ABD’de üzüldü, ilk keskin nişancı tüfeğine imza attı

Hürriyet Haber
13.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

Kale Grubu Başkan Yardımcısı Osman Okyay, “M16 silahlarının üreticisi Colt fabrikasının eski teknik genel müdür yardımcısı nınevinde dünyada üretilen bütün tüfeklerini gördüm. ‘Kırıkkale M1, G3 nerede?’ dedim. ‘Onlar sizin değil, lisansla üretildi’ yanıtı aldım. Bu duruma çok üzüldüm. Dönünce, kolları sıvadık. İlk keskin nişancı tüfeğimizin prototipi böyle ortaya çıktı” dedi.

CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül’ün 10. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda gezdiği standlarda denediği yüzde 100 yerli malı keskin nişancı tüfeğinin ilginç öyküsü ortaya çıktı. Kale Grubu Başkan Yardımcısı Osman Okyay, ABD’ye bir seyahati sonrasında, M16 silahlarını üreten Colt fabrikasının eski teknik genel müdür yardımcısından, “Kırıkkale M1 ve G3 sizin değil” yanıtı alınca çok üzüldüğünü, bunun üzerine tüfek işine girmeye karar verdiklerini söyledi.
O duvara asılacak
Osman Okyay, tüfekle ilgili anısını şöyle anlattı: “2006 yılında Florida’da Amerikan ordusunun kullandığı M16 silahlarının üreticisi Colt fabrikasının eski teknik genel müdür yardımcısıyla tanışmamı istediler. Evine gittim. Yaklaşık 3 bin metrekarelik alanda 7 metre duvarları olan bir odaya çıkardı bizi. Ama duvarlar tüfekten görünmüyordu. Odada dünyada bugüne kadar üretilen bütün tüfeklerin ilk 5 seri numarasına ait tüfekler vardı. Aklınıza gelen her marka vardı. ‘Bizimki nerede?’ dedim. ‘Sizin yok ki’ dedi. ‘Kırıkkale M1, G3’ dedim. ‘Onların hepsinin orjinali burada. Amerikalılar üretti, Almanlar üretti. Siz orada lisans altında üretiyorsunuz, sizin silahınız değil ki. Onları siz geliştirmediniz’ dedi. Türkiye’ye döndükten sonra arkadaşlara ‘Bir tane tüfek yapıyoruz. Bu adamın duvarına asacağız o tüfeği’ dedim.”
SAT komandoları denedi
Bunun üzerine keskin nişancı tüfeği yaptıklarını anlatan Osman Okyay, şu bilgileri verdi: “Onu Su Altı Taarruz (SAT) komandolarına verdik ve bizim için denemelerini istedik. Onlar da, çok beğendiler ve ‘biz bundan istiyoruz’ dediler. Hatta bu taleplerini Ankara’ya bildirdiler. Ankara’ya gidince bu talep, bir anda, ‘Siz kimsiniz, ne yapıyorsunuz?’ diye sordular. Tabii bu, şunu tetikledi; madem böyle bir kabiliyet var Türkiye’de, neden kendi silahımızı geliştirmiyoruz? Onun üzerine bir ekip kuruldu. Genelkurmay’dan, Milli Savunma Bakanlığı’ndan, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’ndan, MKEK’den oluşan bir ekip. Bu ekip, bütün Türkiye’de bu işlerle alakalı firmaları tek tek gezdi.”
Cumhurbaşkanımız beğendi
Sonunda bir rapor hazırlandığını belirten Osman Okyay, şunları söyledi: “En sonunda bir rapor çıkardı. Rapor diyor ki, Türkiye’de hafif silahlarda tasarım kabiliyeti olan tek şirket Kale Kalıp’tır. Onun üzerine Savunma Sanayi İcra Kurulu toplandı ve Kurul kararı olarak milli piyade tüfeğinin tasarımı projesini bize verdiler. İşte bu, IDEF Fuarı’nda Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün denediği tüfek ve bu şekilde ortaya çıktı. MKEK ile birlikte yapıyoruz. Biz gövdeleri üretiyoruz, kabza, namlu, tetik gibi diğer aksamları MKEK üretiyor. Henüz ihracat iznimiz olmadığı için tüfek gönderemedim. Ama ilk sniper’ı o odaya astırmak için saklıyorum.”
Rekor kırdılar
Tüfeğin çok beğenildiğini dile getiren Osman Okyay, şunları anlattı: “Ürettiğimiz bu tüfekleri SAT komandolarına denettiğimiz zaman 1250 metreden 5 tane tabak vurdular. Keskin nişancılıkta dünya rekoru bizde. Aynı zamanda dünyanın en hafif piyade ve keskin nişancı tüfeği. Piyade tüfeğinin ağırlığı 4.2 kilo. Şu anda dünya üzerinde en hafif tüfek, bizim ürettiğimiz tüfekler. Ancak her tüfek bir öncekinden hafif oluyor. Biz son üretimi yaptığımız için bizimki en hafif, yarın başka bir tüfek daha hafif olacaktır.”

Milli Piyade Tüfeği zorlu testlerden geçecek

KALE Kalıp’ın tüfeğin yaklaşık yüzde 50’lik bölümünü oluşturan alt ve üst gövde bölümlerini yapacağını vurgulayan Osman Okyay, şu değerlendirmeyi yaptı: “Ardından bu parçalar Kırıkkale’deki MKEK tesislerinde bu kuruluşların üreteceği parçalarla birleştirilip Türkiye’nin Milli Piyade Tüfeği’ni oluşturacak. Milli Piyada Tüfeği’nin bir prototipi kullanıma hazır ve İstanbul’daki IDEF Fuarı’nda sergilendi. Şimdi 300 adet üretilip zorlu testlere sokulacak ve ardından da varsa eksiklikleri giderilip TSK’nın hizmetinie verilecek. Kamuoyunun taşa ve toprağa dayalı bir sanayi grubu olarak tanıdığı Kale Grubu’nda, 1969’da seramik fabrikalarının kalıp işlerini yapmak için kurduğu Kale Kalıp’ın savunma projelerine girmesiyle bir evrim süreci başladı.”

Bir yıl içinde 30 sertifika aldı

KALIP üretimi gibi incelik ve metal işleme becerisi gerektiren bir operasyonun savunma sanayinde kendilerine avantaj sağladığını belirten Osman Okyay, “İlk proje 1987’de omuzdan havaya atılan Stinger füze projesiydi. Hollanda, Almanya ve Yunanistan’dan oluşan Avrupa ayağında biz de vardık. Stinger’de ürettiğimiz 22 parça yer aldı. Sonra İngilizlerin Rapier füze projesinde gövde ve kanatların üretimi işi alındı. Ardından da havacılık sanayi için üretim kararı çıktı. Bir yıl içinde ISO9001 benzeri 30 sertifika almamız gerekiyordu, aldık. Şimdi Gebze’de Kale Havacılık bünyesindeki fabrikamızda havacılık sanayine katkıda bulunuyoruz” dedi.

Koç: Savunma sanayinin gelişimine katkı sağlıyoruz

İstanbul’da 10’uncusu düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda (IDEF) bulunan Koç Savunma Sanayii Grubu şirketleri Otokar, RMK Marine, Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri ve Katron stantlarını ziyaret eden Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, şunları söyledi: “Savunma Grubu, bugün Türkiye savunma sanayisinde faaliyet gösteren en büyük özel girişim oldu. Kara, deniz ve bilgi teknolojileri alanlarındaki çalışmalarımızla savunma sanayisi, Koç Holding’in büyüme stratejileri arasında yer alan bir sektör haline geldi. Şirketlerimiz Otokar, RMK Marine ve Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri’ni görev aldıkları projelerde ve her türlü çalışmalarında destekliyoruz. Önemli olan şirketlerimizle birlikte teknolojiye hakim ve sahip olarak savunma sanayisinin gelişimine katkı sağlamak ve ülkemiz için katma değer yaratmaktır.”

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı