Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

ABD ile asıl kırılmayı TSK yaşıyor

BİR günde 15 şehidin verilmesi doğal olarak en çok TSK’yı etkiledi.

Verilen şehitlerle büyük üzüntü yaşayan TSK, diğer yandan ABD’nin son tutumuna hem içerliyor, hem de bunu derin bir sorun olarak görüyor.

TSK, eylül ayının ikinci yarısını terör örgütü ile 24 saat aralıksız süren sıcak çatışma içinde geçirdi, örgüte önemli hasar verildi.

İşte tam o günlerde TSK, bu başarının, en büyük müttefik olarak gördüğü ABD tarafından bir jestle desteklenmesini umuyordu.

Destek ABD için sembolik ve kolaylıkla yapılabilir görülüyordu.

Örneğin o çatışma günlerinde bir iki PKK yöneticisi teslim edilebilirdi.

Umulan jest gelmediği gibi PKK, iki eylemle önce 12 korucuyu kurşuna dizdi, sonra 13 askeri şehit etti.

Bu olay, TSK ile ABD arasında, en az çuval geçirme kadar, kırılma nedeni görülecek; çünkü ABD’nin, TSK’ya terörle mücadele desteği vermeyeceği kesinlik kazanmış oluyor.

HESAPTA ÇATIŞMA DA VAR

Böylece ABD, Türkiye’yi ve TSK’yı kendisi ile baş başa bırakınca, hükümet de hiç istemediği halde tezkere hazırlığını başlattı.

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ’un, Kara Harp Okulu’nun açılış töreninde yaptığı konuşmayı değerlendirirken, "TSK gerekirse ABD ile çatışmayı da göze alacak" diye yorumlamıştık; tezkere, bu süreci tetikleyebilir.

ABD son anda, Org. Başbuğ’un ifadesiyle, "Söylem değil, eylem zamanı" olduğunu göstermezse Türkiye, her sonuca katlanarak elinden geleni yapacaktır.

Böyle bir sonuç ne hükümetin, ne de TSK’nın tercihi olabilir.

Ama Türkiye çok zorlanıyor, bu nedenle tezkere konusunda bugüne kadar direnen Başbakan Tayyip Erdoğan bile yelkenleri indirmek zorunda kaldı.

Çünkü, askerin de sadece "Yararlı olur" diye gördüğü bir sınır ötesi operasyonunun getireceği sonuçları kimse kestiremiyor.

Hareketsizlik ise Türkiye’yi sadece blöfçü konumuna sokuyordu.

SADECE DTP Mİ

Tezkere, hükümet üzerindeki baskıyı daha da artıracaktır.

AKP grubu bile bunun göstergesi.

Grubun Kürt kökenli üyeleri neredeyse blok halinde sınır ötesi operasyonun bir yarar getireceğini düşünmezken, büyük çoğunluk, üzerlerindeki halk ve kamuoyu baskısıyla, "Ne olacaksa olsun artık" anlayışında.

Tezkere geldiğinde geçecektir; çünkü CHP ve MHP destek verecek; ama bu iki parti karşı dursa, 1 Mart’ın tekrarını görmek sürpriz bile olmaz.

Bu noktada, terör dendiğinde hep DTP’nin tutumu eleştiriliyor.

Oysa AKP’nin Kürt kökenli vekilleri de üstüne düşeni tam olarak yerine getiriyor denemez; çünkü bu isimler, Terörle Mücadele Yasası, Şemdinli olayları gibi konularda en önce ve sık demeç veriyorlar; ama PKK terör eylemlerine karşı güçlü çıkış yapmaktan kaçınıyorlar.

Bunun çeşitli gerekçeleri olabilir; ama AKP’nin, hele son seçimde bölgeden aldığı büyük destek daha fazla ses çıkarmayı olanaklı kılıyor.

Ayrıca, sonunda "Tezkereye evet" diyen Başbakan’ın, TSK’nın "Terörle mücadelede özel birimi kurulsun" talebine nasıl baktığı açıklık kazanmalı.

Çünkü, TSK bunu istiyor ve Başbakan’ın "Hayır" deme gerekçesini bilmiyor.
X