük bölümünün desteklediği bu senaryoya göre, ABD yönetiminin devreye soktuğu 787 milyar dolarlık canlandırma paketi, asıl etkisini 2009 yılı sonu veya 2010 yılı başında gösterecek.

Ekonomi yüzde 1-2 büyür işsizlik sorunu devam eder

1990-1991 yılları arasında yaşanan ‘Birinci Körfez Krizi’ni hatırlatan ‘iyimser ama temkinli’ senaryoya göre ise ABD ekonomisi önümüzdeki yüzde 1 ile yüzde 2 arasında bir büyüme yaşayacak. Bu büyüme rakamının kriz nedeniyle rekor kıran işsizliğin azaltılması için gerekli olan yüzde 4-5’lik büyümenin çok altında kalacağına dikkat çeken çekilen senaryoda, işsizliğin 2010-2011 yılları arasında sorun olmaya devam edeceğinin altı çiziliyor. İşsizlik sorununun ekonomik büyümenin motoru olan ve yüzde 70’ini sağlayan tüketici harcamalarını baskı altına aldığına işaret ediliyor.

Büyüme görülür ama ikinci bir dip kaçınılmaz

1979’da yaşanan ‘İkinci Petrol Krizi’nin neden olduğu 1980-1982 yılları arasındaki resesyona işaret eden en kötümser senaryoda da ikinci bir dip yaşanacağı uyarısında bulunuluyor. Ekonomiyi canlandırma paketinin etkisiyle ekonomide bu yıl sonu veya 2010 yılı başından itibaren hızlı bir çıkış görüleceği belirtilen bu senaryoda, Federal hükümetin ekonomideki varlığındaki artışın tüketici ve özel sektörü devreden çıkarabileceğine dikkat çekiliyor. Buna göre, rekor bütçe açığı veren Federal hükümetin borçlanma ihtiyacındaki ve enflasyondaki artış, faiz oranlarının yükselmesine neden olacak.

ABD iki çeyrek büyür

ABD Merkez Bankası’nın (FED) eski Başkanı Alan Greenspan, ABD ekonomisinin yılın son iki çeyreğinde muhtemelen güçlü bir büyüme göstereceğini belirtirken, ancak iyileşmenin gelecek yıl bocalayabileceği uyarısında bulundu. 2006’a kadar 18 yıl boyunca FED Başkanlığı görevini yürüten Greenspan, Reuters’e verdiği röportajda, “Önümüzdeki 6 ay boyunca durumumuzun gayet iyi olacağını düşünüyorum. Konut ve otomotiv sektörlerinde hareketlenmeler var, ama sürecin sağlam temelleri olduğunu sanmıyorum” dedi.

Brezilya: Dünya köşeyi dönüyor

BREZİLYA’dan ise dünya ekonomisine ilişkin olumlu mesajlar geldi. Brezilya Merkez Bankası Başkanı Henrique Meirelles, dünya ekonomisinin köşeyi dönüyor olabileceğini söyledi. Meirelles, dünyanın çeşitli bölgelerinde henüz sağlam bir büyüme eğilimi görülmediğini belirterek, yine de dünya ekonomisinin kademeli olarak iyileşme noktasına erişiyor olabileceğini kaydetti.

IMF: Ekonomik iyileşme başladı

IMF Başekonomisti Olivier Blanchard, “Küresel ekonomik iyileşmenin başladığını” belirtti. Blanchard, IMF tarafından da kamuoyuna duyurulan makalesinde, krizin “derin yaralar bıraktığını” ve eskiye dönüşün kolay olmayacağını ifade ederek, “Bu durumun arz ve talebi yıllar boyunca etkileyeceğini” kaydetti.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı