Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ABD için gerçeğin farkına varma zamanı

    Wall Street Journal
    29.01.2011 - 16:09 | Son Güncelleme: 29.01.2011 - 16:24

    Kahire’de patlak veren siyasi şiddet, ABD’nin Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ile girdiği 30 yıllık dev pazarlığa gölge düşürürken şimdi akıllara takılan soru, ABD’nin, bu pazarlığın temel amacı olarak gösterdiği, ülkeyi daha uyumlu ve laik hale getirme politikasının devam ettirip, ettiremeyeceği oldu.

    Dünya gündeminin nabzı Planet'te atıyor            

      

    Mısır’ın eski Devlet Başkanı Enver Sedat’ın, 30 yıl önce aşırı İslamcılar tarafından öldürülmesinin ardından, ABD kendi yanında olan bir devlet başkanı yardımcısıyla birlikte, Mısırlı lider hakkında gerekli bilgilere ulaştı. Hüsnü Mübarek, ABD’nin Arap dünyasındaki en güvenilir dostlarından biri olacaktı ve Mısır’da aşırı İslamcıların kendi çöplüklerinden dışarı çıkmasını engelleyecekti.

     

    ABD karşılık olarak ise zaman zaman Mübarek’in siyasi sistemine övgüler yağdıracak ve siyasetçinin ülkede dengeleri yerine oturtma konusunda ne kadar yetenekli olduğunun altını çizecekti.

     

    Bu anlayış, Mübarek’in göstericiler üzerine önce polisleri sonra da askerleri salmasının ve internet bağlantısını kesmesiyle örtüşmedi. Özellikle de Washington yönetiminin böyle adımlar atılmamasını rica etmesinin ardından.

     

    Sonuç olarak, Obama yönetimi kendisini Arap dünyasında görülen en büyük ayaklanmadan uzak tutmak zorunda kaldı ve ülkeye olan desteğini azaltabileceği uyarısını yaptı.

     

    HALA UMUTLARI VAR

    ABD’li yetkililer hala Mübarek’in Washington’ın çağrılarını dinleyip, siyasi reform talep edenlerle çatışmak yerine uzlaşmaya gideceğine inanıyor. Bu umut aslında, Mübarek’in dün geceki konuşmasında, hükümeti değiştireceğini açıklamasıyla biraz da olsa desteklendi.

     

    Ancak ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, özellikle ABD’nin göstericilerin Mısır halkının ihtiyaçlarını gözler önüne serdiğine inandığının üzerinde durdu.

     

    Clinton ek olarak, Mısır hükümetinin şiddetin ihtiyaçların giderilmesine etki etmeyeceğini bilmesi gerektiğini söyledi ve “Mısır kendi iyiliği için reformların kesinlikle gerçekleştirilmesi gerekiyor” dedi.

     

    Clinton şaşırtıcı bir şekilde Mübarek’in adını anmadı. Aynı şekilde ABD Başkanı Barack Obama ve Yardımcısı Joe Biden da Cuma günkü ayaklanmadan bahsederken, Mübarek için Mısırlı lider sıfatını kullanmayı tercih etmedi.

     

    Daha sonra Beyaz Saray sözcüsü Robert Gibbs, ayaklanmanın bastırılması için güvenlik güçleri kullanılmaya devam ederse, ABD’nin ülkeye sağladığı 1.5 milyar dolarlık yardımı keseceğini söyledi.

     

    Gibbs, ABD’li yetkililerin üzerinde durduğu konulardan birinin, Mısır’ın hareketlerinin Washington’ın yardımlarını ne kadar etkileyeceği olduğunu ifade etti.

     

    ABD YAKIN TAKİPTE

    ABD önümüzdeki günlerde Mübarek’in kurduğu yeni hükümetin içinde reform yanlısı isimlerin olup olmadığını yakından takip edecek.

     

    Mübarek konuşması sırasında, göstericilerin isteklerini yerine getirme konusunda ne kadar istekli olduğunu gösteren herhangi bir açıklamaya yer vermedi.

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal"> 

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal">*Bu yazı Wall Street Journal’da “Moment of Truth for U.S.” başlığıyla yayımlanan haberden derlenmiştir.

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal"> 

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal">

     

    Planet'i Facebook'ta takip etmek için:
    http://www.facebook.com/#!/HurriyetPlanet

    Planet'i Twitter'da takip etmek için:
    http://twitter.com/HurriyetPlanet

     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı