ABAD'ın 'Dil Bilgisi' kararı AB'deki Türklere geniş haklar kazandırdı

DHA
16.08.2014 - 14:18 | Son Güncelleme:

Avrupa Birliği Adalet Divanı ABAD'ın, Almanya'ya gelecek yabancı eşlerde dil bilgisi şartı aranmasını kaldıran kararının yankıları sürüyor.

ABAD, dil şartı nedeniyle Almanya'ya aile birleşimi vizesi alamayan Türk Vatandaşı Naime Doğan'ı, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında 1970 yılında imzalanan Mevcut Hakların Korunması Anlaşması'na dayanarak haklı buldu.

Söz konusu anlaşma AB'deki Türklerin haklarının kötüleştirilemeyeceği hükmünü içeriyor. Ancak Almanya ABAD'ın Naime Doğan kararını çok farklı yorumladı. Almanya İçişleri Bakanlığı'na göre ABAD, mevcut düzenlemede istisnai şartların dikkate alınmamış olduğuna vurgu yaptı. Almanya sadece, coğrafi şartlardan ötürü dil kursuna katılma imkanı olmayan ya da bir boyunca dil sınavını geçemeyenlerin aile birleşiminde Almanca dil sınavından muaf olacağını açıkladı.

“ALMANYA KARARI YANLIŞ YORUMLUYOR”

Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari İlimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Gümrükçü, Almanya'nın kararı yanlış yorumladığı görüşünde. Gümrükçü, ABAD kararının, 1970 yılından sonra AB ülkelerinde Türk vatandaşlarının hakları kısıtlayan tüm değişiklikleri ortadan kaldırdığını söyledi. Ayrıca kararın sadece Almanya'nın Türk vatandaşlarına aile birleşimi vizesi için dil şartını kaldırmakla sınırlı olmadığına dikkat çekti. Gümrükçü, “Almanya bu kararı sadece Almanca öğrenmede zorluk çekenler için geçerli olduğu şeklinde yorumluyor. Bu yorum mahkemenin kararını inkar anlamına gelmektedir, topu taca atmaktır. Karar sadece dil kursunu ortadan kaldırmıyor, Türklere İtalyanlar, İspanyollar gibi eşitlik sağlıyor” diye konuştu.

ÜÇ KONU ÇOK ÖNEMLİ

Türk Üniversiteliler Derneği'nin (TürkÜnid) ile TD- Platform'un girişimiyle Köln'deki Bahçeşehir Üniversitesi Akademisi'nde düzenlenen toplantıda Prof. Dr. Harun Gümrükçü şunları söyledi: “Kararda, Almanya'da işi olan kişinin eşini buraya getirebileceği belirtiliyor. Aksi takdirde kişi, eşi için Türkiye'ye gitmek zorunda kalacak ve işini kaybedecektir. Bu bağlamda Almanya dil sınavı şartı koymadan aile birleşimi vizesi vermek zorunda. Ayrıca bu kararla Almanya'da yaşayan bir Türk vatandaşının aile fertlerine vize almadan Almanya'ya gelme hakkı doğmuştur. Burada anne, baba, kardeş, amca, dayı, hala ve teyzeyi anlamak gerek. Bu kişiler örneğin Almanya'da bir düğün varsa vize almadan buraya gelebilirler. Bir diğer konu; artık 16 yaşına kadar olan çocuklar anne ve/veya babası Almanya'da yaşıyorsa buraya vize almadan gelebilirler. Hatta ailenin bu çocuğa bakacak maddi güce sahip olması da gerekmiyor. Gerekirse Alman devleti sosyal yardım vermek zorunda.”

“KURS PARASI İÇİN DAVA AÇILABİLİR”

ABAD'ın son kararının kamuoyuna iyi anlatılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Gümrükçü sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim görevimiz bu geniş kararı kamuoyu ile paylaşmak ve bunun hayata geçmesini sağlamak. Almanya, 'bu kararı tanımıyorum' demiyor, sadece yanlış yorumluyor. Almanya'nın bu şartları hayata geçirme gibi bir arzusu yok. Az önce belirttiğim üç hakkından biri elinden alınan vatandaşlarımızın hızlı bir şekilde Almanya'ya tazminat davası açması lâzım. ABAD bu kararda çizdiği çerçevede, 'Türk işçilerinin aile birleşimine zorluk getiremezsiniz. 1970'deki durum ne ise onun gerisine doğru gidemezsiniz' diyor. O zamandan beri getirilen tüm kötüleştirmelerin hukuken geçerli olmadığı vurgulanıyor. Bu ABAD kararının bütün Avrupa Birliği ülkelerini bağladığını bilmek gerekiyor. Diğer AB ülkelerinde de 1970'den sonra Türkler aleyhine yapılan tüm düzenlemeler geçersizdir.”

Prof. Dr. Harun Gümrükçü, Almanya'dan aile birleşimi vizesi alabilmek için bugüne kadar 231 bin 500 kişinin Almanca kursuna gittiğini belirtti. Gümrükçü, kursa giden bu kişilerin dava açarak Almanya'dan kurs paralarını isteme hakları olduğunu ifade etti. Harun Gümrükçü ayrıca, kararın yorumlanması için Türk ve Alman uzmanlardan oluşan bir komisyon kurulması görüşünü de ileri sürdü.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı