Gündem Haberleri

GÜNDEM

    AB üyeliği virajlı bir yol

    Hürriyet Haber
    08 Mart 2005 - 16:31Son Güncelleme : 08 Mart 2005 - 16:31

    AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu üyesi Olli Rehn, müzakerelerinin Türkiye açısından zorlu bir egzersiz olacağını, müzakere sürecinin karşılıklı anlayış, sabır ve kararlılık gerektirdiğini belirterek, "Türkiye’nin AB’ye girişinde yol virajlı olacak" dedi.

    Olli Rehn, müzakerelerinin Türkiye açısından zorlu bir egzersiz olacağını belirterek, "Nihai hedefe ulaşmada, yani Türkiye’nin AB’ye girişinde yol virajlı olacak" dedi. Rehn, Türkiye’nin işkenceyi önleme konusunda kararlı bir tavır sergilemesi ve işkencenin kalan izlerini de yok etmesi gerektiğini söyledi. AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu üyesi Olli Rehn, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, TOBB, TİSK, İKV, YASED ve TÜRKONFED yetkilileri ve işadamlarıyla buluştu. Rehn, toplantıda yaptığı konuşmada, İstanbul’un çok önemli bir konumda bulunduğunu, İstanbul Boğazı’nın da pek çok edebiyatçıya ilham verdiğini ifade ederek, "Nobel adayı Orhan Pamuk da yazılarında gerçekçi açıdan çağdaş Türkiye’yi ele alıyor. Orhan Pamuk’un son romanı Kar, aslında bana Kars’ı da ziyaret etme ilhamı verdi" dedi.

    "YOL VİRAJLI OLACAK"

    AB müzakerelerinin Türkiye açısından zorlu bir egzersiz olacağını, müzakere sürecinin karşılıklı anlayış, sabır ve kararlılık gerektirdiğini belirten Rehn, "Nihai hedefe ulaşmada, yani Türkiye’nin AB’ye girişinde yol virajlı olacak. Bizler şu anda yaptığımız gibi, Avrupa Konseyi’nin geçen Aralık’ta aldığı kararlar çerçevesinde müzakerelerin ilerlemesine odaklanacağız" dedi. Türkiye’nin, Ankara Antlaşması Protokolü’nü imzalamasının AB’ye yeni üye olan ülkelerin üyeliğini teyit etmesi açısından önemli olduğunu da belirten Rehn, "Bu önemli bir husus. Avrupa Konseyi’nin müzakerelerin başlaması için koyduğu önemli ön koşullardan biridir" diye konuştu.

    İŞKENCEYE SIFIR TOLERANS

    Türkiye’nin AB üyelik hedefi çerçevesinde gerçekleştirdiği politik reformları takdirle karşıladıklarını ve reform sürecinin kesintiye uğramadan devam edeceğine inandıklarını söyleyen Rehn, "İşkenceye sıfır tolerans, çok kararlı bir şekilde Türk devletinin her kademesinde uygulanmalı ve işkencenin kalan izleri de yok edilmelidir" diye konuştu. Rehn, politik reformların yanı sıra Türkiye’nin istikrarlı bir ekonomik büyümeye ulaşmasının da önemli olduğunu belirterek, ekonomideki olumlu gelişmelerle birlikte doğrudan yabancı yatırımda büyük bir başarının yakalanabileceğini söyledi.

    "KIBRIS'TA ÇÖZÜM İÇİN İVME KAZANMALI"

    Konuşmasında Kıbrıs konusuna da değinen Rehn, Kıbrıs’taki iki toplum arasında daha iyi ilişkilerin kurulmasına yardım edebileceklerini dile getirdi. "Kıbrıs sorunun bütünüyle çözümü için önümüzdeki birkaç ay içinde hız ve ivme kazanmak gerekmektedir. Komisyon, ciddi müzakerelerin BM çerçevesi altında yürütülmesini desteklemektedir" diyen Rehn, AB Komisyonu’nun sorunun çözümü için ciddi çalışmalar başlatmaya hazır olduğunu söyledi.

    "SİVİL TOPLUM İLETİŞİMİNE ÖNEM VERMELİYİZ"

    Rehn, Türk kamuoyunda AB üyeliği ile ilgili bazı çekinceler olduğunu, bu sorunların da sivil toplum örgütlerinin karşılıklı işbirliğiyle çözülebileceğini belirterek, Türkiye’nin ve AB’nin birbirlerini tanımaya ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Rehn, gerek AB gerekse Türkiye’de genç kesimin Türkiye’nin AB üyeliğine daha sıcak baktığını ifade ederek, "Bu bizim için fırsat bunun için sivil toplum iletişimine önem vermeliyiz" dedi.

    "TÜRKİYE’NİN ÜYELİĞİ OBJEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ"

    Toplantıda bir konuşma yapan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Pekin Baran ise, Türkiye’nin son yıllarda ekonomide olumlu adımlar attığını belirterek, Türkiye’nin AB’ye üye olmasıyla AB’nin de önemli kazanımlar elde edeceğini söyledi. Ancak, bazı Avrupa ülkelerinde ve özellikle Fransa’daki son gelişmelerin Türkiye’nin üyeliğinin önüne engeller çıkardığını da ifade eden Baran, "Sonuç olarak bizler şüpheyle bakmaktayız. Helsinki Zirvesi’ne ters düşen bir yaklaşım görüyoruz. Türkiye’nin de diğer aday ülkelerle aynı kriterlere sahip olması gerekir" diye konuştu. Baran, "Türkiye’nin üyeliği AB üyesi ülkelerin yerel politikalarına göre değil, Ankara’nın karşıladığı AB kriterlerine göre objektif olarak değerlendirilmeli" diye konuştu.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı