AB: Dünyada para dar, Türkiye 10 milyar dolar ‘hata’yla rahat

Hürriyet Haber
16.11.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türkiye’nin 2002 yılından itibaren bankacılık ve mali sektörde hayata geçirdiği reformlar sayesinde, küresel krizde şu ana kadar kapsamlı bir finansal kriz yaşamadığını bildirdi.

AB Komisyonu’nun aday ve potansiyel aday ülkelerin ekonomik kriterlerde AB’ye uyumunu inceleyen raporunda, “Son birkaç yıldır Türkiye güçlü istikrar programını başarıyla uyguladı. Bankacılık, kamu işletmelerinin yeniden yapılandırılması, özelleştirme, eğitim ve enerji dahil olmak üzere kilit alanlarda yapılan derin yapısal reformlar Türk ekonomisine esneklik kazandırdı. Küresel kriz Türkiye’de reel ekonomiyi ciddi şekilde etkilese de düzenleme ve denetlemeyle ilgili daha önceki reformlar etkisini gösterdi ve şu ana kadar tam kapsamlı bir finansal kriz yaşanmadı” denildi.

Hata-noksan 10 milyar

Küresel krizle birlikte “küresel likidite darlığına rağmen Türkiye’nin uluslararası sermaye piyasalarına yeterli erişime ve dış borç yükümlülüklerini rahat bir şekilde karşılamaya devam ettiği” vurgulanan raporda, ekonomideki daralmaya rağmen özel sektörün de beklenenden daha iyi bir performans göstererek dış borçlarını başarıyla döndürebildiğine dikkat çekildi. Raporda, “Net hata ve noksan kaleminden Türkiye’ye giren 10 milyar Euro, dış borçlanma ihtiyacının büyük bir kısmını karşıladı. Net hata ve noksan kalemi, hükümetin 2008 yılı sonunda çıkardığı yasal düzenlemeyle, büyük ölçüde dışarıdaki sermayelerin ülkeye geri getirilmesini yansıtıyor” tespiti yapıldı.

Türkiye’deki mali sektörün övüldüğü raporda şu ifadelere yer verildi:

Bankacılık sektörü, büyük ölçüde önceki yıllarda düzenleme ve denetleme çerçevesinde sağlanan iyileştirmeler nedeniyle küresel finansal krize kayda değer bir direnç gösterdi.
Mali sektörün risklilik oranları sağlam kalmayı sürdürdü. sektör Merkez Bankası’nın likiditeye yönelik önlemleriyle kredi sınıflaması ve provizyon zorunluluğu gibi düzenlemelerin gevşetilmesinden faydalandı.
Sermaye yeterlilik oranı 2009 ortasında yüzde 18 gibi, AB’nin yüzde 12 olan yasal sınırının hayli üzerinde, güçlü bir düzeyde kaldı. Geri dönmeyen kredilerin oranı bir yıl önceki yüzde 3 seviyesinden küçük bir artışla 2009 ortasında yüzde 4,9’a çıktı.
Düzenleyici kuruluşun stres testi, sektörün sağlam olduğunu ve yeni tehditlere iyi direneceğini gösteriyor.

İstikrarda başarılı

Türkiye’nin “sert ekonomik daralmaya rağmen makroekonomik istikrar sınavından büyük ölçüde başarıyla çıktığı” kaydedilen raporda, “kriz piyasa mekanizmalarının işleyişini felç etmedi ve Türkiye işleyen piyasa ekonomisi olmayı sürdürdü” değerlendirmesi yapıldı. Raporda, “Sağlanan bazı iyileşmelere rağmen Türkiye’de eğitim kalitesinin önemli bir sorun olmayı sürdürdüğü” belirtildi.

Türkiye, AB pazarına artık daha az bağımlı

AB Komisyonu raporunda, 2007 yılında toplam ihracatının yüzde 56’sını AB pazarına yapan Türkiye’nin geçen yıl doğusundaki ve güneyindeki ülkelerin payını artırarak bu oranı yüzde 48’e düşürdüğü vurgulandı. “Bunun sonucunda Türkiye AB pazarına daha az bağımlı hale geldi ve ticaretini diğer komşularıyla çeşitlendirdi” denilen raporda, geçen yıl yüzde 75 olan Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye yatırımlarındaki AB payının bu yılın ilk 5 ayında yüzde 88’e yükselmesinin AB ve Türkiye arasındaki “karşılıklı güçlü ekonomik bağımlılığı gösterdiği” belirtildi.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı