"Güven Özalp" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güven Özalp" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güven Özalp

AB mecburen değişecek

İngiltere'nin Avrupa Birliği'nde kalıp kalmayacağının belirleneceği yarınki referandumun sonucu ister kalma isterse çıkma yönünde olsun Birlik üzerinde kaçınılmaz etkileri olacak.

23 Haziran tarihi İngiltere açısından olduğu kadar AB açısından da son derece önemli dönüm noktalarından biri niteliğinde. Sonuç ne olursa olsun işlerin olduğu gibi yürütülme ihtimali ve imkânı ‘sıfır’.

İngiltere’deki referandum AB açısından tam bir kumar. AB’nin masadan mutlak kazanan olarak kalkma ihtimali ise yok. ‘Evet’, AB açısından ‘kötünün iyisi’ niteliğinde. ‘Hayır’ ise AB’nin başına çok daha ciddi dert açma riski içeriyor. Her iki durumda da AB’nin dağılma aşamasına gelmemek için zamanlı, gerekli ve kararlı adımlar atması gerekecek.

AB’nin sağ kanattan olduğu kadar sol kanattan karşı karşıya kaldığı ve her geçen gün biraz daha derinden hissettiği darbeler merkez siyasi akımların mevcut durum ve işleyişe göz yummasını imkansız hale getirdi. İngiltere referandumu sonrası eylemsizlik hali gelişmelerden ders alınmadığı anlamına gelecektir ki bunun sonuçları ağır olur.

Hem ‘evet’ hem de ‘hayır’ AB üzerindeki baskıyı artıracak. Siyaseten intihar etmek isteniyorsa tercih edilebilecek en iyi yöntem adım atmayarak statükoyu korumaya çalışmak olacaktır.

Avrupa uzun süredir iyi durumda değil. Siyasi konularda ne yaptığını bilmeyen bir görüntü veriyor. Ekonomi alanında da işlerin iyi idare edildiğini söylemek oldukça zor. Çoğu ülke açısından AB’nin çekiciliği eskiye oranla çok düşük. AB rol model olma konumunu da tamamen kaybetme aşamasında.

AB’yi terk etmek isteyenlerin bu taleplerinde AB’nin eski AB olmamasının etkisi çok yüksek. Siyasi konulardaki görüş ayrılıkları, ulusal egemenlik ve milli çıkarların ortak çıkarların önüne geçmesi, ekonomik krizler ve son olarak AB tarihinde örneğine rastlanmayan boyuttaki mülteci krizi AB’ye bakışı dışarıda olduğu kadar içeride de radikal biçimde değiştirdi.

Giderek sıkça başvurulan bir yöntem olmakla birlikte referandumlar AB’ye pek yaramıyor. AB’de kalma yönünde sonuç çıkması halinde bu AB’nin kazandığı ender referandumlardan biri olacak. İngiltere, üyeliğe devam kararı alsa bile AB mevcut haliyle devam edemez. Devam etmesi hem siyasi açıdan riskli hem de sokakla AB arasındaki uçurumu daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor.

Olası bir ‘AB’de kalma’ kararı doğal olarak Brexit’in yaratacağı etkiye oranla çok daha yavaş ve yatay şekilde gelişecek bir değişimin kapılarını aralayacak hatta AB’yi bu değişime zorlayacaktır. Brexit ise çok daha hızlı ve radikal değişiklikleri beraberinde getirir. AB’de tüm kartların yeniden dağıtılacağı bir durum oluşur ve yatay değişikliklerden çok dikey değişikliklerle karşı karşıya kalınır. Brexit’in AB’nin kimyasını tamamen değiştireceğine kesin gözüyle bakılabilir.

İngiltere’den AB’ye ‘evet’ çıkması Brüksel açısından ‘bilinenlerin’ daha fazla olduğu, daha güvenli bir opsiyon. Brexit ise AB’deki taşları radikal şekilde yerinden oynatma potansiyeli taşıdığından ve taşların nasıl oynayacağını şimdiden net olarak görmek mümkün olmadığından ‘bilinmeyenleri fazla, riski daha yüksek’ bir opsiyon.

Her iki sonucun Türkiye’nin AB süreci üzerinde de er ya da geç belirleyici rol oynaması da kaçınılmaz.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI