ABD ekonomisi 2 sene içinde toparlanır

Eren GÜLER/ hurriyet.com.tr
31.10.2008 - 12:25 | Son Güncelleme:

Almanya Eski Başbakanı ve Gazprom Denetim Kurulu Başkanı Gerhard Schröder ABD ekonomisinin 2 senede sağlığına kavuşacağını söyledi.

Schröder, Türkiye Tekstil İşverenleri sendikasının Antalya’da düzenlediği "GELECEK" konulu konferansta konuştu. Türkiye'nin AB üyeliğinden finansal krize, enerji politikalarından yeni dünya düzenine kadar önemli mesajlar verdi.

ABD'nin bankalara sermaye koyma operasyonunu akıllı bir hareket olarak değerlendiren Schröder, 2-3 yıl sonra bu bankaların daha büyük sermayelerle daha büyük rekabet gücüne sahip olacağını söyledi.

Schröder, ABD'nin de bankalardan aldığı bu hisseleri o dönemde piyasaya süreceğini belirtti.  

Schröder, ekonomik krizin neresinde olunduğuna ilişkin bir şey söylemenin zor olduğunu çünkü bu krizi çıkaranların kontrolü kaybettiklerini ifade etti. Bundan sonra kredi kartları tarafından kötü sürprizler gelebileceğini belirten Eski Almanya Başbakanı krizin reel ekonomi üzerinde de önemli etkilerinin olacağını kaydetti.

ABD ekonomisinin 2 senede sağlığına kavuşacağını iddia eden Schröder ancak eskisi kadar güçlü olmayacağını ve yalnız hareket edemeyeceğini belirtti. "ABD'nin ortaklara ihtiyacı var ve onlarla işbirliğini artık öğrenmeli” dedi.

KRİZ ULUSLARARASI YENİ BİR DÜZEN İÇİN FIRSAT YARATTI

Almanya eski Başbakanı ve Gasprom’un ortak olduğu Nord Stream Denetim Kurulu Başkanı Gerhard Schröder, küresel kriz ortamında tek tek ülkelerin aldığı önlemlerin yeterli olmadığına dikkat çekerek “Artık uluslararası kaidelere ve kontrol sistemine ihtiyaç var. IMF bu kontrol ve uyumun sağlanmasında en tepede kurum olabilir. Kriz bu anlamda uluslararası kaidelerin oluşturulması için fırsat yaratır” dedi. Schröder, ABD ekonomisinin iki yıl içinde sağlıklı bir yapıya bürüneceğini ve rekabette öne geçeceğini söyleyerek “Bugün ABD pragmatik davranarak bankacılıkta kısmi bir devletleştirme  gerçekleştirdi. Ben Avrupa’ya kıyasla ABD’nin daha doğru davrandığını düşünüyorum. İki yıl sonra, ABD  devraldığı bu bankaların hisselerini dünya piyasalarında yeniden satarak önemli bir kar elde edecek ve kimse de bu durumda geçmişte ne olduğunu sorgulamayacak” diye konuştu.

Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası’nın Antalya Tekirova Martı Myra Otel’de düzenlediği “Gelecek “ konulu toplantının ana konuşmacısı olarak Türkiye’ye gelen ve kapsamlı bir sunum yapan Schröder küresel krizin bugüne geliş nedenleri ve krizden çıkış yolları üzerinde değerlendirme yaptı. Almanya eski Başbakanı Schröder gelişmekte olan ekonomilerin artık dünya ekonomisinde öne çıktıklarını vurgulayarak şöyle dedi: “ Bugün Çin, Rusya, Hindistan, Türkiye gibi ülkeler dünya ekonomisinde daha etkin hale geliyor. Dolayısıyla iki sınıflı bir politika artık terk edilmeli. Uluslar arası kurumlarda, IMF ve Dünya Bankası’nda gelişmekte olan ülkelerin etkisi artmalı. Bu ülkelerle artık göz mesafesinde karşılıklı ve eşit konuşabileceğimiz göz göze gelebileceğimiz bir ilişki statüsü oluşturmalıyız. ABD ve AB’nin Çin, Rusya,Körfez ülkelerinin kaynaklarına ihtiyacı var. Bu ülkelerin bankalara ve sigorta şirketlerine yatırım yapabilmeleri söz konusu.Avrupa biraz çekingen duruyor ama egemen servet fonlarına bizlerin de ihtiyacı var. Bu kurumların öneminin farkında olmalıyız kriz sürecinde”.

"AHDE VEFA  VAR TÜRKİYE-AB ÜYELİĞİNDEN GERİ DÖNÜŞ YOK"

Schröder , AB’nin derinleşme sürecinin bir anlamda frenlendiğini belirterek  sözlerini şöyle sürdürdü: “ AB’nin kesinlikle dünya siyasetinde ve ekonomisinde etkin olabilmesi için derinleşmeye ve genişlemeye ihtiyacı var. Türkiye’nin mutlaka AB’ye girmesi lazım. İki taraf için de önemli. Çocuklarımızın geleceği için bu proje mutlaka gelişmelidir.Ta 1963’te  tarihi anlamda bir söz verdik. Kimse bu sözünden vazgeçemez. Ahde vefa olarak da vaz geçemeyiz, altına imza atmışız. Ancak Türkiye’nin de reformlara hız vermesi lazım. Sadece ekonomide değil uluslar arası siyasette de AB Türkiye için Türkiye de AB için önemli. Türkiye komşu ülkeler arasındaki ihtilaflarda denge rolü oynuyor. İsrail ve Suudi Arabistan arasında arabuluculuk yapıyor. Dünyanın tam orta yerinde bulunan Türkiye AB’nin ağırlığının daha güçlenmesinde etkin bir rol oynayabilir”.

Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusunda bir tahminde bulunmayan  Schröder, “ AB bir birleşik devletler topluluğu değil. AB çeşitli kültürlerin yarattığı bir zenginlik. Türkiye de bu zenginliği daha da artıracaktır. Türkiye Avrupa kültürüne ait değil diye görüşler var. Bu tümüyle yanlış ve saçma bir görüş. Tarihi bilmemek demektir. Türkiye, Anadolu antik uygarlıkların toprağı değil mi, Türkiye AB’nin çok yönlülüğüne katkı yapabilecektir”.

“ETKİN  VE HUKUKA DAYALI BİR SİSTEM OLMALI”

Soğuk savaş döneminin bitmesinin ardından dünyanın olumlu bir rotaya girdiğini ancak terörizmin ortaya çıkışıyla ümitlerin bir ölçüde  zayıfladığına dikkat çekerek “  Artık hiçbir ülke tek başına  bu sorunlarla baş edemez. Etkin, güçlü ve hukuka dayalı  bir sistem içinde uluslar arası sorunlara çözüm bulunmalı. En kuvvetli olan haklıdır tezi artık geçerli değildir. “dedi. ABD’nin yen  bir başkan seçme arifesinde olunduğunu belirten Schröder “ ABD’nin yeni başkanı dünya için bir ümit olabilir. Ülkeler arasında tekrar işbirliği olacak çatışmalar ortadan kalkacak umudu var. AB ve Türkiye de birlikte bölgesel ve küresel ihtilafların çözümünde aktif bir rol üstlenebilir ve bu ilişkilerde yeni ufuklar açılabilir” diye konuştu.

Toplantıda izleyicilerin ve basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Almanya eski Başbakanı  NATO’nun enerji politikaları konusundaki muhtemel rolü için “ NATO savunma amaçlı bir organizasyon. NATO’ya enerji sorunlarının çözümünde rol verilmesi bu konuların  askeri araçlarla da çözülebileceği gibi bir mesaj verir ki bu çok tehlikelidir. Enerji konusundaki ihtilaflar ve işbirlikleri  AB’nin, ABD’nin ve ilgili ülkelerin ulusal ve uluslar arası  organizasyonlar yoluyla ele alınmalı” yanıtını verdi.

“KRİZE ABD BİZİM BAKTIĞIMIZ YERDEN BAKMIYOR”

ABD’nin yaşanan küresel kriz ortamında piyasa modelini sorgulamadığını belirterek şu görüşleri dile getirdi: “ ABD prensip olarak kapitalizmi piyasa modelini tartışmıyor. Olaya sadece pragmatik olarak bakıyor. O nedenle AB’nin anlamadığı bir perspektiften yaklaşarak ve AB’nin cesaret edemediği bir şeyi yaparak bankalarda kısmi devletleştirmeye gitti. Bu bir doktora konusu bile olabilir. Büyük Amerika bu önlemlerle daha da büyüyecek. ABD devletin eline geçen banka hisselerini birkaç yıl sonra dünya piyasalarında yeniden satarak bu krizi karlı bir işe çevirecek. ABD’nin yaptığı en akıllı çözüm. Biz AB olarak ne yapacağız. Şeffaflığın artmasına ve uluslar arası kaidelerin gelişmesine katkı yapmalıyız. Bu anlamda IMF’nin kontrolü sağlanmalı ve bu vaatler sözde bırakılmamalı”

"ABD’NİN İMAJINI DÜZELTMEYE VE ÇÖPLERİ TOPLAYACAK BİRİNE İHTİYAÇ VAR"

Küresel krizin ABD’nin dünya üzerindeki etkisini değerlendiren  Schröder “ Ben küresel krizin ardından ABD sonrası bir dünya ortaya çıkacak gibi bir görüşe  inanmadım. ABD artık tek başına söz sahibi olmayacak ama her zaman önemli bir güç olacak dünyada. ABD’nin yarattığı olumsuz imajın değiştirilmesi için çok çabaya ihtiyaç var. Bu imajı değiştirecek olan da Mc Cain  değil, Obama dır.İnşallah da seçimi Obama kazanır. ABD’nin dört yıl boyunca çöpleri toplamak ve bozulan imajını düzeltmek için yeteri  kadar uğraşması gerekiyor. Bu nedenle ne İran’a ne de dışarıda başka bir yere müdahaleye enerjisi olacaktır” dedi.

"ABD'DE KREDİ KARTI KRİZİ OLABİLİR"

Küresel krizin neresinde bulunulduğunu ya da ne zaman biteceği gibi konularda falcı olmadığını belirterek “ Ancak şunu söyleyebilirim ki ABD’de kontrolsüz denetimsiz bir piyasa oluştuğunu gördük. Nerdeyse ortalama bir  Amerikan vatandaşının cebinde 11 kredi kartı var. Giderek ödeyemez hale geliyorlar. Bu nedenle ben ABD’de kredi kartları konusunda da bir kriz ya da kötü sürprizler olabilir.Çok korkunç bir kriz olmayabilir ama maalesef reel ekonomiye de etkileri görülmeye başladı. Otomotiv sanayinde ciddi bir düşüş var yan sanayi de olumsuz etkilenmeye başlandı. Günlük tüketiminde, tekstilde henüz bir kriz yok ancak buralarda da yansıma olabilir. Tüketim mallarında görüyoruz nitekim.

NORD STREAM GÖREVİ

Gasprom’daki görevi hakkında bilgi veren Schröder , kendisinin kamuoyuna yansıyan bilgilerin aksine Gazprom’un değil, Gazprom’un Almanya ve Hollandalı şirketlerle ortak kurduğu Nord Stream’in Denetim Kurulu Başkanı olduğunu da belirten Schröder, “Dolayısıyla Gazprom’un global politikalarında etkili değilim” dedi.

Enerjide hatların çeşitliliğine her zaman ihtiyaç olacağının da altını çizen Schröder, “Çünkü Avrupa’nın doğalgazda yıllık tüketimi 500 milyar metreküp. 2015’te ise 200 milyar metreküp ek gaza ihtiyaç duyacak. Nord Stream hattı ise bu ihtiyacın yıllık sadece 55 milyar metreküp’lük bölümünü karşılayacak. Bu anlamda Nord Stream, Türkiye’nin de aktif rol alacağı Nabucco gibi hatlara rakip olamaz” dedi.

ENERJİ HATLARININ GÜVENLİĞİ

Enerji hammadde kaynağına ve hat geçişlerine ev sahipliği yapan ülkelerin istikrarlı olmasının önemli olduğuna değinen Schröder, “Güvenlik riskine karşı enerji hatlarının daha da çeşitlendirilmesi gerekiyor. İran’da yaşanabilecek bir tehlike, enerji alımının dörte birini etkiler. Nabucco ya da Kuzey Afrika’dan geçen alternatif hatların önemi bu yüzden çok büyük” yorumunu yaptı. Enerjide Rusya ve AB’nin birbirlerine bağımlı olduğunu da belirten Schröder, “Rusya gelirlerinin yüzde 85’ini gaz ve petrolden sağlıyor. Gaz ve petrol satışının yüzde 60’ını ise AB’ye yapıyor. Dolayısıyla Rusya ve AB’nin enerji politikaları konusunda birbiri ile ortak çalışması lazım. Türkiye de yeni hatlarda transit geçiş noktası olabilir” dedi.

"NATO DOĞUYA DOĞRU GENİŞLEMEMELİ”

Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO üyeliği etrafında yaşanan tartışmalara değinen Schröder konuşmasına şöyle devam etti:

“NATO doğuya doğru genişlemeyeceğiz sözü verdi, ancak bu sözünde durmadı. Rusya bu nedenle aldatılmışlık duygusu içine girdi. Bu ülkelerin daha kendi içinde çözemedikleri iç sorunları var. Azınlıklarla ilgili ciddi sorunlar yaşıyorlar. Bu ülkelerde yaşayan  Rus azınlıklar var ve anlaşamıyorlar aralarında. Bu çatışmalar varken ve çözüm bulunmamışken bu ülkeleri NATO’ya almak tehlikelidir.Eğer Ukrayna ve Gürcistan NATO’ya üye olursa Rusya etrafı sarılmış gibi bir duyguya kapılır ki bu durumda Rusya AB’nin olmadığı bir yöne doğru kayar ki siyasi açıdan bu tehlikeli bir gelişmedir”.


 

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı