Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ABD İran'ı hedeflerken kendini vurabilir

    Hürriyet Planet
    17 Ekim 2011 - 00:00Son Güncelleme : 16 Ekim 2011 - 15:40

    Obama yönetimi, İran petrolünün satışına yönelik çok ciddi yaptırımlar için karar arifesinde. Ancak, İran'ı suçlayacak kesin delillere sahip olunmadığı gibi, ABD yönetimindeki üst düzey yetkililer bile yaptırımların bumerang etkisi yapmasından endişe ediyor.

    ABD Başkanı Barack Obama, Birleşmiş Milletler’in (BM) nükleer müfettişlerini, İran’ın nükleer silah teknolojisine yönelik tasarılar üzerine çalıştığını ve denemeler gerçekleştirdiğini gösterecek istihbarat bilgileri yayınlamaları konusunda sıkıştırıyor.

    Başkan’ın bu isteği, İran’ın, Suudi Arabistan’ın ABD büyükelçisine suikast düzenleyeceği yönündeki ABD iddialarının hemen sonrasında uygulanacak olan, daha kapsamlı bir “İran’ı yalnızlaştırma ve üzerindeki baskıyı artırma” politikasının bir parçası.

    HEDEFTE İRAN'IN MERKEZ BANKASI VAR

    Eğer BM yetkilileri, içerisinde son aylarda elde edilen yeni bilgileri de içeren deliller yayınlamayı kabul ederse, Arap Baharı’ndan bu yana üzeri küllenmiş gibi görünen dava yeniden ateşlenecek. Başka bir deyişle, ABD ve onun İsrail gibi müttefiki olan ülkelerin, nükleer silah ürettiğinden şüphe edilen İran’a karşı saldırgan tutumları yine başlayacak. 

    Uzun zamandır, Obama hükümetinden çeşitli yetkililer, İran’ın merkez bankasıyla finansal işlemlerin yasaklanması gerektiği şeklinde röportajlar veriyor, ancak böyle bir uygulama Çin ve diğer Asya ülkeleri tarafından kabul görmüyordu. ABD’nin bu hamlesi, ülkede hâlihazırda yürürlükte olan, “İran’daki İslami Devrim Muhafızları tarafından yönetilen petrol şirketleriyle iş yapma yasağının” genişletilmiş şekli olarak yorumlanıyor.

    Ayrıca, Devrim Muhafızları’nın, İran’daki nükleer programın askeri kanadını yönettiği ve Suudi büyükelçiye suikast planı yapmakla suçlanan Kudüs Gücü’nün de kurucusu olduğu ileri sürülüyor.

    KARARI ONAYLAMAYANLAR VAR

    ABD’nin teklif ettiği yaptırımlar göz ardı edilemeyecek politik ve ekonomik riskler taşıyor. BM’nin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun Genel Müdürü Yukiya Amano, tedbirli davranmayı tercih ediyor. Eylül ayında konu hakkında açıklama yapan Amano, İran’ın nükleer silahlar üzerinde çalıştığını gösteren çok hassas bilgilerin yayımlanma ihtimali üzerinde durmuştu.

    Ancak, bunun ardından resmi yetkililer Amano ile konuştu ve ona, bu bilgilerin yayınlanması halinde, İran’daki müfettişlerinin sınır dışı edilebileceği uyarısında bulundu. Öte yandan, İran’ı yalnızlaştırma politikasının çok da işe yaramadığı görülürken, Obama yönetimindeki bazı yetkililerin, ekonomik açıdan zor bir dönemden geçen AB ülkeleri ve ABD’nin, İran’ın petrol fiyatını yukarı çekmesinden endişe ettiğini itiraf ediyor.     

    ABD yönetimindeki üst düzey yetkililer kamuya açık beyanatta bulunmak istememekle beraber, Obama’nın geçen hafta dile getirdiği, İran’ın merkez bankası ile yapılan işlemlerin yasaklanması uygulamasını önermediklerini dile getiriyorlar.

    ABD'NİN ELİNDE KESİN KANITLAR YOK

    ABD’nin, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu üzerindeki baskısı, aslında suikast planının ortaya çıkmasından daha önce başlamıştı. Fakat bu iddia, ABD’yi kurum üzerindeki kamu baskısını artırmaya teşvik etti.

    Yukiya Amano’nun sözünü ettiği, İran’daki nükleer çalışmalarla ilgili delillerin ne olduğunu bilen yetkililer, ellerindeki bilgilerin İran hükümetinin yanıtlamakta çok zorlanacağı soruların oluşmasına neden olacağını, ama İran’ın nükleer silah ürettiğini ortaya koyamayacağını belirtiyor.

    Yetkililer, kesin delillerin yerine, uranyumun bomba yakıtına nasıl çevrileceği, geleneksel patlayıcıların nükleer patlamaları ateşleyebilecek hale nasıl getirilebileceği gibi, nükleer bir aygıtın tasarlanmasına ve infilak ettirilmesine yarayacak münferit çalışmaların detaylarının bulunduğunu ifade ediyor.

    IRAK SAVAŞI ABD'YE GÜVENİ AZALTTI

    Obama yönetimi, şimdiye dek hiçbir zaman, İran’ın nükleer silah ürettiği ya da bu üretimi mümkün kılacak teknolojiyi geliştirdiği iddialarını destekleyecek detaylı kanıtlar sunmadı.

    ABD’nin, 2003’teki Irak savaşının nedeni olarak gösterdiği kitle imha silahlarının da Irak’ta bulunamamış olması, ABD iddialarının şüpheyle karşılanmasına neden oluyor.

    Ne miktar zenginleştirilmiş uranyum ürettiği sürekli olarak Batı tarafından denetlenen İran son olarak, gereksiniminin yüzde 20 fazlası üretime geçeceğini, çünkü ufak ölçekli bir medikal araştırma reaktörü geliştireceklerini açıkladı. Obama yönetimi, bu ek üretimin de tıbbi araştırma için değil, silah üretiminde kullanılacağını öne sürüyor.

    NASIL SONUÇLANACAĞI BİLİNMİYOR 

    ABD, İran merkez bankasıyla işlem yapma yasağını uygulamaya başlarsa, bunun önemli sonuçlara sebep olacağı düşünülüyor, çünkü merkez bankasıyla iş yapan her ülke, ABD finans sisteminden çıkartılacak.

    ABD’nin üzerinde çalıştığı bir diğer yaptırımsa, Rejim Muhafızları arasındaki İran petrol şirketlerini yöneten unsurları belirlemek veya ABD’ye petrol satan firmalardan, ham maddeyi İran’dan almadıklarını gösteren sertifika talep etmek olacak. Ancak, ABD’nin Japonya ve Kuzey Kore gibi müttefiklerinin büyük oranlarda İran petrolü aldığı ve faturalarını da İran’daki merkez bankası aracılığıyla ödediği biliniyor. Ayrıca Çin de, merkez bankasına fazla bağımlı olmasa da, İran petrolünün en önemli alıcılarından.

    ABD’nin İran petrolü üzerindeki bu yaptırımlarının fiyatlar açısından öngörülemez sonuçlara neden olmasından korkuluyor. İran kendine yeni müşteriler bulabilir veya rahatlıkla, petrolü alıcılara ulaştıracak aracı şirketlere satış yapabilir. Her ne olursa olsun, yaptırımların gerçek etkilerinin ne olacağı şimdilik bilinemiyor.

    *New York Times'da yayımlanan "To Isolate Iran, U.S. Presses Inspectors on Nuclear Data"başlıklı makaleden uyarlanmıştır.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı