AB, 60 milyar Euro’luk ‘Acil Yardım Fonu’ kuruyor, İngiltere karşı çıkıyor

Hürriyet Haber
10.05.2010 - 00:00 | Son Güncelleme: 09.05.2010 - 21:39

AB’de Euro Bölgesi liderlerinin çağrısı üzerine kurulması planlanan 60 milyar Euro’luk “Acil Yardım Fonu”na İngiltere’den olumsuz yanıt çıktı. İngiltere Maliye Bakanı Alistair Darling, “Bu fona katkıda bulunmayız” dedi.

AVRUPA Birliği (AB) liderleri, Yunanistan’daki krizin yayılmasını önlemek ve borç krizinin 11 yıllık Euro Birliği’ne zarar vermesinin önüne geçmek için “Acil Yardım Fonu” oluşturma konusunda “Ne gerekiyorsa yapılacak” sözünü verirken, ortak para biriminde yer almayan İngiltere, kurulacak fonda yer almayacağını açıkladı. Euro Bölgesi liderleri Euro’nun dolar karşısında tarihinin en düşük seviyelerine gerilemesi ve Portekiz, İrlanda ve İspanya’nın tahvil getirilerinin rekor yüksekliklere çıkmasıyla birlikte harekete geçmesinin ardından, İngiliz hükümeti dün yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği’nin (AB) üzerinde anlaşmayı planladığı 60 milyar Euro’luk fona katkıda bulunmayı reddettiğini duyurdu.

‘Küçük IMF’ye girmiyor

İngiltere Maliye Bakanı Alistair Darling, “AB ülkelerinin zorda olan üyelerine karşı oluşturmaya çalıştığı ‘Küçük IMF’ sistemine dahil olmayacağız. Dünya piyasasının sabit bir biçimde kalması için herkes elinden geleni yapmalı ancak biz Euro’ya kesinlikle yardım etmeyeceğiz. İngiltere de bir AB üyesi ancak bu Euro Birliği’ni ilgilendiren bir durum” dedi. Oluşturulacak fonda kullanılacak paranın AB’nin merkezi otoritelerinden, ulusal hükümetlerin vereceği garantilerle sağlanacağını belirtildi. AB diplomatları tarafından yapılan açıklamada bu tip bir hesabın, ülkelerin kullanılmayan bütçelerinden derlenerek ana para olarak kullanılacağını bu sayede tahvil piyasasından 60 milyar Euro’luk alım yapılmasını sağlayabileceği belirtildi. Bunun ayrıca 50 milyar Euro’luk ek bir kaynağa kavuşturularak, daha önce Euro Birliği’nde olmayan ve yardıma alan Romanya, Macaristan ve Letonya gibi ülkeler tarafından kullanılabileceği belirtildi. Öte yandan Portekiz, İrlanda ve İspanya’nın, Yunanistan benzeri üç yıllık bir yardım paketine ihtiyaç duyduğu taktirde toplam ihtiyaç duyulacak miktarın 500 milyar Euro olabileceğini öne sürüldü.

Net bir mesaj

Almanya Başbakanı Angela Merkel, “Bu fon, Euro’ya karşı spekülatif pozisyon almak isteyenlere karşı verilmiş net bir mesajdır” derken AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso da spekülasyonlara karşı açığa satış işlemlerine ya da risk primlerine karşı herhangi bir kısıtlama getirilip getirilmeyeceği konusu üzerine tartışmaların sürdüğünü ifade etti. Barroso, aynı zamanda, bağımsız kararlar alma hakkı bulunan Avrupa Merkez Bankası’nı, hükümet tahvilleri satın almaya zorlamayacağını söyledi. Öte yandan ABD Başkanı Barack Obama, Merkel’i son üç gün içinde ikinci kez arayarak “Avrupa’nın durumunu” sordu. Obama’nın Merkel ile gerçekleştirdiği telefon konuşmasında, küresel piyasalardaki karışıklığı önlemek adına, Avrupa’nın kararlı adımlar alması gerektiğini söylediği belirtildi.

Başarırsak sıktığımız kemeri gevşetiriz

TARİHİNİN en büyük ekonomik sıkıntısını yaşayan Yunanistan’ın, halk tarafından nefretle karşılanan kemer sıkma politikasını değiştirebileceği belirtildi. Yunanistan Maliye Bakanı George Papaconstantinou, “Avrupa Birliği (AB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ortaklığında verilecek olan yardıma ek olarak uygulanacak kemer sıkma politikasını yakın zamanda olumlu sonuçlar almamız halinde yeniden gözden geçirebiliriz. Eğer program işler ve biz de bize verilen süre için belirlenenden hızlı şekilde bütçe açığını daraltırsak, önlemleri yeniden masaya yatırabiliriz. Ancak bu direkt olarak vergileri azaltmak yerine gelirlerdeki düzenlemeye yansıtılabilir” dedi.

NYT: Yunanistan küresel ekonomiyi etkilemeye başladı

ABD’li New York Times (NYT) gazetesi, Yunanistan’ın borç krizinin Avrupa’nın ardından ABD’yi de olumsuz yönde etkilediğini, küresel ekonomiyi etkisi altına almaya başladığını yazdı. NYT eskiden Avrupa’nın küçük ülkelerindeki borç yükünün yerel bir endişe kaynağı olarak kaldığı, ancak günümüzde bu tür krizlerin derhal küresel etkiler yarattığını yazdı. Yunanistan’daki borç krizinin ve Avrupa bölgesindeki zor ekonomik durumun ABD’nin yanı sıra, Latin Amerika ve Asya ülkelerini de etkilediğini yazan gazete, “Artan küresel kaygı, istihdamın yenice artış gösterdiği ABD’deki ekonomik toparlanmayı yavaşlatma tehdidi içeriyor” yorumununda bulundu.

Yunanlı ankete yanıt verdi: İflas yerine kemer sıkalım

YUNANİSTAN genelinde 1000’den fazla kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, halkın yüzde 55.2’si kemer sıkma politikasını kabul ettiği, yüzde 56.3’ünün maaş kesintisine gidilmesini desteklediği yüzde 71.3’ünün de Yunanistan hükümetinin ve muhalefet partilerinin birlikte hareket etmeleri gerektiğini düşündüğü ortaya çıktı. Bunun da Yunan halkının, kemer sıkma politikalarını iflasa tercih ettiği anlamına geldiği yorumları yapıldı. Halkın yüzde 74.8 oranındaki bölümü Yunanistan’ın Euro kuşağında kalması gerektiğini savunurken, ekonomik önlemleri protesto gösterilerinin sürdürülmesi gerektiğine inanların ise katılımcıların yüzde 53.2 oranındaki bölümünü teşkil ettiği kaydedildi. Öte yandan 37.9’unun ‘En uygun başbakan’ sorusuna ‘Kimse’ yanıtını verdiğini ortaya koydu. Halkın, yüzde 43.5’inin hayal kırıklığı, yüzde 40.8’inin öfke ve yüzde 34.1 oranındaki bölümünün ise içinde bulunulan durumdan utanç hissettiği belirtildi. Halkın yüzde 45’i ekonomide iyileşmenin görülmesi için 10 yıl beklenmesi gerektiğini söylerken, yüzde 77.7 oranındaki kesim önümüzdeki 3 yıl süresince yeni ekonomik önlemler getirilmesini beklediği vurguladı.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı