AB ve Türkiye: Evrensel ve Bölünmez Değerler için El Ele

Hürriyet Haber
08.10.2011 - 16:27 | Son Güncelleme:

Avrupa Birliği (AB) demokrasi, insan hakları, temel hak ve özgürlükler ve hukukun üstünlüğü ilkeleri üzerine kurulmuştur. Gerek AB gerekse 27 Üye Ülke içinde bu hak ve özgürlükler, AB yasaları ve Avrupa genelinde antlaşmalar da dahil olmak üzere birçok mekanizma aracılığı ile garanti ve koruma altına alınmıştır. AB, diğer ülkeler ve bölgelerle olan ilişkilerinde de insan haklarına büyük önem vermektedir.

Üçüncü ülkelerle gerçekleştirilen AB antlaşmaları, temel insan hakları ve demokratik ilkelerin taraflar arasındaki ilişkinin varlığı için "vazgeçilmez unsurlar" olduğunu belirten maddeler taşır.  

AB, Türkiye gibi AB'ye aday ülkelerden de insan hakları ve demokratik değerleri desteklemesini ve korumasını bekler ve Türkiye'nin siyasi kriterlerde gösterdiği ilerlemeleri yakından izler. Bu alanlarda uygulanan reformlarda kaydedilen gelişmeler ise her yıl yayınlanan 'Düzenli Rapor'da yer alır.

AB üyeliği için "Siyasi Kriterler"

1993 yılında yapılan Kopenhag Zirvesinde AB, tüm aday ülkeler için geçerli olan 'AB üyelik kriterlerini' tanımlamıştır. İlk kriter de: Demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve azınlıkların korunmasını ve sayılmasını garanti eden istikrarlı kurumların mevcudiyetini şart koşan "siyasi kriter"dir.

Birlikte Nasıl Çalışıyoruz?

Yıllar içerisinde AB'nin Türkiye'deki ana odak noktası, insan hakları ve demokratikleşme projelerine katılım yoluyla gerek idareye gerekse sivil topluma katkıda bulunmak ve Türkiye'yi AB'ye katılım hazırlıklarında desteklemek olmuştur.

AB tarafından mali destek sağlanan birçok projenin ortak hedefi, insan hakları ilkelerinin en yüksek standartlarda ve her seviyede uygulanması konusunda Türk kurumlarına destek olmaktır. Kurumsal reformları da içeren bu projelerden bazıları, örneğin adalet sektörünü güçlendiren reformları, kolluk güçlerinin, hâkim ve savcıların Avrupa İnsan Hakları Standartları konusunda bilgilendirilmelerini, insan hakları reformlarının uygulanmasını ve bağımsız İnsan Hakları Kurumunun ve bağımsız şikâyet mekanizmasının oluşturulmasını amaçlamaktadır.

Kısa Bilgiler ve Rakamlar

" Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) tarafından gerçekleştirilen Türkiye'de Sivil Toplumun Gelişiminin ve Sivil Diyaloğun Desteklenmesi projesi kapsamında, ülke genelinde 152 STK'nın 545 üyesine bilgilendirme ve kapasite geliştirme hizmetleri sağlanmıştır.

" DİHAA 1999'dan bu yana, sadece Türkiye'de toplam 17 milyon avroluk bir bütçe ile 107'den fazla proje finanse etmiştir.

Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Aracı (DİHAA) ise, sivil toplumun insan hakları ve demokrasiyi Türkiye'de geliştirmeye yönelik çalışmalarında AB'nin sağladığı temel destek araçlarından birisidir. Sivil toplum faaliyetleri siyasi gündemi ve kamu tartışmalarını zenginleştiren daha açık, daha katılımcı, daha dinamik ve daha demokratik bir toplumun gelişimine yardımcı olur.

Dinamik bir sivil toplum, katılım sürecinin aday ülke ile AB arasındaki teknik bir prosedürden öteye götürülmesine de katkıda bulunabilir. AB bu nedenle, Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM, www.stgm.org.tr) ve Sivil Toplum Kuruluşları için Teknik Yardım (TACSO, www.tacso.org ) programları yoluyla da hem sivil toplumun geliştirilmesini, hem de AB ile Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları arasındaki diyaloğu desteklemektedir.

DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARI İÇİN AVRUPA ARACI TÜRKİYE PROGRAMI/images/100/0x0/55eb6a8cf018fbb8f8bfb0f0

Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Aracı (DİHAA), sivil toplum girişimlerine verdiği destek yoluyla dünya genelinde demokrasiyi, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü ve temel özgürlükleri ilerletmeyi amaçlayan bir AB programıdır.

DİHAA demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyı arttırmak ve güçlendirmek için sivil topluma hibeler yoluyla doğrudan destek sağlar.

2007-2013 dönemi için DİHAA'nın dünya genelindeki bütçesi 1,104 milyar avrodur.

2011 yılında Türkiye'ye tahsis edilecek bütçenin 3 milyon avroyu aşması beklenmektedir.

Desteklenen projeler şu konuları ele almaktadır: ifade özgürlüğü ve bağımsız medya, adalete erişimin iyileştirilmesi, işkence ve cezasızlıkla mücadele, kültürel çeşitliliğin korunması ve sayılması, korunmasız ve azınlık grupların hakları, insan hakları eğitim programları, özellikle yeterli temsil edilmeyen gruplar için siyasi temsil ve katılımın arttırılması (cinsel yönelim temelinde ayrımcılık, kadınlar, gençler ve Romanlar dâhil olmak üzere).

TÜRKİYE'DEKİ DİHAA FAALİYETLERİ HAKKINDA NASIL DAHA FAZLA BİLGİ EDİNEBİLİRİM?/images/100/0x0/55eb6a8cf018fbb8f8bfb0f2
DİHAA e-posta:
delegation-turkey-dihaa@eeas.europa.eu

DİHAA'nın dünya genelindeki faaliyetleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için:
http://www.avrupa.info.tr/EUCSD,Dihag_Revised.html

Kadına yönelik şiddetin önlenmesine AB desteği

Bir DİHAA projesi olan "Kadına Yönelik Şiddeti Önlemek için Köprüler Kurmak", Mor Çatı Kadın Sığınma Evi Vakfı tarafından, proje ortakları Van Kadın Dayanışma Derneği (VAKAD), İzmir Kadın Dayanışma Derneği ve Avusturya Kadın Sığınakları Ağı ile işbirliği içinde yürütülüyor. Proje, sığınma evlerinde kadınlara sağlanan desteği arttırmayı, yerel idarelerin aile içi şiddetle mücadelede daha aktif olabilmeleri için kapasitelerinin arttırılmasını ve dayanışma merkezleri ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu arasında bilgi ve deneyimlerin paylaşımını arttırmayı amaçlıyor.

Mor Çatı gönüllüsü ve sosyal hizmet danışmanı olan Fatma Mefkûre şöyle diyor:
"Bu proje kadınlara 'yardım' etmiyor; onun yerine, kadınları güçlendiriyor ve onlara kendi hayatları üzerinde söz sahibi olma olanağı sağlıyor. " Ve ardından ekliyor: "Buna ek olarak, her kadın yasal, sosyal ve psikolojik Destek alıyor."

İnsan Hakları Savunucularını Tanıyor musunuz?

AB'nin insan haklarından sorumlu dış politikasının önceliklerinden birisi, İnsan Hakları Savunucularını (İHS) desteklemektir. Temel insan haklarını savunmak ve desteklemek için kendi yaşamlarını riske atan bu insanlar, yaşadıkları toplumlarda değişime önayak olan başlıca itici gücü oluşturmaktadır.
 
İnsan hakları savunucuları kimlerdir?

İHS'ler dünya genelinde meydana gelen insan hakları sömürülerini ortaya çıkarmak ve kınamak için, hiçbir koruma veya takdir olmaksızın perde arkasından çalışmaktadırlar. İHS'ler çoğu zaman sessiz mağdurları temsil etmekte ve barışçıl bir şekilde uygar, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel haklara saygı için savunuculuk yapmaktadırlar. İHS'ler kişilerin ifade özgürlüğü, toplanma ve hareket hakları için, işçi haklarına saygı için, beslenme hakları ve çok daha fazlası için kampanyalar yaparlar. Çoğu zaman medyayı kullanan İHS'ler kadın ve çocuklar, azınlıklar, mülteciler ve yerli halklar gibi korunmasız grupları aktif olarak desteklerler. Ancak hala birçok ülkede, bu kişiler ulusal güvenliğe ve çıkarlara bir tehdit olarak görülebilmektedirler.

"Herkesin, bireysel ve/veya başkalarıyla birlikte, ulusal ve uluslararası düzeyde insan haklarının ve temel özgürlüklerin korunmasını ve gerçekleştirilmesini geliştirme ve isteme hakkı vardır" (BM İnsan Hakları Savunucuları Bildirgesi Madde 1, 1998)

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, AB Üye Devletlerinin Türkiye'deki Temsilcilikleri ile birlikte, Türkiye'de İnsan Hakları Savunucularını desteklemek ve savunmak üzere yerel bir strateji benimsemiştir. Bu yerel strateji -"Türkiye'de İnsan Hakları Savunucularına Yönelik Rehber İlkeler" - İHS'lere etkin destek sağlanması ve durumlarının izlenmesi konularında Türkiye'deki AB Üye Devlet Temsilciliklerine operasyonel bilgiler sunmaktadır.

2008'den bu yana, DİHAA çerçevesinde, Türkiye'de insan hakları savunucularının desteklenmesi ve korunması alanında uzmanlaşan STK'larla 11 proje uygulanmıştır.

Mülteci hakları için daha iyi koruma

DİHAA çerçevesinde finanse edilen bir başka proje ise Van ilinde Türkiye İnsan Hakları Vakfı ile ortaklaşa yürütülen "Mülteci, Sığınmacı ve Uluslararası Korunmaya Muhtaç Diğer Kişilerin Haklarının Etkin Korunması" projesi.

Temmuz 2011'de tamamlanan proje kapsamında, uluslararası korunmaya muhtaç kimseler için Van'da bir Danışma ve Destek Merkezi kurulmuş ve bu yolla çok sayıda mülteci ve sığınmacıya sığınma sistemi, sisteme erişim ve sahip oldukları haklara erişim konularında kayda değer danışma ve destek hizmetleri sağlanmıştır.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Proje Koordinatörü Elçin Türkdoğan:

"Projenin en önemli yönü hedef grubundan kaynaklanıyor: tüm hak ve özgürlüklerden mahrum kalmış, "azımsanan sosyal gruplar" (yani, sığınmacılar, mülteciler ve uluslararası korunmaya muhtaç kişiler). Proje bir yandan, sadece sosyal hayattan değil, haklarına ve kimliklerine erişimden de yoksun kalmış mültecilerin ve sığınmacıların sisteme dâhil edilmelerine yönelik faaliyetler gerçekleştiriyor, diğer yandan da mevcut yapının geliştirilmesi ve iyileştirilmesi için önemli çalışmalar yürütüyor. Projenin uluslararası insan hakları standartlarını gözeterek yapılacak olan yeni yasal ve uygulamaya yönelik düzenlemelere katkıda bulunacağına inanıyorum."

Bunu Biliyor Muydunuz? "Ara… Sessiz Kalma" kadına yönelik şiddetle mücadeleyi hedefleyen ve AB tarafından finanse edilen projelerden birisi

"Ara… Sessiz Kalma" projesi, ilk olarak 2007 yılında Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) ve Hürriyet Gazetesi tarafından, 150.000 avroluk bir AB finansmanıyla uygulandı. Proje bugün, sömürüye ve aile içi şiddete maruz kalan kadınlara yasal, psikolojik ve tıbbi destek sağlayan ve haftanın 7 günü 24 saat hizmet veren bir acil yardım hattı işletiyor.
Aile İçi Şiddet Acil Yardım hattı kapsamında sunulan hizmetler kolluk görevlileri, sağlık birimleri ve hukuk uzmanları ile birlikte hareket eden, özel eğitimli psikologların rehberlik ve denetimi altında yürütülüyor. Çağrı merkezi, sömürü ve aile içi şiddete maruz kalan kadın mağdurlar için ilk irtibat noktasını oluşturuyor.

AB Bilgi ve İletişim Destek Programı çerçevesinde hazırlanmıştır. www.avrupa.info.tr

DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYIN

 

Etiketler:

    Sayfa Başı