« Hürriyet.com.tr

AB ve Hazım Sorunu…

Sevgili Serdar, nihayet AB kapısı açıldı ve ilk adımı attık. 42 yıllık AB yolculuğunda nişan yapıldı ama düğüne kadar başımıza neler gelecek, ne türlü şartlara boyun eğeceğiz kestirmek zor. Demokrasimize karıştılar, daha da karışacaklar. İnsan hakları konusunda ihlalleri ele aldılar, daha da alacaklar... (Sezai BAYAR yazıyor...)

Hürriyet Haber
X

İşkence konusunda karakollardaki falakalı sorgulamayı beğenmediler, bu aletlere veda etmek zorunda kaldık.

Cezaevlerimizin içine kadar girdiler, siyasi mahkumları tahliye ettirdiler.

Dönerimize karıştılar.

Kokoreci yasakladılar.

Balıklarımıza standart istediler.

Hatta hıyarların uzunluğunu bile tesbit ettiler.

Deniz suyundaki tuz oranına el attılar.

Orman yangınları ihmallere dikkat çektiler.

Geçen yıl 17 Aralık’ta müzakerelerin “ucu açık” olmasını şart koştular.

Biz kapalı olsun diye direttik.

Ne yani, bu işin hiç mi mahremiyeti yok.

Uluorta açık uçlu biçimde müzakere etmek meşrebimize uymaz ki.

Neyse “madem siz öyle istiyorsunuz, ucu açık olsun; bizden günah gitti” dedik.

Şimdi de tutturdular “hazım kapasitesi” ne olacak diye?

Yani Avrupa’nun 25 ülkesinde şimdiden bir endişe, bir korku.

Ya hazım kapatisetesinde bir arıza olursa!..

Yani onlar bizi içlerine sindiremezlerse ne olacak?

Tabii bu hazım meselesi çok önemli.

75 milyonluk ülke.

Viyana kapılarına dayanmamızın üstünden 400 yıl geçmiş.

Bu “kapıya dayanmayı” hâlâ hazmedemedikleri belli.

Avusturya’nın son anda gıcıklık yapmasının Hırvatistan’la değil, Viyana kapısıyla ilgili olduğu apaçık ortada.

Ya diğer 24 ülkeye ne oluyor denebilir.

Bu hazım meselesi hepsini ilgilendiriyor.

Bizim onları hazmetmemiz umurlarında değil belli.

Onların bizi hazmetmesi önemli.

Ya sindirim sistemleri bozulursa.

Ya onları kabız edersek.

Ya da midelerine oturursak.

Bu hazım kapasitesi mühim.

Önümüzde en az 10-15 yıl var.

Kim öle, kim kala dememeli.

25 ülkeden birinde bir Avrupalı vatandaş eğer “ah barsaklarım” diyorsa bilinki insan hakları ihlali var.

Herhangi bir ülkenin komiseri “kolonumda ağrı var” diyorsa, bilin ki, karakollarda işkence hortladı.

“Ah şimdi ishal olacağım” diyen çıkarsa, bilin ki kırmızı bibere kiremit tozu karıştırmışızdır.

Bu hazım meselesi ve de kapasitesi çok önemli.

Her an, her şey olabilir.

AB’de bizim dışımızda 25 ülke var. 25 de başbakan. Yüzlerce parlamenter. Binlerce bürokrat ve 300 milyonu aşan bir nüfus…

Her gün, her dakika gözümüzü onların sindirim sistemlerine dikmeliyiz.

Ya gizli gizli kokoreç yemişlerse ne olacak?

İşte size müzakereyi askıya alma nedeni.

Zor yola girdik.

Üstelik bu yolun incesi var, kalını var.

Gırtlaktan başlıyor… Ve devam ediyor…

Sevgiler,

Sezai

Kaynak: