Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ABD Hindistan'la ilişkileri önemsemeli

    Newsweek
    24.11.2009 - 00:05 | Son Güncelleme: 24.11.2009 - 16:36

    Newsweek dergisi editörü Fareed Zakaria, Başkan Barack Obama’nın Çin ve Rusya ile olan ilişkilere gösterdiği özeni Hindistan’a da göstermesi gerektiğini belirtti.

    Barack Obama son birkaç aydır Çinlilerin ve Rusların önünde çok fazla eğildiği için eleştiriliyor. Ancak bugüne kadar iki ülkeye de henüz ciddi bir taviz verilmiş değil. Zakaria, Obama’nın, bu iki ülkeyle güçlü ilişkiler geliştirmenin uzun vadede faydalı olacağını öngördüğünü ancak Asya’nın bir diğer yükselen devi olan Hindistan’ı ihmal ettiğini savundu.

             

    Bir açıdan bakılırsa Washington’ın dostluğunu inkar etmek mümkün değil. Hindistan Başbakanı Manmohan Singh, Obama dönemindeki ilk resmi gezi için bu hafta Washington’a geliyor. “Elbette ki şerefe kaldırılan kadehler, kutlamalar, ve iki demokrasinin arasındaki ilişkilerle ilgili pek çok güzel söz söylenecek” diyen Zakaria perde arkasında ilişkinin durumuyla ilgili bir rahatsızlık olduğunu belirtti.                           

     

    Hindistan yetkilileri Obama’nın ekibinin Hindistan’ın 21’inci yüzyıldaki rolü konusunda Bush hükümeti kadar hassas olmadığı konusunda kaygılı. Hatta Obama yönetiminden bazı yetkililer, Hindistan için büyük güçlerden biri olduğunun resmen kabulü anlamına gelen ve George W. Bush’un desteklediği nükleer anlaşmayı açık açık eleştirmişlerdi.

                   

    Bugün Hindistan cephesinde ABD’nin korunmacı politikalara teslim olacağından ve Çin’le çok samimi olacağından korkuluyor. Zakaria, eğer iki taraf birbirini yakından tanırsa bu çekincelerin üstesinden gelinebileceğini savunuyor. Ancak ortada daha kalıcı bir tehlike var.

     

    ASIL TEHLİKE PAKİSTAN'LA İLGİLİ

    Büyük oranda Afganistan’daki savaşa yoğunlaşan ABD, Güney Asya’ya bu perspektiften bakıyor. Washington sorunun çözümü için Pakistan’ın desteğine ihtiyaç duyduğu için Pakistan’ın kaygılarını benimsemeye başlıyor. Bu da bölgenin resminde bozulmalara neden oluyor.

     

    Basına sızan raporunda General Stanley McChrystal “Afganistan’da artan Hindistan etkisi bölgesel gerginliği azdırıp Pakistanlıların karşı önlemler almasına sebep olabilir” şeklinde bir uyarıda bulunmuştu. Zakaria bunun tuhaf bir eleştiri olduğunu belirtti.

     

    Hindistan bugün Güney Asya’ya egemenlik kurmuş durumda. Gayrisafi yurtiçi hasılası Afganistan’ın 100 katı kadar. Afganistan Taliban’ın düşüşünden sonra kendisini dış dünyaya açınca, ülkeye gelen mutfaklar, filmler ve para doğal olarak Hindistan kaynaklı oldu. Bu ABD’nin Meksika üzerindeki etkisinin son 10 yıllar içinde büyümesi gibi bir şey.

     

    ABD VE HİNDİSTAN'IN HEDEFLERİ ÖRTÜŞÜYOR

    Hindistan hükümetinin Afganistan’a gönderdiği yardımların büyük bir kısmı okul ve altyapı inşaatına harcanıyor. Zakaria, her ne kadar Yeni Delhi Kabil hükümeti üzerinde etki kazanmaya çalışıyorsa da ABD’li yetkililerin kendisine Hindistan istihbaratının Afganistan’daki operasyonlarının sınırlı olduğunu açıkladığını belirtti.

     

    ABD’nin Hindistan’ı bölgedeki güç odaklarından uzak tutmak istememesi gerektiğini belirten Zakaria, Hindistan’ın hedefleriyle ABD’nin bölgede Taliban’ı bitirmek ve seçilmiş Afgan hükümeti savunmak hedeflerinin örtüştüğünü savundu.

     

    Diğer yandan Pakistan’ın amaçları Washington’ınkilerle aynı değil. İslamabad uzun bir süğre boyunca Afganistan’d Pakistan yalısı bir hükümet görmenin hakkı olduğunu savundu. Asya uzmanı Selig Harrison 1988’de verdiği bir röportajda Pakistan Cumhurbaşkanı Ziya ül-Hak’ın Kabil’de “bizim sevdiğimiz gibi bir rejim” istediğini belirtmişti.

     

    Geçtiğimiz yıl bir Pakistanlı general ulusal istihbarat direktörüne Pakistan’ın Afganistan’da Taliban’ı desteklemek zorunda olduğunu aksi takdirde “Hindistan’ın bölgeye hakim olacağını” söylemişti. Afgan Talibanı’nı yaratan Pakistan henüz kendi yarattığını yok etmek için bir adım atmış değil. İslamabad bugün bile Güney Veziristan bölgesindeki Pakistan Talibanı’na saldırırken, Belucistan’daki Afgan Talibanı’nın lider kadrosunu rahatsız etmiş değil.

     

    KEŞMİR SORUNU

    Obama yönetimi ayrıca ancak Keşmir’deki sorun çözülürse Pakistan’ın ülkede yıllardır desteklediği terör gruplarına saldıracağı fikrini onaylamıştı. Hindistan’ın Keşmir’deki tavrının fazlasıyla rahatsız edici olduğunu söylemek yanlış olmaz, ancak çözüme giden tek yol da Pakistan ve Hindistan arasında güven ortamının sağlanmasından geçiyor. Ancak Pakistan Mumbai saldırılarını da düzenleyen Leşker-i Taiba örgütünün peşinden gitmeyi reddettikçe bu güvenin kurulması mümkün görünmüyor.

     

    McChrystal gibi generaller ne kadar zeki ya da sert olurlarsa olsunlar politikaları belirleyenlerin onlar olmalarına izin verilmemeli çünkü savaşın gerekliliklerini daha geniş perspektifle bakılması gereken noktalarla karıştırabiliyorlar.

     

    Obama’nın Güney Asya’nın başarısız ve işlevsiz ülkelerle dolu olduğunu aklında tutması ve dünyanın ikinci en hızlı büyüyen ekonomisi, 1.2 milyar insanın yaşadığı bir demokrasi, Çin’in artan taleplerini dengeleyebilecek bir mekanizma ve ABD’nin doğal müttefiki olan Hindistan’la iyi geçinmesi gerekiyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı