« Hürriyet.com.tr

900 yıllık Svetitskoveli’de taş dantel gibi işlenmiş

Sırtçantalı gezgin Erdem Gürses, otostopla gittiği Gürcistan’ın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Mtsheta kasabasına hayran kaldı. Aragvi Nehri’nin kıyısındaki kasabanın tarihi dokusu, doğal güzellikleri, yemekleri özellikle de şaraplarından etkilendiğini söylüyor.

Esra Erdoğan
X

İstanbul’da yaşayan Erdem Gürses (37) uzun yıllar uluslararası bir ilaç firmasında uzman tıbbi mümessil olarak görev yaptıktan sonra, hayatını değiştirmeye karar verdi. Sırtçantasını alıp 3 yıl otostopla Türkiye’yi boydan boya dolaştı. Kaldığı yerlerde, mevsime göre geçici işler buldu, çadırda konakladı, para biriktirince o şehirle vedalaşıp başkasına geçti. 85 bin kilometreden fazla yol kat etti. Binlerce anı ve fotoğrafla döndü. Şu anda Sırtçantalılar Topluluğu’nun gezi yazarı ve sosyal medya tanıtım sorumlusu. Bir kitap hazırlıyor, yamaç paraşütü, dalış yapıyor. Son seyahatinde Gürcistan, İran, Azerbaycan ve Ermenistan’ı otostopla 4 ayda gezdi. Geçen mayısta Gürcistan’daydı. Tiflis üzerinden Mtsheta’ya (Misketa) geçti. Gürcistan’a Batum, Tiflis, Kutaisi gibi büyük şehirlerden çok bu tarihi kasabayı görmek için gittiğini söylüyor.
Mtsheta’yı anlatırken şunları söylüyor: “Tiflis’in 20 kilometre kuzeyinde ve ülkenin en eski yerleşimlerinden. Bölgede çok sayıda antik anıt bulunuyor. 1994’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girdi. 11’inci yüzyıldan kalma Svetitskhoveli Katedrali ve 6’ncı yüzyıldan kalma Jvari Manastırı en önemli anıtları muhteşem taş işçilikleriyle ünlü. Her pazar binlerce Gürcü gelip buralarda ayin yapıyor. Bu ayinleri dünyanın başka yerinde göremezsiniz.”  Gezip görülecek yerlerine gelince; “Mtsheta muhteşem yeşillikleriyle dikkat çekiyor, yüksek bir dağ tepesinde kurulu kalesiyle ünlü. Kasabayı baştan sona ikiye ayıran Aragvi Nehri’nin kıyısı bağlarla kaplı. Gürcistan şaraplarıyla da ünlü ve ülkedeki en iyi üzüm bağları burada. Mtsheta kalesine tırmanabilir ve yeşilliklerle dolu manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.”
Bu kasabada onu en çok etkileyenleri anlatırken şunları söylüyor: “El yapımı ve uzun emek isteyen şarapların yapımında dökülen alın terine şahit oldum. Kasabanın sakinliği huzur veriyor. Zaman durmuş gibi burada. Jvari Manastırı’ndan inerken kasabanın manzarası muhteşem. Nehrin serin sularının üstünde kurulu çardak lokantaları çok ünlü ve mönüleri nefis.”

/images/100/0x0/55eb38acf018fbb8f8b34095

KIYIDA ÇADIR KURUP YILDIZLARI SEYRETTİM

Bu seyahatinde hostellerde, internet üzerinden couchsurfing kanalıyla tanıştığı kişilerin evinde konakladı. Batum’un yegâne camisi Orta Cami’nin misafirhanesine bir gece konuk oldu.
Peki Mtsheta’da akşamları neler yapılabilir? “Nehir kenarında şarap eşliğinde muhteşem bir çadır konaklaması yapılabilir, isterseniz 20 dakika süren minibüs yolculuğuyla Tiflis’e geçer ve eğlenceye orada devam edebilirsiniz” diyor. Gürses’in aynı seyahati yapacaklara önerisi yazın gitmeleri: “Hava çok güzel, özellikle çadır konaklaması yapmak için ideal. Bağbozumuna tanık olmak için ağustos da uygun.”

LEZİZ YEMEKLER

Balık ve et yemekleri nefis. Restoran olarak kullanılan köy evlerinde harika yerel yemekler tadabilirsiniz. Ev yapımı haçapuri (kasabaya özgü leziz bir peynirle fırına verilen pide), elarci (peynirli mısır unundan yapılan lokma tarzı yemek) özgün lezzetler. Likör ve şarapları da meşhur.

900 yıllık Svetitskoveli’de taş dantel gibi işlenmiş

Kaynak: Esra Erdoğan

Teknede de Topuklu Efeyim Ama Bir Farkı Var
İşte Ege Böyle Bir Yerdir
Efeler Yalnız Oynuyor
Romalılardan Beri Zeytin Veren Ağaçları Var
Nysa’ya Turist Çekmek İçin Ne Gerekiyor?
İşte Aydın'ın Yeni Antik Rotası