Maren Ade'nin yazıp yönettiği ve Cannes Film Festivali tarihinin en iyi eleştiri alan filmlerinden biri olan Toni Erdmann, hayatı tiye almaya kendini adamış, uçarı bir babanın beyaz yaka kızıyla buzları eritme çabasını anlatıyor.

Toni Erdmann, aslında hiçbiri Toni Erdmann olmayan iki karakterin hikâyesi' Winfred emekliliğinin ortasına gelmiş, Almanya'da yapayalnız yaşayan bir piyano öğretmenidir. Diğer bir özelliği de sürekli farklı tiplemeleri taklit eden iflah olmaz bir şakacı olmasıdır. Dişlek "Toni Erdmann" ise oynamayı en sevdiği karakterdir. Çok sevdiği yaşlı köpeği de ölünce hayatını yeniden yoluna koymak onun için çok daha zor hale gelir. Böylece hayattaki tek çocuğu olan kızı Ines'e sürpriz bir hafta sonu ziyareti yapmaya karar verir. Ines ise bir süredir Romanya'da büyük bir şirkette çalışan ciddi bir iş kadınıdır. Takma dişler ve kocaman bir perukla ofisine çıka gelen babasını gördüğüne pek de sevinmez. Winfred'in kızı Ines ile yaşadıkları apayrı dünyalar arasındaki mesafeyi aşmak için giriştiği sonsuz çabanın 48 saatlik öyküsü aralarındaki farklılıklara rağmen ortak bir noktada buluşmaya çalışan bir baba ve kızın inanılmaz komik ancak yine de hüzünlü hikâyesine dönüşüyor. "Toni Erdmann"ın özünde saklı olan şey ise farklı kutuplardaki bu iki karakterin aile olmanın manyetik ve büyülü bağı ile birbirine bağlı olması