Gündem Haberleri

GÜNDEM

    AB, ırkçılık ve Hıristiyan kulübü eğilimi etkisinde

    Hürriyet Haber
    04.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Başbakan Bülent Ecevit, ‘‘Uluslararası Avrupa Birliği Şûrası’’ açılışında Türkiye'nin Avrupalı kimliğini tartışanlara yüklendi. Ecevit, Avrupa'da ırkçılığın ve Hıristiyan klübü eğiliminin etkilerini sürdüğünü söyledi.

    Avrupalıyız

    Orta Asyalı'yız

    Kafkasyalı'yız

    Ortadoğulu'yuz

    Karadenizli'yiz

    Doğu Akdenizli'yiz

    BAŞBAKAN Bülent Ecevit, Türkiye'nin Avrupalı kimliğini hálá tartışma konusu yapanlara sert çıktı. Ecevit, Avrupa'daki kimi çevrelerin bu davranışını ‘‘aymazlık’’ (gaflet) olarak niteledi.

    Ecevit, The Marmara Oteli'nde düzenlenen ‘‘Uluslararası Avrupa Birliği Şûrası’’nın açılışında yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

    ‘‘Cumhuriyet Türkiyesi, Avrupa Konseyi'nde üyedir. Avrupa Birliği'nin ortak üyesidir. NATO üyesi olarak Avrupa'nın güvenliğine büyük katkılarda bulunmuştur. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği ilişkisi kurmuştur. 20'nci Yüzyıl sona ererken de Avrupa Birliği üyeliğine aday olmuştur. Türk Ulusu'nun Avrupalılığı, coğrafi açıdan da, tarihsel açıdan da, kültürel açıdan da yadsınamaz. Ama Türk Ulusu sadece Avrupalı değildir. Aynı zamanda Orta Asyalı'dır. Ortadoğulu'dur, Kafkasyalı'dır. Karadenizli, Doğu Akdenizli'dir. Türk Ulusu'nun bu karma kimliği, Avrupalılık açısından onun bir eksikliği değil, zenginliğidir.’’

    Ecevit, şûra toplantısına ev sahipliği yapan İstanbul'un iki yakasının da Avrupa ile Asya'yı bölen değil, bütünleştiren bir etken olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:

    ‘‘Bu gerçeklere karşın, Avrupa'da kimi çevrelerin hala Avrupalı kimliğimizi tartışmaları ilginç bir aymazlık örneğidir. Kanımca bunun iki nedeni vardır. Nedenlerden biri ırkçılığın Avrupa'da hálá önemli bir etken olmasıdır. Biri de Avrupa Birliği'ni, bir Hıristiyan Kulübü görme eğiliminin hálá etkisini bir ölçüde sürdürmesidir. Son yıllarda yapılan kamuoyu yoklamaları, Batı Avrupalılar'ın, 3'te 2'sinin ırkçı olduğunu göstermiştir. Bundan bir çok Avrupalı'nın vicdan azabı duymaya başladığı Avusturya'daki son seçim sonuçlarına gösterilen tepkiden bellidir. Oysa Türkler'de ırkçı ayırımcılığı kavramı yoktur ve olamazdı. Çünkü Türkiye bağlamında Türk Ulusu, değişik ülkelerden, değişik dinlerden, değişik etnik kökenlerden gelen insanların yüzyıllar boyunca ayırımsız kaynaşmalarının ürünüdür.’’

    Avrupalılıkla Türklük iç içe

    İstanbul'un fethinden sonra, yüzyıllarca vezirlerin ve sadrazamların büyük bir bölümünün de Hıristiyan kökenli Avrupalı devşirmeler olduğunu belirten Başbakan Bülent Ecevit, ‘‘Yüzyıllar boyunca Avrupalılıkla Türklük böylesine iç içe geçip bütünleştikten sonra, Türk Ulusu'nun Avrupalılığı tartışılamaz’’ dedi.

    TÜRKİYE LAİKLİK KANITI

    Ecevit, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ‘‘Türklükle Avrupalılığın bütünleşmesine, çağımızda eklenen çok önemli bir etken de Cumhuriyet Türkiyesi'nde, laikliğin benimsenmiş ve kökleşmiş olmasıdır. Laiklik, dinle devlet yönetiminin birbirinden ayrılmasını sağlayarak, ülkemizde demokrasi yolunu açmıştır. Demokrasi yolunun açılması da demokratik Avrupa ülkeleriyle siyasal ilişkilerimize önemli bir boyut eklemiştir. İslamın, laiklik ve demokrasiyle bağdaşamayacağı iddialarının geçersizliği Türkiye örneği ile görülmüştür.’’

    Avrupa ile Asya'nın bütünleşme sürecinde, Türk Ulusu'nun karma kimliği ve konumunun özel bir önem kazandığını vurgulayan Başbakan Bülent Ecevit, Türkiye'nin, tüm dünyayı ve uygarlığı etkileyen bu sürecin anahtar ülkesi durumunda olduğunu belirtti.

    Diyanet: Türkiye'nin dini kimliğinden endişe duymayın

    Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, dinlerarası diyalog sağlanmadan dünya barışının bir hayal olduğunu belirttiği konuşmasında, AB felsefesinde bütünleşmesinin aynileşmek anlamına gelmediğini, çoğunluğu Müslüman olan Türkiye'nin bu bütünleşme içinde yer almak istediğini söyledi. Yılmaz, ‘‘Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bu birlikteliğin ülkemiz için yararlı ve hayırlı sonuçlar ortaya çıkaracağını düşünmekteyiz’’ dedi. Yılmaz, İslam dinin rasyonaliteye en fazla önem atfeden din olduğunu, gizlisi saklısı bulunmadığını belirterek Türkiye'nin dini kimliğinin endişe yaratmasının söz konusu olmadığını ifade etti.

    Kutan: AB adaylığı tarihi dönüm noktası

    Fazilet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan şûradaki konuşmasında Helsinki Zirvesi'nde AB'nin sadece Avrupa'yı kapsayan coğrafyayı aşarak Türkiye'yi içine almasının insanlık tarihinde bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Kutan, FP'nin en çok üzerinde durduğu noktanın Türkiye'nin demokrasi konusunda AB standardlarını bir an önce yakalanması olduğunu vurguladı. FP'nin bireysel özgürlükler açısından Kopenhag kriterlerine uygun sivil bir anayasa talep ettiğini belirten Kutan, bunun Türkiye'deki din tartışmalarını, kılık kıyafet ve inanç özgürlüğü konusundaki baskıları sona erdireceğini ileri sürdü. Kutan, ‘‘Türkiye'nin Kopenhag kriterlerine karşı direnç gösterdiği açıktır. Türkiye'nin kaderini de bu direncin varacağı boyut belirleyecektir’’ dedi.

    Kutan, toplantı çıkışında Cumhuriyet'in ilk yıllarını hálá özlediklerini belirtti, ‘‘Biz o dönemin büyük alimlerini özlüyoruz. Gayet tabi ki laikliğin getirdiği bir çok imkanlar olmuştur. Ancak eskiyi inkar etmemiz söz konusu değildir’’ dedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı