Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ABD İran konusunda kendisiyle çelişiyor

    New York Times
    25.05.2010 - 13:30 | Son Güncelleme:

    İran'ı nükleer yakıt takası anlaşmasına ikna edemeyen Obama yönetimi, Türkiye, Brezilya ve İran arasında yapılan anlaşmasından sonra verdiği tepkiyle belirleyici güç olmaktan sapmak istemediğini herkese gösterdi.

    John Limbert, bugün Dışişleri Bakanlığı’nda İran ilişkilerinden sorumlu kişi olarak göreve geldi. 1979 yılındaki İran rehine krizinde esir alınan ABD’lilerden Limbert, ABD-İran arasındaki iletişim kopukluğunun en güzel örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

     

    Limbert, ömrünün yarısını iki ülke arasındaki buzların kırılabileceği mesajını vermeye çalışmakla geçirdi. Ancak zehirlenmiş tarih, her defasında bu mesajın önüne geçti.

     

    İran ve ABD arasındaki güven eksikliğini net bir şekilde ortaya koyan en son örnek, Brezilya ve Türkiye’nin İran ile imzaladığı nükleer anlaşma sonrası Obama yönetiminin gösterdiği öfkeli tepki oldu.

     

    HALA ESKİ GÖRÜŞ

    Obama göründüğü kadarıyla İran konusundaki fikirlerini değiştirmemiş. Ülkelerin liderleri  y temel dış politika girişimlerini sürdürürken, iç politikadaki değerlendirmelerden etkilenmemek durumundadır.

     

    Bu noktaya dönmeden önce, ilk olarak Türkiye ve Brezilya’nın Tahran’da elde ettiği anlaşmaya göz atılmalı, bu anlaşmanın benzer bir ABD önerisiyle bağlantısı gözden geçirilmeli ve dünyada yaşanan büyük güç değişimleri hakkında ortaya koydukları ele alınmalıdır.

     

    Türkiye ve Brezilya, sanayileşmiş Batı toplumu sonrasında gelişen yeni dünyayı temsil ediyor. Bu gücün büyümeye devam edecek olması yüzünden, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Brasilia ve Ankara’nın “samimi çabalarını” silik bir övgüyle öldürmek konusunda daha çekimser olmalı.

     

    Batı’nın İran’ın nükleer programı gibi küresel konularda yaptırım uygulama yeteneği çözülmüş durumda. Müslüman dünyasıyla sonuçsuz iki savaş yapan ABD, bir üçüncüsünü kaldıramaz. 21’inci yüzyıl, ABD’nin sahip olduğu gücün sınırlarını açıkça çizdi: “Hâla büyük ancak belirleyici değil”

     

    TARTIŞILAN SÜREÇ

    İran, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) denetimi altında yaklaşık yüzde 5 seviyesinde zenginleştirilmiş uranyum üretiyordu. ABD ise nükleer silah üretiminde kullanılabilmesi için yüzde 90 seviyesinde zenginleştirilmesi gereken bu uranyumun İran’ın nükleer bomba yapma ihtimalini güçlendirdiğini düşünüyordu.

     

    Geçtiğimiz Ekim ayında ABD, sunduğu teklifle İran’ın elinden büyük miktarda zenginleştirilmiş uranyumunu alıp güven ve müzakere ortamı oluşturmak istiyordu.

     

    İran, bir pazar alışverişi yapar gibi ilk olarak belki “evet”, ardından “hayır” dedi ve Obama’yı çileden çıkardı. Türkiye ve Brezilya ise Ekim ayında sunulan anlaşmanın temel maddelerini yeniledi: 1,200 kilogram zenginleştirilmiş uranyum Türkiye’ye gönderilecek ve geniş kapsamlı müzakerelerin başlayabilmesine olanak vermek için karşılığında alınacak yakıt bir yıl içinde teslim edilecek.  

     

    YANLIŞ CEVAP

    Bu gelişmenin ardından, ABD’nin tavrı, İran’a yönelik “sert yaptırımları” desteklemek oldu. Ekim ayındaki anlaşmanın öncesinde öne sürülen bir uranyum zenginleştirme yasağı üzerinde ısrar etmeye başladı.

     

    Ancak Obama bu tavrının aksine, “İran baskılarımıza cevap verdi. Teklifimiz tekrar geçerli olabilir. Geçmişte İran’ın gösterdiği çelişkiyi göz önüne alarak ihtiyatlı olmalıyız ancak bu bir gelişmedir” diyebilirdi.

     

    “Bizden istedikleri İran’ı takas için ikna etmemizdi. Biz görevimizi yerine getirdik” diyen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun öfkeli olduğu şüphesiz.

     

    Türkiye görevini yerine getirdi. Ancak alınacak 1,200 kilogram uranyumun İran’ın sahip olduğu stokun artık az bir miktarını temsil etmesi gibi, takas karşılığında yakıt çubuklarının alınıp alınmayacağı da belli değil.

     

    Geçtiğimiz yıl BM’de yaptığı konuşmada paylaşılan ilişkiler üzerinde yeni bir dönemden bahseden Obama, bu çağrısına cevap veren Brezilya ve Türkiye’nin çabasını hiçe saydı. Böylece kendi sözlerini de anlamsız göstermeyi başarmış oldu.

     

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı