Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Abant Platformu'na Fethullah Hoca gölgesi

    Hürriyet Haber
    11 Temmuz 1999 - 00:00Son Güncelleme : 11 Temmuz 1999 - 00:01

    Fethullah Gülen'e yakınlığıyla bilinen Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nca Abant'ta bu yıl 2'ncisi düzenlenen ‘Dinde Yeni Ufuk Arayışları Toplantısı’, Gülen'in devleti ele geçirme iddialarıyla başlayan tartışmaların gölgesinde kaldı. Kamuoyunda büyük gürültü koparan Gülen'le ilgili bu tartışmalar, hem toplantıya üye ve izleyici katılımını olumsuz yönde etkiledi, hem de ‘Din-Devlet-Toplum’ ilişkilerinin ele alındığı komisyonlardaki üyelerin konuşma tonlarında etkili oldu.

    100'ü aşkın üyenin geleceği düşünülen toplantıya katılım 50 civarında kalınca, gözlemci olarak davet edilen bazı isimler de üye yapıldı.

    DİKKATLİ ÜSLUP

    Cuma günü başlayan toplantıda konuşmacıların sözcükleri özenle seçip çok dikkatli bir uslup kullanmaları göze çarptı. 28 Şubat süreci, irtica ile mücadele yasaları ve başörtüsü gibi son dönemin önemli gündem maddelerinin es geçilmesi çok dikkat çekiciydi. Hatta bu bazı üyelerin tepkisine de neden oldu. Vakıf yöneticileri, bu konuların gündeme gelmeme nedenini, ‘‘Polemiğe yol açabilecek somut konulardan uzak durup, dinle ilgili daha genel konular üzerinde durmayı doğru bulduk’’ diye açıkladılar.

    ATATÜRKÇÜLÜK TARTIŞMASI

    Bazı üyeler ise Atatürkçülük ve Devletçiliği öne çıkaran konuşmalar yaptılar. Sinema Yönetmeni Halit Refiğ, ‘‘Atatürkçülük bir ideolojidir ve bunun da olması gerekir’’ derken, Doç.Dr. Durmuş Hocaoğlu, ‘‘Her namuslu insan devletçi olmalıdır. Devleti olmayanın nikahı bile düşer. Ancak, devletin de kontrol edilmesi gerekir’’ dedi. Refiğ'in Atatürkçülük ile ilgili sözlerine, FP Grup Başkan Vekili Bülent Arınç, şu yanıtı verdi:

    ‘‘Her ideolojide baskı, dayatma ve yaptırım vardır. Demokratik devlet ise herkese eşit mesafede olmak zorundadır. Bunun için şu anda resmi ideoloji olan Atatürkçülüğün bundan çıkarılıp, siyasi bir tercih haline getirilmesi gerekir. İsteyen sonuna kadar Atatürkçü olabilmeli, ancak istemeyenin de başka tercihleri olabilmeli.’’

    DEVLETE SEMPATİ MESAJLARI

    Toplantının en tartışmalı oturumlarına sahne olan ‘‘Din-Devlet İlişkileri’’ komisyonunun dün açıklanan raporunda, ‘‘Gülen ile ilgili iddialara yanıt’’ yorumlarına yolaçan devlete yönelik sempati mesajlarının bulunması göze çarptı. Rapordaki şu ifadeler dikkat çekti:

    ‘‘19'uncu yüzyıl Osmanlı toplumunda başlayan ve Atatürk ile büyük atılım yapan ve amacına ulaşan çağdaşlaşma çabaları, dinin özüne değil din olarak kabul edilen geleneğe, tezahürlere ve eskimiş kurumlara karşı tavır aldı. Bu oluşum sürecinde tıpkı Batı'da olduğu gibi bazı sıkıntı ve sürtüşmelerin yaşanması doğaldır. Dine ve manevi alana bir dönüş yaşanmaktadır. Türkiye de bu gelişmelerin dışında değildir. Ancak ilk başta tarihsel ve geleneksel İslamı sürdürme çabaları ortaya çıksa da, dine yöneliş sürecini yaşayan kesimler çağdaş cumhuriyetin demokratik ve özgürlükçü hedefleriyle, ekonomik dinamizmiyle İslamın özünde varolan yüksek değerler arasında tam bir örtüşmenin bulunduğu bilincine ulaştı.Bu sebeple de toplumumuzda gözlemlenen bu çağdaş yöneliş, Osmanlı'nın yıkılış dönemindeki geleneksel tepkiyle ve geriye dönüş özlemiyle benzeşme göstermez.’’



    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı