Gündem Haberleri

GÜNDEM

    AB yolunda Türkiye paneli

    Hürriyet Haber
    25.10.2005 - 16:00 | Son Güncelleme: 25.10.2005 - 16:00

    İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB) Koordinatörü Nazan Moroğlu, hükümet yetkililerinin Avrupa Birliği (AB) konusundaki tutumunu eleştirerek, “AB konusunda, Olli Rehn'e mantı açmakla, Gerhard Schröder'e iftar vermekle iş bitmiyor” dedi.

    Moroğlu, İKKB tarafından The Marmara Oteli'nde düzenlenen ”Cumhuriyet'in 82. Yılında AB Yolunda Türkiye” konulu panelde yaptığı konuşmada, cumhuriyetin ilk yıllarına bakıp bugün değerlendirildiğinde durumun tek kelimeyle “üzücü” olmaktan da öte ”ürkütücü” olduğunu ileri sürdü.

    Eğitimin birliği ilkesinin göz ardı edildiğini, din ağırlıklı eğitim modelinin özendirilmeye çalışıldığını savunan Moroğlu, özel okulların ve özel üniversitelerin desteklenmesi adı altında tarikat okullarının teşvik edilmeye çalışıldığını savundu.
    Moroğlu, çağdaş kılık kıyafet yerine dinsel simgelerin tercih edilmesinin neredeyse özendirildiğini, Medeni Kanun'un resmi nikah koşulunun göz ardı edilmeye çalışıldığını öne sürdü.

    Nazan Moroğlu, üniversitelerin medreseleştirilmeye çalışıldığını, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın'a karşı takınılan tutumun bunun en somut örneği olduğunu söyledi.

    AB VE TÜRKİYE

    Moroğlu, Türkiye'nin AB'ye üyeliği konusunda diğer üye ülkelere uygulanmayan kriterlerle karşı karşıya kaldığını ifade ederek, “AB Parlamentosu'ndan Türkiye'ye müfettiş edasıyla gelenler her türlü direktifi vermeye kendilerinde cüret bulabilmektedirler” dedi.

    AB'nin Türkiye'ye karşı çifte standart uygulandığını kaydeden Moroğlu, Müzakere Çerçeve Belgesi'nin kabul edilmesinden henüz bir ay bile geçmeden Türkiye'nin kabul etmesi mümkün olmayan taleplerin sıralandığını kaydetti. Moroğlu, “AB konusunda, Olli Rehn'e mantı açmakla, Gerhard Schröder'e iftar vermekle iş bitmiyor” dedi.
    Moroğlu, Türkiye'nin AB konusunda onurlu bir tavır göstermesi gerektiğini söyledi.

    “TÜRKİYE TESLİM ALINMAK İSTENİYOR”

    Eski Devlet Bakanı Önay Alpago da, Atatürk'ün devrimlerini yaparken batılı kurumları örnek aldığını vurgulayarak, “Ancak batılı olmak başka, batıcı olmak başka şeydir. AB'de eşit üye olmak başka, teslimiyet başka şeydir. Şu anda Türkiye teslim alınmak isteniyor” diye konuştu.


    Türkiye'nin önüne diğer AB üyesi ülkelerden istenmeyen kriterlerin konulduğunu savunan Alpago, Türkiye'den serbest dolaşım hakkından vazgeçmesi, “Ermeni soykırımını” ve Güney Kıbrıs'ı tanımasının istendiğini dile getirdi.
    Hükümet yetkililerinin AB karşısındaki tutumunu eleştiren Önay Alpago, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın rektörlere karşı kullandığı sinirli dilin yarısını AB'ye karşı kullanmasını istiyoruz” dedi.

    İstanbul Barosu Başkanı Kazım Kolcuoğlu ise AB konusuna ”karşıt-yandaş” ya da “ak-kara” olarak bakmak yerine, AB'nin Türkiye'ye ne getirip, ne getirmeyeceği şeklinde bakılması gerektiğini söyledi.

    Kolcuoğlu, Türkiye'ye çifte standart uygulandığını ve Türkiye'ye ikinci sınıf bir üyeliğin dayatılmaya çalışıldığını savundu.

    Radikal Gazetesi yazarı Yiğit Bulut da, AB'nin maddi ve manevi olarak Türkiye'ye verebileceği hiçbir şeyin olmadığını ileri sürerek, Türkiye'nin de AB'ye alternatif olabilecek bir projesinin bulunmadığını, ancak Türkiye'nin birileri tarafından Ortadoğu'ya çekilmesine de izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.

    Cumhuriyet Gazetesi yazarı Ümit Zileli ise AB ülkelerinin Türkiye'den adeta intikam alma peşinde olduklarını savunarak, “AB projesi, Türkiye'nin sömürgeleştirilmesidir. Türkiye ekonomik ve siyasi olarak köleleşmenin eşiğine getirilmiştir. Türkiye tüm yumurtalarını aynı sepete koymamalıdır” diye konuştu. 

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı