Gündem Haberleri

    ABD İran'la nükleer işbirliği yapmış

    ANKARA(ANKA)
    01.02.2006 - 10:06 | Son Güncelleme:

    Amerika Birleşik Devletleri’nin bugünlerde üzerinde yoğun bir biçimde baskı kurduğu İran ile daha önce bir nükleer işbirliği içine girdiği ortaya çıktı.

    Amerika Birleşik Devletleri son dönemde İran’ın nükleer çalışmaları nedeniyle bu ülkede üzerindeki baskıları arttırırken, ABD’nin daha önce İran ile kendisinin bir nükleer işbirliği içine girdiği ortaya çıktı.

    Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’ın nükleer çalışmalarından daha önce haberi olduğunu hatta bu konuda aralarında bir işbirliği antlaşmasının imzalandığını gösteriyor.

    "YAPTIĞIMIZ ANTLAŞMA MUTABAKATIMIZI DOĞRULUYOR"

    5 Ocak 1978 tarihinde dönemin İran Şahı Muhammet Rıza Pehlevi imzasıyla dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter’a gönderilen mektupta, İran Şah’ının ABD Başkanı’nı ülkesinde misafir etmekten büyük kıvanç duyduğu belirtiliyor.
    Mektupta ayrıca, "Nükleer işbirliği alanında prensipte vardığımız anlaşmadan büyük memnuniyet duyuyorum. Bu antlaşma, nükleer silahların çoğalmaması ve barışçıl amaçlı nükleer enerjinin geliştirilmesi konusunda karşılıklı mutabakatımızı doğruluyor" ifadeleri yer alıyor.

    İran bugün de nükleer çalışmalarının barışçıl amaçlı olduğunda ısrar etmesine karşın ABD bu çalışmalarının "nükleer silah üretimine yönelik" olduğu konusunda ısrar ediyor.

    ABD’DEN 1964 TARİHLİ "İSRAİL NÜKLEER SİLAH ÜRETİYOR" RAPORU

    Bir başka belgede, 1964 yılında ABD’nin İsrail’in nükleer faaliyetlerinden haberdar olduğu, hatta bu konuda ABD Başkanı’na "İsrail dilediği zaman nükleer silah üretebilir" şeklinde bir memorandum gönderdiği görülüyor.
    ABD’li ünlü ekonomist Walt Whitman Rostow imzasıyla 14 Nisan 1964’te dönemin ABD Başkanı’na sunulan ve içinde ABD Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Planlama Konseyi’nin Ortadoğu Uzmanı Bill Polk görüşlerinin yer aldığı memorandumda Mısır Devlet Başkanı Nasır ve Ortadoğu konusunda değerlendirmeler bulunuyor.

    Memorandum’da, "Silahlanma yarışının tehlikeli bir yolda olduğuna inanıyorum. Şimdiden çok pahalı ve daha pahalı ve tehlikeli bir biçimde büyüyecek. İsrail şu anda füze sistemi üzerinde çalışıyor. Dilediği takdirde birkaç yıl içinde ya da bazı inanışlara göre çok daha ksa sürede nükleer silah üretebilir... Eğer Mısır İsrail’in nükleer silah ürettiğini ya da üretebileceğine inanırsa panik yapabilir ve SSCB ile Küba benzeri bir arayışa girebilir" ifadeleri yer alıyor.

    ABD 1964 yılında elinde olan bu raporlara rağmen 1965’te Ürdün istihbaratının, "İsrail nükleer silah yapacak" raporunu sunan Ürdün Dışişleri Bakanı’na verilen yanıtla ilgili 6 Ekim 1965 tarihli belgede, ABD Dışişleri Bakanı’nın Ürdün Dışişleri Bakanı’na, "Bu bilginin doğru olduğuna yönelik inancından şaşkınlık duyduğunun ve ABD’nin İsrail’deki gelişmeleri yakından izlediğinin" söylendiği belirtildi.

    "ABD ORTADOĞU’YU FELÇ ETMEK İSTİYOR"

    Öte yandan konu ile ilgili soruları yanıtlayan siyaset bilimci ve Ortadoğu uzmanı Haluk Gerger, ABD’nin nükleer silahları kendi tetikçileri için bizzat Orta Doğu’ya getirdiğini ve nükleer silahlarla Orta Doğu’yu felç ederek elinde tutmayı amaçladığını söyledi.

    Gerger, ABD’nin bölgede kendisine yakın iki ülkeden biri olan İsrail’de nükleer silah üretimine göz yumduğu hatta nükleer silah üreten santrallerin korunması için karadan havaya Skyhawk roketleri verdiğini ve bu roketlerin de Dimona nükleer santralinin etrafına yerleştirildiğini ifade etti.

    "TÜRKİYE’DE NÜKLEER SİLAHLAR HEP VAR OLDU"

    ABD’nin Türkiye’deki üslerinde de her zaman nükleer silahların olduğunu belirten Haluk Gerger, Amerika’nın 1950’lerden itibaren Türkiye’ye nükleer silah yerleştirdiğini, 1959 yılında da Moskova’yı Türkiye’den vurabilecek Jüpiter füzelerinin yerleştirildiğini öne sürdü.

    Daha sonra Rusya’nın Küba’ya nükleer silah yerleştirmek istediği dönemde varılan anlaşma gereği bu uzun menzilli ve "hantal" silahların kaldırıldığını söyleyen Gerger, ancak Türkiye’de daha küçük taktik füzelerin bırakıldığını belirtti.
    Gerger, bu dönemde Ankara ile "sessizlik" konusunda fikir birliğine varıldığını ifade etti.

    "İSRAİL ORTA DOĞU’DA TEK"

    İsrail’de halan 200 kadar nükleer başlığın bulunduğunun tahmin edildiğini de söyleyen Gerger, İsrail’in karadan, havadan ve denizden nükleer silah fırlatabilecek durumda olduğunu savundu.

    Nükleer silahın bir taş gibi düşünülmesi gerektiğini, tek başına silah üretmenin yeterli olmadığını, bu füzeleri fırlatabilecek ve isabet ettirebilecek bir sistemede de ihtiyaç duyulduğunu belirten Haluk Gerger, "İsrail, Orta Doğu’da gerçek anlamda nükleer sisteme sahip tek ülke ve bu anlamda dünyada da sayılı ülkelerden biri" dedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı