"Güven Özalp" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güven Özalp" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güven Özalp

AB kritik dönemeçte

Avrupa Birliği'nin, 'Avrupa ortak projesine' en mesafeli duran üyesi olan İngiltere'de referandumdan çıkan sonuç, Brüksel ve yıllardır izlediği politikalar açısından şu ana kadar yapılmış en ciddi uyarı niteliğinde.

Bir ilk olma özelliğiyle Birlik açısından tarihi bir kırılma olan ayrılma kararı, yeni bir başlangıç olma potansiyeli taşımasının yanı sıra AB’yi yaşam savaşı verir noktaya itme riski de taşıyor. Brexit’in şu andan itibaren yaratmasının garanti olduğu tek şey ise değişim. Bu değişimin kapsamı, derinliği ve yönü AB’nin geleceğini şekillendirecek. Bu yeni şekillenme Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor.

Daha önceki uygulamaların da net şekilde ortaya koyduğu gibi referandumlar AB’ye ve düzenleyenlere yaramıyor. İngiltere’de de bu kural değişmedi. Özellikle İngiltere gibi bir ayağı AB içinde diğeri dışında olan, diğer üyelere oranla daha fazla imtiyaz elde etmesine karşın AB’yle uyuşmazlık düzeyi daimi olan ve son dönemde ulusal egemenlik söylemlerinin tavan yaptığı bir ülke için referandum başından bu yana siyasi bir kumardı. İngiltere Başbakanı David Cameron oynadı ve kaybetti.

Brexit, Türkiye’nin olası üyeliğinin, nüfusunun İngiltere’ye akın edeceği gibi tahminler üzerinden propaganda malzemesi yapıldığı, göç sorununun bilinçsizce konu edildiği, İngiltere’nin AB’den elde ettiklerinin dikkate alınmadığı ya da çarpıtıldığı propagandanın ürünü. Brüksel’in öncelikle ders çıkarması gereken unsuru ise yaşlı neslin Brexit, gençlerin ezici şekilde AB’de kalma yönünde oy kullanması oluşturuyor.

Ayrılık sürecinde izlenecek detaylar teknik anlamda net şekilde belirlenmiş olsa da bunun uygulamaya yansıtılması iki taraf için de zorlu ve sancılı bir süreci kaçınılmaz kılacak. Ayrılık takvimin işlemeye başlaması için İngiltere’nin resmi bildirimde bulunması gerekiyor. Bu bildirim sonrasında tarafların en geç iki yıl içinde ayrılığı sonuçlandırma yükümlülüğü var. Ayrılık anlaşması taraflarca imzalanıncaya kadar İngiltere, AB üyesi olmayı sürdürecek. Bu süre içinde AB’ye yönelik yükümlülükleri ve üyelikten kaynaklanan hakları geçerli olacak.

Brexit sonrası AB’nin önceliği, Fransa başta olmak üzere çok sayıda ülkeyi etkileyebilecek bir domino etkisi oluşmasını engellemek. İngiltere ile ilişkilerin ise ekonomi ağırlıklı olarak ortak çıkarlar temelinde yapılanması öngörülüyor. İngiltere’nin ayrılıkla birlikte AB için ‘üçüncü ülke’ konumuna düşeceğinin de altının çizilmesi gerekiyor. AB’nin yeni bir model oluşturması ve daha esnek bir yapıya bürünmesi de artık kaçınılmaz. Çok çemberli, dış çemberden merkeze gittikçe entegrasyon düzeyinin arttığı bir yapılanma üzerinde en çok durulan teori konumunda.

İngiltere, kampanya dönemini bir kenara bırakırsak, Türkiye’nin en önemli destekçileri arasındaydı. Önemli bir desteğin kaybedilmesi ve yeni şekillenmenin bilinmezliği mevcut yapı içinde Türkiye açısından risk oluşturuyor. Bununla birlikte entegrasyon yapısının farklı şekilde oluşması, çok vitesli yapının yerleşmesi, esnekliğin artması Türkiye’nin sürecini olumlu yönde etkileyebilir. AB’nin değişimi Türkiye açısından büyük önem taşımakla birlikte her şeyden önce Ankara’nın stratejik hedefine gerçekten bağlı olup olmadığına karar vermesi ve ona göre hareket etmesi gerekiyor. Mevcut iç trendler Türkiye’nin içinin doldurulmasına katkıda bulunacağı farklı bir ilişkinin de değerlendirilmeye alınmaya başladığına işaret ediyor.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI