Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

85 bin kişiye tazminat ödendi

300 bin başvuru var. Tarihin en büyük başvurularından biri. Güneydoğu’da bulunan her köyden, en az sekiz-on aile devlete başvuruyor.

Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanmasını isteyen 300 bin başvuru.

Üç yıl önce, bu yönde bir yasa çıkıyor. O yasa çerçevesinde, zarar gören köylüler, başvuruda bulunuyor. Bunlar tek tek inceleniyor.

300 bin başvurudan pek çoğu sonuçlanıyor ve bugüne kadar devlet 85 bin kişiye tazminat ödüyor.

Terör ve terörle mücadelede, her türlü eziyet, sanki o yöre halkının kaderi. PKK terörü zaten ortada. Mücadele sırasında zaman zaman, devlet baskısı da, yöre halkının zararına yol açıyor. Oradaki insanlar, zararın tazmin edilmesi için, mahkemelere başvuruyor.

Ödenen miktar tam belli değil. 85 bin kişiye zararın ödenmesi, aslında devletin yöre halkına el uzatması. Halktan özür dilemesi.

Tazminat, terk edilen malın piyasa değerine göre belirleniyor. Buna vali yardımcıları başkanlığında toplanan komisyonlar karar veriyor.

AYNI NAKARAT

Şırnak’taki son PKK katliamı, 12 yurttaşımızın öldürülmesi karşısında, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakan, diğer yetkililer aynı tekerlemede:

"Bunlar teröristlerin son çırpınışlarıdır, bu insanlık dışı cinayetler karşısında, terörle mücadelede kararlılığımız sürecektir, bundan kimsenin şüphesi olmasın", v.s.

1984-2007, 23 yıldır aynı nakarat. Değişen bir şey yok.

Oysa, sadece 300 bin kişinin başvurusu ve onlar içinden bugüne kadar 85 bin kişiye tazminat ödenmiş olması bile, terör dışında başka sorunların varlığını bas bas bağırıyor.

Ya da, terörle mücadelenin sadece silahla yürütülmesinden sonuç alınamadığını açıkça gösteriyor. Çünkü, terörün sonu gelmiyor.

SİYASAL İRADE

Demek ki, terörle mücadelede, silah dışında, başka araçlara, başka kararlara gerek olduğu ortada.

Bunun için çok ciddi ve kararlı bir siyasal irade şart. AKP’nin Meclis çoğunluğu, bu siyasal iradenin varlığını gösteriyor. Siyasal irade işte burada kaçınılmaz. Burada siyasal irade yoksa, Türkiye’nin başka hiçbir sorununda yok.

Ancak, o siyasal irade her katliamda benzer nutuklar atmaktan ileri gitmiyor. Sorunun çok derinde, çok temelde yattığını, en çok bilgiye sahip olarak, elbette iktidar biliyor. Ama, anlamsız nutuklar birbirini izliyor.

KART’IN SORUSU

CHP Konya milletvekili Atilla Kart yazılı olarak yanıtlaması istemiyle, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’a soruyor:

"Mayınlı arazilerin temizlenerek, topraksız yöre halkına dağıtılması konusunda ne yapıyorsunuz?"

AKP, bir süre önce, yap-işlet-devret yöntemiyle, mayınlı arazileri temizleyecek şirketlere, o toprakların ihale yoluyla, 49 yıllığına kiralanmasını öngören bir karar alıyor. CHP’nin itirazıyla, Danıştay yürütmeyi durdurma kararı veriyor.

Şu anda, o araziler mayınlı ve öyle duruyor. Kaldı ki, aynı topraklar yeraltı zenginlik kaynaklarına sahip.

Bölgede halkın büyük çoğunluğu topraksız. Uluslararası firmalara ihale yerine, o topraklar mayından temizlenip, topraksızlara neden dağıtılmıyor?

Topraksız halka toprak dağıtmak, terörle mücadelenin bir parçası olamaz mı?
X