Gündem Haberleri

    ABD 2010'a girerken bu cevapları arıyor

    Forbes
    30.12.2009 - 13:21 | Son Güncelleme:

    ABD ekonomisi 1970’li yıllardan bu yana ekonomik ve siyasi açıdan yaşadığı en kötü on yılı geride bırakırken, hâlâ cevapsız kalan bazı sorular var.

    Forbes dergisinde yayımlanan bir haber analizde, geride kalan onyılda ABD ekonomisinin halen yanıt veremediği sorular olduğuna dikkat çekildi.

    İşte ABD ekonomisine yönelik akıllara takılan 9 soru ve cevapları;

    1. Cari açık ve ülke borcu ABD’yi batıracak mı?

    Hayır. ABD ekonomisi o kadar güçsüz değil. Ancak yüksek seviyedeki borç büyümeyi durdurabilir ve yeni iş olanakları yaratılmasını engelleyebilir. Bu konuda Japonya’nın 1990’lı yıllarda yaşadığı kriz ve sonrasında yaşanan gelişmelerden ders alınması gerekiyor.

     

    2. Sağlık reformunun maliyeti ABD ekonomisine büyük zarar verir mi?

    İnovasyonların durması durumunda ülke ekonomisi bu reformdan fazlasıyla etkilenebilir. Obama’nın sağlık reformuna yönelik en büyük endişelerden biri, hükümetin sektöre fazlasıyla müdahale etmesinin tıbbi bakımına yönelik inovasyonların önüne geçmesi.

     

    3. İşsizlik oranı hep yüksek mi olacak?

    Bu durum aslında işsizliğin nasıl tanımlandığına bağlı. Resmi olarak tam zamanlı çalışanların kayıtlarına bakıldığında, uzun yıllar boyunca yüksek kalacak gibi görünüyor. Ancak yarı zamanlı ve dönemsel işçiler bazında oranların kısa zamanda yükseleceği söylenebilir.

     

    4. ABD’de düşük gelirli kesiminin bilgi ekonomisinde yeri var mı?

    Ne yazık ki bu ihtimal çok düşük. Bu yüzden ülkede devlet okullarındaki eğitimin revizyondan geçmesi gerekiyor ve ilköğretime bir takım yeniliklerin getirilmesi gerekiyor.

     

    5. ABD ekonomisi için enflasyon mu yoksa deflasyon mu daha büyük bir tehlike?

    Bu sorunun net bir cevabı bulunmuyor. Rekabetçi küresel ticaret, fiyatların düşmesine neden oluyor. Ancak değer kaybeden dolar ise fiyatları yükseltiyor. 2001 yılından bu yana, bu iki durumda herhangi bir değişiklik gözlenmedi. Hükümetin para politikaları konusunda net bir tavır sergilememesi ise durumun bir süre daha böyle devam edeceğini gösteriyor.

     

    6. Sosyal güvenlik için dinamizmden vazgeçilmeli mi?

    Kimse ABD’nin, Batı Avrupa’nın sosyal demokrasi modeli için yıllardır sürdürdüğü dinamizm, inovasyon ve sosyal hareketlilikten vazgeçmesi gerektiğini söylemiyor. Ancak siyasi liderliğin yokluğunda, ABD’de sosyal güvenlik yerle bir olabilir.

     

    7. ABD, enerji bağımlıklarından kurtulabilir mi/kurtulmalı mı?

    Ülkenin enerji bağımlılıklarından kurtulması güzel bir gelişme olabilir ancak bu durum birçok farklı anlama gelebilir. Doğa yanlısı çevreciler için, enerji bağımlılıklarından kurtulmak daha az enerji tüketmek demek. İlk olarak ABD’nin çıkarlarını savunanlar içinse, ticarete önemli kısıtlamalar getirmek ve küresel ekonomiden çekilmek anlamına geliyor. Ancak her iki seçenek de ekonomiye zarar verecektir. Yapılması gereken şey, enerji maliyetlerinin muhasebesini iyi yapmak.

     

    8.Çin dost mu düşman mı?

    Şu anda dost ama bir yandan da potansiyel düşman. Çinli politikacıların en büyük endişeleri, ülke içi güvenliği sağlamak. Liderler şu anda büyümesi devam eden ekonominin temel gereksinimlerinin farkında. ABD ise dünya ekonomisindeki dinamikleri değiştiren Çin ile ilişkilerinde dikkatli hareket etmek zorunda kalıyor.

     

    9. Radikal İslamcı örgütler dinden mi yoksa öfkeden mi besleniyor?

    Radikal İslamcılarım dinden çok ekonomik ve sosyal sıkıntıların yaratığı öfkeden kaynaklanıyor olabilir.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı