"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

ABD ile ilişkilerde gariplik

<B>ABD </B>Başkanı <B>George Bush'</B>un Ulusal Güvenlik Danışmanı <B>Condoleezza Rice: ‘‘Türk askerinin Irak'a yerleştirilmesi hassas bir konu. Hem Türkiye hem de Iraklılarla görüşüyoruz.’’</B>

Dışişleri Bakanı Colin Powell: ‘‘Türkiye katkıda bulunma arzusunu ifade etti. Bununla bağlantılı zorlukları aşmak için çalışıyoruz.’’

Savunma Bakanı Donald Rumsfeld: ‘‘Bu konu çok karmaşık. Ancak Türk hükümetinin asker gönderme kararından çok memnunuz.’’

Bush Yönetimi'nin en tepesindeki bu üç şahsiyetin geçen hafta birbiri ardına yaptıkları bu açıklamalar işin ‘‘karmaşıklığı’’, ‘‘hassasiyeti’’ ve ‘‘zorlukları’’nın Washington tarafından da kabul edildiğini gösteriyor.

ABD MASAYA OTURMAKTAN KAÇIYOR

TBMM, Irak'a asker gönderme tezkeresini 7 Ekim tarihinde kabul etti. ABD'nin Ankara'daki Büyükelçisi Eric Edelman, geçen süre içinde Dışişleri Bakanlığı'na tam üç kez geldi.

Ankara, Edelman'a her seferinde Irak'a asker gönderme konusundaki müzakerelere başlamaya hazır olduğunu bildirdi.

Benzer mesajlar Bush Yönetimi'ne Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu tarafından da aktarıldı.

Gelgelelim, tezkerenin kabulünden bu yana 12 gün geçmiş olmasına karşın, Washington Türkiye ile masaya oturmaya hazır olduğuna ilişkin bir yanıt vermiş değil.

Bütün bu unsurları yan yana koyduğunuzda, Bush Yönetimi'nin Türk askerinin Irak'a gönderilmesi konusunda frene bastığı sonucuna varabiliriz.

AMERİKALI KOMUTANLAR BİLE TARTIŞIYOR

ABD'nin duraklamasını açıklayan görüşlerden biri, AKP hükümetinin tezkereyi Amerikalıların bile beklemediği bir süratle sonuçlandırarak Washington'u da hazırlıksız bir durumda yakalamış olmasıdır.

Ancak daha önemlisi, Türk askerinin Irak'a gidişi konusunda bizzat Amerikan Yönetimi içinde belirmiş olan görüş ayrılıklarıdır.

Belli ki, Washington'da bir muhasebe yapılıyor. Bu muhasebede Türk askeri projesinin yararlarının yanı sıra, belli sorunlar da yaratabileceği, hatta eksilerin artılara baskın çıkacağı yolundaki görüşlerin de taraftar bulduğu anlaşılıyor.

Bu konudaki isteksizliğin ABD'nin Irak'ta bir numaralı yetkilisi Paul Bremer'le sınırlı olmadığı, bizzat Irak'ta cephede görev yapan Amerikalı komutanlar arasında da bu konuda görüş ayrılıklarının bulunduğu anlaşılıyor.

KÜRTLER TERAZİDE AĞIR BASINCA

Bu değerlendirmelerin yanı sıra Irak'taki yerel aktörlerin büyük bir çoğunluğunun Türk askerine karşı çıkışının da ABD'yi sıkıntıya soktuğu söylenebilir.

Pek çok başlıkta ABD'nin talimatlarına boyun eğmekle birlikte son dönemde yetki alanını genişletme çabasına girişen Yönetim Konseyi, Türk askeri dosyasında ABD'ye açıkça kafa tutuyor.

Türk askeri dosyası, Konsey ile ABD arasındaki giderek genişleme eğilimi gösteren yetki çekişmesinin kristalize olduğu bir alana dönüşüyor.

Buna ek olarak, ABD'nin Irak'taki değerli müttefikleri Barzani ve Talabani'nin gösterdikleri kuvvetli direncin Washington üzerinde önemli bir caydırıcılık yarattığı kuşkusuz. Bu iki Kürt grubun nüfuzunun ABD'nin terazisinde Türkiye'den daha fazla bir ağırlığa sahip olması, Ankara açısından not edilmesi gereken bir husus.

ANKARA DA MUTSUZ SAYILMAZ

Sonuçta, Türk-Amerikan ilişkilerinde çok garip bir durumla karşı karşıya bulunuyoruz.

Türkiye'den Irak'a asker göndermesi için ricacı olan, bu konuda Ankara'ya sayısız heyet gönderen ABD, Ankara'nın bütün işlemleri sonuçlandırmasından sonra sıra bu projeyi uygulamaya geldiğinde, birden duruyor.

Ankara'nın da bu durumdan dolayı büyük bir mutsuzluk yaşadığı söylenemez.

ABD'nin Irak'ta çok zorda olduğu bir zamanda Washington'a değerli bir jestte bulunan Ankara, ‘‘biz üzerimize düşeni yaptık. Bundan sonrasını onlar bilir. Top artık bizim sahamızda değil’’ diyebilmenin rahatlığı içinde.

Bu jestle 1 Mart kazasıyla ilişkilerde yol açılan tahribatın önemli ölçüde onarıldığı görüşü bu rahatlığı artıran bir başka faktör.
X