Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ABD-Japonya ittifakı yeniden şekilleniyor

    Washington Post
    14 Kasım 2009 - 08:39Son Güncelleme : 14 Kasım 2009 - 09:34

    Washington Post gazetesinden Sheila Smith imzalı analizde Obama’nın bu hafta Asya’ya yapacağı ziyaretin ABD ile Japonya arasındaki ilişkiyi yeniden canlandırmak için oldukça önemli bir fırsat olduğu ifade edildi.

    Obama’nın, Washington yönetiminin Japonya’nın yeni politikalarına ayak uyduracağına dair inancı yeniden oluşturması gerektiğine dikkat çekilen Smith, “Reshaping an Asian partnership” başlıklı analizinde ABD’nin Tokyo’ya ders verme alışkanlığından vazgeçmesi gerektiğini belirtti.             

                  

    Yazar aynı zamanda Japonya’nın yeni Başbakanı Yukio Hatoyama’nın geçmişin politikalarından ziyade bugünün sorunlarına çözüm bulması gerektiğini savundu.

                                                                                      

    JAPONYA’NIN SİYASET DİNAMİĞİ DEĞİŞİYOR

    Obama yönetimi gibi, Japonya’nın yeni siyasetçileri de takım halinde hareket etmeyi öğreniyor. Ancak bu kez ülkede yaşanan değişim bilinen geçişlerden farklı.

     

    Ağustos ayındaki seçimleri kazanan Japonya Demokrat Partisi, ülkede yaklaşık 50 yıldır devam eden tek parti hakimiyetini sona erdirdi ve ilk kez iki partili hükümet sistemini başlattı.

     

    Japonya Demokrat Partisi’nin meclisteki 480 koltuğun 308’ini alması, kamuoyunun hükümetin sert tavırlarından sıkılıp, gerçek bir değişim istediğini gösteriyor.

     

    Muhafazakar bir siyasi duruşu olduğu bilinen Liberal Demokratik Parti, iyi bir yönetim sergileyemediği için kaybetti ve Japonya Demokrat Partisi gözle görülür sonuçlar elde edemezse dört sene sonraki seçimlerde bozguna uğrayabilir.

     

    ABD-JAPONYA İTTİFAKI TEHLİKEDE Mİ?

    Kısa vadede, ABD ve Japonya arasındaki işbirliğinin Japon siyasetinin rakipleri arasında maşa olarak kullanılma tehlikesi var.

     

    İki ülke arasındaki diplomatik ortaklık tek bir siyasi partinin kontrolünde görünemez ve tek bir partinin gündeminde de olmaması gerekir. ABD’li politika yapıcı kurumlar, ABD ittifakını kendi çıkarı için kullanacakların farkında olmalı ve yıllarca Japonya’nın harekete geçemediklerinden ve dolayısıyla değişmediklerinden dolayı hayıflanmayı bırakıp, Japon seçmenlerin değişim isteğini dikkate almalı.

     

    Tokyo yeni girişimlerini açıkladıkça, Japonya’da Washington’un değişimle birlikte baş gösterebilecek potansiyel değişikliklerden endişe ettiğine dair bir düşünce yayılıyor.

     

    HATOYAMA KÖTÜ BAŞLADI

    Hatoyama hükümeti, ABD’nin Japonya’daki askeri varlığıyla ilgili politikaları değiştirmek istediğini açıklayarak Obama Yönetimi ile olan ittifakına kötü bir başlangıç yaptı. Başbakanın, Deniz Kuvvetleri'ne ait hava üssünü Okinawa adasından taşıma önerisi Washington’da derin endişeler yarattı. ABD Savunma Bakanı Robert Gates’in serinkanlı bir ses tonuyla hava üssünü adadan taşımanın siyasi olarak savulamayacak bir iddia olduğu açıklamasını yapması birçok Japon yetkiliyi şaşırttı.

     

    "Hatoyama, Tokyo ve Washington’un birlikte çalışma şeklini değiştirebilir" diyen Smith, liderlerin iki ülke arasındaki diplomatik ilişkinin altını çizerken, ABD ve Japonya arasındaki ilişkinin artık Soğuk Savaş sonrası anlayışından ziyade, şu anda yaşanan sorunlara çözüm bulmaya bağlı olduğunu kabul etmeleri gerektiğini belirtti.

    Yazar ülkeler arasındaki ilişkinin küresel ve bölgesel değişikliklerden uzak kalamayacağını, ülke liderlerinin ittifakın gündemini tek bir toplantı için değil, gelecek yılın tamamı için belirlemeleri gerektiğini savundu.

     

    ABD Başkanı ve Japonya Başbakanı'nın dünyanın en büyük iki ulusal ekonomisi arasındaki ortaklığın gücünü göstermesi gerekiyor. İki lider, görüşmelerinde ekonomik büyüme yaratmak ve küresel finans piyasalarını dengeleme, iklim değişikliği için atılan adımları hızlandırma, yeni teknolojilerden faydalanma ve karbon seviyelerini aşağı çekme gibi konulara odaklanmalı.

     

    Obama ve Hatoyama’nın geçiş heyecanı ve kendilerinden önceki liderlerin tutumlarını bir kenara atıp iki ülke arasındaki ilişkinin en önemli öncelikleri olduğunu uluslararası kamuoyuna göstermesi gerekiyor.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı