Gündem Haberleri

GÜNDEM

    AB’den eleştiri: Yargı reformlara direniyor

    Zeynel LÜLE / BRÜKSEL
    21.10.2005 - 11:25 | Son Güncelleme: 21.10.2005 - 11:25

    AB’nin 9 Kasım ilerleme raporunda Orhan Pamuk ve Hrant Dink’e açılan davalar örnek gösterilerek, TCK’nın 301 ve 305’inci maddelerde değişiklik isteniyor.

    AB Komisyonu’nun 9 Kasım’da açıklayacağı ilerleme raporunda, TCK’nın 301 ve 305’inci maddelerine yoğun eleştiri getiriliyor ve maddelerde değişiklik yapılması isteniyor. Raporda, yargının bir bölümünün reformlara direndiği belirtilerek ‘Bu durum, reformlara ciddi gölge düşürüyor’ yorumu yapılıyor.

    Komisyonun görüşlerinin alınması için üye ülkelere gönderdiği ilerleme raporunda, TCK’nın 301 ve 305’inci maddelerine getirilen eleştirilere örnek olarak Orhan Pamuk ve Hrant Dink’e açılan davalar gösterildi.

    İlerleme raporunda, Türk Ceza Kanunu’nun ‘Türklüğü aşağılama’ başlıklı 301’inci maddesi ile Kıbrıs’tan asker çekilmesi ya da Ermeni soykırımı propagandasının yapılmasının suça örnek gösterildiği ‘Temel Milli Yararlara Karşı Hareket’ başlıklı 305’inci maddesinin, ‘ifade ve düşünce özgürlüğünü kısıtladığı’ belirtildi. Savcı ve yargıçların bu maddeleri yorumlama üslubu ise eleştirildi. Rapordaki diğer eleştiriler şöyle:

    DİN ÖZGÜRLÜĞÜ:

    Ruhban okulunun hala açılmaması, vakıflar sorunu, ülkedeki gayri müslimlere yönelik kısıtlamalar, Alevilerin, sadece sünnilerle ilgili bilgilerin yer aldığı din derslerine zorunlu olarak katılımı ve Diyanet İşleri Başkanlığında temsil edilmemeleri de inanç özgürlüğünün kısıtlanması olarak değerlendiriliyor.

    ÖZGÜRLÜKLER:

    Alanı genişletildi. Ancak farklı kanunlardaki çeşitli maddeler hala ifade özgürlüğünü kısıtlayacak şekilde yorumlanıyor. Savcılar şiddet içermeyen fikirlerini ifade edenlere karşı davalar açıyorlar. Toplantı ve gösteri özgürlüğüne ilişkin düzenlemeler yapıldı. Ancak, insan hakları savunucuları ve insan hakları derneği hala yargının tacizine uğruyor.

    SİYASİ PARTİLER:

    Siyasi partiler kanununda olumlu değişiklikler yapıldı. Ancak Avrupa standartları yakalanamadı. % 10 barajı, halkın bir bölümünün iradesinin TBMM’ye yansımasını engelliyor.

    KÖYE DÖNÜŞ:

    Bölgesel farklılıkların azaltılması, mahalli nüfusun ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik kapsamlı bir strateji yok.

    KADIN HAKLARI:

    Kadın ve erkek eşitliği prensibi güçlendirildi. Ancak pratikte kadına karşı şiddet, ciddi bir sorun olarak duruyor.

    İŞKENCE:

    İşkence artık sistematik olmamakla birlikte çok sayıda işkence ve özellikle kötü muamele vakaları devam ediyor. Bunların tamamen ortadan kaldırılması için ilave çabalara ihtiyaç var. Yapılanlara rağmen tutuklular, hala hukuki merciler tarafından hakları konusunda tam bilgilendirilmiyorlar.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı