"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

801 No’lu oda

GECE yarısı aniden gelirdi...

Koltuğunun altında bir top beyaz kağıt.

Bir yangından kaçar gibi.

Bir fırtınadan kurtulmuş gibi.

Bir depremden çıkmış gibi gelirdi.

Bilirdik. Hiç ses çıkartmazdık. O doğrudan asansöre gider, 801 No’lu odaya çıkardı.

Bazen birkaç gün kapıyı açmazdı. Sayfalarca yazardı.

Kapandı mı odaya, sanki koskoca Körfez’i yeniden kurardı.

HİÇBİR ŞEY TESADÜF DEĞİL

Emektar bir garson 801 No’lu odaya girerken anlattı bunları bana.

Kapı açılır açılmaz anlamıştım zaten. Odanın terasından Körfez’in akşam rengine düşecek gibi olmuştum.

Ruhum sendelemişti. O mavilik bir uçurum gibi önümde açılınca gözlerim kamaşmıştı.

Belki bunları anlatarak 801 No’lu odanın mahremiyetine haksızlık ediyorum ama dayanamadım işte.

O teras tahrik etti.

Duyduk duymadık demeyin;

Eğer aniden her şey üzerinize gelirse, bunalırsanız, içinizdeki camlar kırılır, aynalar çatlarsa; kraterler açılırsa ruhunuzda, şakaklarınızda fırtınalar koparsa; bulutlanırsa gözleriniz;

Hemen 801’e gelin...

İzmir Palas Oteli’nin terasından Körfez’e kaçın...

Sezen Aksu’nun odasına...

Emektar garson Sezen’in bu ani gelişlerini, Körfez’e kapanışlarını anlatınca;

İçimden dedim ki:

“Hiçbir şey tesadüf değil...”

Ne Sezen tesadüf; ne de İzmir.

Ne de Sezen’in İzmirli olması tesadüf.

Kim bilir hangi isyanın ateşlerini yaktı Sezen 801’de...

Hangi cam kırıklarını yükledi Körfez gecelerine.

Alsancak’tan Kanlıca’ya kadar hangi gözyaşını yüzdürdü Ege’de...

Ne garip...

Seçim turu için geldiğim İzmir’de böyle bir odaya düştüm.

Unuttum kimin kaç oy alacağını sormayı...

Oy pusulam şaştı.

Rotam karıştı.

Bütün siyah takım elbiselerimi, lacivertlerimi, kravatlarımı fırlatıp attım.

Çıktım dışarı, bıraktım kendimi Pasaport iskelesinden.

Bir de baktım Atilla İlhan’ın oturduğu masaya düşmüşüm.

Karşıyaka vapuru dümen kırarken, kıyılarında cıvıl cıvıl insanlarıyla bu çılgın şehir için dedim ki:

“İzmir bir tesadüf değildir. Bu şehrin insanlarındaki Cumhuriyet sevgisi, Mustafa Kemal aşkı, uygarlık yokuşu tesadüf değildir.”

Sezen Aksu’nun 801 No’lu odası, Atilla İlhan’ın Pasaport kahvesindeki masası bir tesadüf değildir.

Bunca lüks otel varken;

Benim İzmir Palas’ta Sezen’in odasından Körfez’in terasına düşmem tesadüf değildir.

Bu yüzden diyorum ki:

Gel sen bu defa İzmir’den siyaset yazma.

Çünkü bilinen bütün oy pusulaları şaşırır bu şehirde.

Gel sen hangi parti kaç oy alacak diye de sorma.

Bırak siyasi parti araştırmasını.

Cıvıl cıvıl bir İzmir partisi ver kendine.

Öyle de yaptım.

İzmir’e sarılıp uyudum. İçime çektim gökyüzünü.

Bir Sezen bestesi, bir Atilla İlhan dizesiyle.

Şaşırıp kaldı bütün oy pusulaları.

X