Dünya Haberleri

    AB’de çalışan Türklere bir iyi haber de Fransa’dan

    Güven ÖZALP / BRÜKSEL
    23.12.2014 - 18:52 | Son Güncelleme:

    Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Ortaklık Anlaşması’nın Türk vatandaşlarına tanıdığı haklar bağlamında açılan davalarda verilen lehte kararların sayısı her geçen gün artıyor. Bunun en son örneklerinden birini Hint Okyanusu’ndaki Fransa’ya bağlı Reunion Adası’nda Mehmet Tınç tarafından açılan dava oluşturdu.

    Bilimsel araştırmacı sıfatıyla 2011’de oturum belgesi alan La Reunion Universitesi Hukuk ve Ekonomi Fakültesi’nde görevli Doçent Doktor Tınç, 2012’de belgesinin yenilenmesi sırasında talep edilen 106 Euro tutarındaki miktara, Türkiye ile AB arasındaki 1963 tarihli Ortaklık Anlaşması ve 1980 tarihli Ortaklık Konseyi kararı temelinde itiraz etti. 1980 tarihli belge, Türk çalışanlara bu tarih sonrasında kısıtlayıcı yeni önlemler getirilmesini yasaklıyor.

    Tınç, yenileme için talep edilen miktarın 87 Euro tutarındaki bölümünün 1980 öncesinde uygulanmadığını ve yeni miktarın Türk çalışanların bağlı bulunduğu vergi rejimini ağırlaştırdığı tezini işledi. Tınç bu uygulamayla AB vatandaşları ile Türk çalışanlar arasında serbest dolaşım kapsamındaki farkların da artığına vurgu yaptı.
    Tınç’ın itirazlarını değerlendiren mahkeme, muafiyet talebini geri çeviren kararın iptal edilmesine karar verdi.

    Telefonla görüştüğümüz Tınç, “2009 yılında Nicolas Sarkozy döneminde yabancılar hukuku oldukça zorlaştırıldı. Buna Türk vatandaşları da dahil edildi. Oysa ki Türk vatandaşları ortaklık hukukundaki ‘olanı koruma’ maddesinin güvencesine sahiptiler. Bu da demek oluyor ki, Anlaşma kapsamına giren vatandaşlarımıza 2009’dan itibaren uygulanan yeni kısıtlamalar hukuka aykırıdır. Tabii bu ilkenin şartları ve sınırları, istisnaları da var ama prensipte, vatandaşlarımız dikkatli olmalı, her kısıtlamayı olduğu gibi kabul etmemeli” dedi.

    Göç ve yabancılar üzerinden politika yapma eğilimindeki artışı eleştiren Tınç, “Aslında mevcut belgelere dayanarak açılacak çok dava var. Bu konulardaki farkındalığın artırılması önemli” diye konuştu.

    Dava, benzer nitelikli davalar için alınmış Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarının ulusal mahkemelerce daha titiz şekilde uygulanmaya başladığını göstermesi ve emsal oluşturma potansiyeli açısından önem taşıyor.

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı