Ege Haberleri

EGE

    ABD’liler sevdi sıra bize geldi

    Hürriyet Haber
    10.01.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Yaşamını Cenevre’de sürdüren İzmirli Ayşegül Armağan Orell, bu ülkede ve ABD’de satışa sunduğu A-YUZU markalı tasarımlarını, Türkiye’de beğeniye sunacak.

    İZMİRLİ Ayşegül Armağan Orell, Amerika ve Cenevre’de farklı butik ve internet üzerinden satışa sunduğu takılarını Türkiye’de tanıtmaya hazırlanıyor. Cenevre’de yaşayan Orell’in yarattığı ‘A-YUZU’ markası, kendi adının baş harfi ile Japonca’da limon çiçeği anlamına gelen “Yuzu” kelimesinden ilham alıyor. Broştan şapkaya, kolyeden bileziğe, renklerin büyüsünü tasarımlarına taşıyan Orell, çalışmalarını Türkiye’de büyük kentlerde açılacak butiklerin ardından www.a-yuzu.com internet adresinden de tüketiciyle buluşturacak.

    Hobiden profesyonelliğe

    Beş yıl önce, hobi olarak başladığı takı tasarımcılığından büyük keyif aldığını belirterek, ‘eş dost hediyesi’nden profesyonel yaşama geçmeye Kapalıçarşı’da tesadüfen gittiği bir dükkandan etkilenerek karar verdiğini söyleyen Orell, “Oradaki renk cümbüşü, maviler, sarılar, turkuazlar, morlar ve yeşillerle donanmış taş ve boncuklar içimdeki yaratıcı ruhu öylesine körükledi ki, dükkanda geçirdiğim üç saatin sonunda A-YUZU markasını yaratmaya karar vermiştim. Bunun için profesyonel bir eğitimden geçmek gerekiyordu. Önce Cenevre’de takı tasarım dersleri aldım, sonra da Londra’da St Martin’s College of Arts’da yaz okuluna katıldım. Hala dönem dönem kendimi geliştirmek, farklı bakış açıları edinebilmek için profesyonel tasarımcılarla çalışıyorum. A-YUZU markası ile satışa çıkan her ürün, bir öncekine göre daha gelişmiş daha mükemmel ve daha eşsiz olmalı nosyonu ile çalışıyorum” diye konuştu.

    AİLEDEN İLHAM

    Tasarımlarını yaratırken ayrıntıların kendisini çok etkilediğini belirten Orell, her şeyden önce çok iyi bir gözlemci olduğuna da dikkat çekerek, “İnsanların ‘a.. pek güzelmiş’ diyerek yürüyüp geçtiği her obje, benim için tasarımda kullanılabilir materyallerdir” diyor. Kendisi için en büyük esin kaynağının ailesi olduğunu da kaydeden Orell, “Annemden çizim, anneanne ve babaannemden ise dikiş dikip, örgü örmeyi öğrendim. Hep el sanatlarının içinde oluşum, tasarım yönümü geliştirdi” diye konuştu.

    TEKRARI YOK

    Tasarladığı her takının her bir düğümüne, ördüğüm bir berenin her ilmeğine, her parçasına sevgisini, heyecanımı, taşın, bezin, dantelin, boncuğun ilk sahibinin hikâyesini işleyen tasarımcı, “O kadar az bulunan materyallerle çalışıyorum ki, hiçbir ürünün tekrarı olmuyor. İkincisi yok, olamıyor. Ama tabii ki koleksiyonlar belli bir havayı yansıtıyor. Birbirinin aynısı olmasa da bazen andırabiliyor” dedi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı