79 üretim tesisi 160 ülkeye ihracat

Güncelleme Tarihi:

79 üretim tesisi 160 ülkeye ihracat
Oluşturulma Tarihi: Şubat 09, 2017 22:48

İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Turgut Tokgöz, Türkiye ilaç endüstrisinin, Cumhuriyetin 100’üncü yılı (2023) hedefleri için stratejik öneme sahip sektörlerden biri olduğunu söyledi.

Haberin Devamı

TÜRKİYE Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yılı için konulan hedeflerin gerçekleşmesinde Türkiye ilaç sanayinin önemi büyük. İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Turgut Tokgöz, sektör için yol haritasını çizen Sanayi Stratejisi Belgesine dikkati çekti ve “Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerde Afro-Avrasya’nın tasarım ve üretim üssü olacağız” dedi. Tokgöz, şöyle konuştu: “Bu vizyonun gerektirdiği sanayi dönüşümü için kamu, özel sektör ve üniversitelerimiz yola koyulmuş durumda. İlaç endüstrisi de ülke ekonomisi için vazgeçilmez olan sanayi dönüşümüne destek veren sektörlerin başında geliyor. İlaç endüstrimiz sayıları 300’ü geçen kuruluşla, hastalara 11 binden fazla ürünü ulaştırıyor. Bu sektörde 31 bin kişi Türkiye ekonomisine ve toplum sağlığına değer katmak için çalışıyor. Uluslararası standartlarda üretim yapan 79 ilaç ve hammadde üretim tesisi ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından akredite edilmiş 16 Ar-Ge merkezi mevcut. Endüstri, aralarında, ABD ve Avrupa Birliği üyelerinin de yer aldığı 160 ülkeye ihracat yapıyor. Türkiye ilaç endüstrisi, Ar-Ge çabası, üretim potansiyeli ve ihracatıyla ülkeye katkısını her geçen yıl artırıyor.“

Haberin Devamı

BİYOTEKNOLOJİK PAY YÜZDE 20 

Tüm dünyada bitkisel ve kimyasal kaynaklı ilaç üretiminin, bilim ve teknoloji alanındaki yeni gelişmeler kapsamında hızla yerini biyoteknolojik ilaçlara bıraktığını söyleyen Tokgöz, “Dünyada biyoteknolojik ilaçların kullanım oranı yüzde 20’lere ulaşmış durumda ve artmaya devam ediyor. Ülkemizde de benzer bir durum söz konusu. Türkiye’de biyoteknolojik ilaçların 2015’te toplam pazar büyüklüğü 3 milyar TL’ye ulaşmış olup, bu değer toplam reçeteli ilaç pazarının yaklaşık yüzde 19’unu oluşturuyor” dedi. Biyoteknolojik ilaç alanının Türkiye için yeni bir alan olduğunu vurgulayan Tokgöz, “Endüstrimizin bu alandaki insan kaynağı ve bilgi birikimi henüz kısıtlı. Ancak, firmalarımız, uzun vadeli bakış açısıyla, geri dönüşü yıllar sürecek, yüksek maliyetli yatırımlar yapıyor. Ülkemizi biyoteknoloji gibi stratejik bir alanda güçlendirmek için var gücüyle çaba gösteriyor” diye konuştu. Tokgöz bu konudaki sözlerini şöyle özetledi:

Haberin Devamı

HEDEF KÜRESEL OYUNCU OLMAK

“Biyoteknolojik ilaçların ülkemizde geliştirilmesi ve üretilmesi sadece hastaların bu ilaçlara erişimini artırmayacak aynı zamanda dış ticaret açığını azaltarak ülke ekonomisine de kayda değer bir katkı sağlayacaktır. Endüstrimizin hedefi, Ar-Ge alt yapısını güçlendirerek, biyobenzer ürünler geliştiren, üreten ve tüm dünyaya ihraç eden global bir oyuncu olmak. Bu noktada, geç girdiğimiz bu alanda rakiplerimizle etkin rekabet edebilmek için kamunun Ar-Ge ve biyoteknoloji yatırımlarına sağlayacağı desteğin artırılması büyük önem taşıyor. Ayrıca, hedefimizi destekleyici bir mevzuat ikliminin yaratılması, özellikle ruhsatlandırma, fiyatlandırma ve geri ödeme sisteminin; yatırımı anlamlı kılacak nitelikte düzenlenmesi gerekiyor.”

Haberin Devamı

KÜRESEL OYUNCU OLMAK AR-GE İLE MÜMKÜN

İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Turgut Tokgöz, “Araştırma Geliştirmeye (Ar-Ge) yapılan yatırım, Türkiye ilaç endüstrisinin hem ülkemizde hem dünyadaki gelişiminin temel belirleyicisi. Endüstrimizin, global bir oyuncu konumuna gelmesinin yolu Ar-Ge’ye yatırımı, özel sektör ve kamu işbirliğiyle titizlikle sahiplenmekten geçiyor” dedi.  Sektörün son yıllarda Ar-Ge konusunda gittikçe artan bir heves ve çabaya sahip olduğunu belirten Tokgöz, şöyle konuştu: “İlaç firmalarımız, Ar-Ge faaliyetlerine ayırdıkları payı artırıyor ve birçok farklı alanda inovatif faaliyetler göstererek yeniliğe yatırım yapıyor. Katma değerli eşdeğer ürünler ile kullanım kolaylığı, yan etki profilinde iyileşme sağlanması gibi yeniliklerle hastaya avantajlar sağlanıyor ve tedaviye önemli katkılar yapılıyor. 2010 yılında 4 olan akredite Ar-Ge merkezi sayısı, bugün 17’ye yükselmiş durumda. 2010-2015 yılları arasında Ar-Ge harcamalarımız yaklaşık 2,5 kat artış gösterdi.”

Haberin Devamı

KİLOGRAM  DEĞERİ

Türkiye ilaç endüstrisinin, kilogram ihracat değeri yaklaşık 27 dolar olduğunu vurgulayan Tokgöz, “Ar-Ge alanında gerçekleştirilecek ilerlemeyle ihracatımızın katma değeri artacak, ithalatına bağımlı olduğumuz ürünler ülkemizde üretilecek. Kamu otoriteleri tarafından ilaçta Ar-Ge alanında son derece destekleyici adımlar atılıyor. Gelişmeleri memnuniyetle takip ediyoruz. Endüstri, üniversite ve kamu işbirliğiyle Ar-Ge faaliyetlerinde sıçrama bekliyoruz” dedi.

MÜHENDİSLİK İHRAÇ EDİYOR

TÜRKİYE otomotiv sektörünün Ar-Ge öncüsü Ford Otosan, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen “Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı” araştırmasında, 2015 yılında gerçekleştirdiği 80 milyon dolarlık mühendislik ihracatıyla Türkiye’nin lider kuruluşu seçildi. Ford Otosan, son 5 yılda Türkiye’den dünyaya 320 milyon doların üzerinde mühendislik ihracatı gerçekleştirdi. Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, “Türkiye otomotiv sektörünün en büyük Ar-Ge yapılanmasına sahip şirketi olarak, sadece ürün değil aynı zamanda mühendislik ihracatı ile de ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz. Kendi ürettiğimiz ürünlerin yanı sıra Ford’un global ürünlerinin geliştirilmesinde de önemli rol oynuyoruz. Ford’un ağır ticari araçlar ve ilgili dizel motor ve motor sistemleri için küresel mühendislik merkeziyiz. Ford’un global tüm hafif ticari ve binek araçlarının, başta dizel olmak üzere, motor ve güç aktarma sistemlerinin tasarım ve mühendisliği için destek merkezi konumundayız. Geçmiş yıllarda teknoloji ithal ederken, bugün yüksek Ar-Ge yeteneğimiz ile teknoloji ihraç ediyoruz” dedi.

Haberin Devamı

TEKNOLOJİ ÜRETEN ÜLKEOLMAK İÇİN AR-GE

Dr. Faruk Özlü Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı

Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerini destekleyerek teknoloji geliştirmeye yönelik politikalarla sanayisini destekleyen ülkeler Dünya Rekabet Sıralamasında üst sıralarda yer almaktadır.

Bu nedenle, uluslararası rekabet gücümüzü kalıcı olarak artırmamız için teknoloji kullanan veya transfer eden ülke olmanın ötesine geçerek güçlü bir Ar-Ge ve yenilik ekosistemi ile teknoloji üreten ülke olmamız gerektiği inancındayım.

Ar-Ge ve yenilik politika araçlarından biri kuşkusuz destek ve teşvik mekanizmalarıdır. Bakanlık olarak, Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerini desteklemek için fikir aşamasından, proje aşamasına; seri üretim aşamasından ticarileştirme aşamasına kadar çeşitli destek ve teşvik programları başlattık ve başarılı bir şekilde yürütmekteyiz. Bakanlık olarak sağladığımız destek ve teşvikler ile ülkemizde güçlü bir Ar-Ge ve yenilik ekosistemi oluşturmaya başladık. Bugün itibarı ile 274 özel sektör Ar-Ge Merkezimizde ve 51 Teknoloji Geliştirme Bölgemizdeki 4.217 firmamızda 14 bine yakın proje ile yoğun bir şekilde Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri yürütülmektedir.

Son on yılda ülkemizde Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri anlamında çok önemli gelişmeler kaydetmiş bulunmaktayız. Bakanlık olarak yaptığımız faaliyetlerin ekonomik göstergelere olumlu yansımalarını da görmekteyiz. Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri için yapılan harcamalar on yıl önce 4,4 Milyar TL iken bugün 20 Miyar TL’ye yaklaşmıştır. Üzerinde durulması gereken diğer önemli gelişme özel sektör Ar-Ge harcamalarında yaşanan artıştır. On yıl önce toplam Ar-Ge harcamalarının 1,6 Milyar TL ile üçte biri özel sektör Ar-Ge harcamaları iken, bugün 9 Milyar TL ile yarısı özel sektör Ar-Ge harcamalarıdır. Bu süreçte, ülkemizin üretim ve ihracat yapısı, orta-düşük ve düşük teknolojiden orta-yüksek ve yüksek teknolojiye dönüşmüştür.

Ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştıracak projeler ortaya koyabilmek için, Ar-Ge ve yenilik ekosistemini oluşturan kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları gibi pek çok kesimin mevcut bilgi ve tecrübe birikimini paylaşmalarını sağlayarak Ar-Ge ve yenilik ekosistemini daha güçlü hale getirmek için tüm gayretimizle çalışmaya devam ediyoruz. Bu amaçla, ülkemizdeki Ar-Ge ve yenilik çalışmalarına yeni bir ivme kazandıracak olan Ar-Ge Reform Paketini yürürlüğe koymuş bulunmaktayız.

Ar-Ge Reform Paketi ile getirilen bazı önemli düzenlemelerden bahsetmek istiyorum.

 Rekabet Öncesi İşbirliği Projeleri (RİP) Destek Programı ile işbirliği ile geliştirilen Ar-Ge veya tasarım projeleri için proje ortaklarına proje bütçe sınırı olmaksızın %50’ye kadar hibe desteği ile birlikte Ar-Ge Merkezleri’ne sağlanan indirim, istisna, destek ve teşvikler sağlanmıştır.

 Öncelikli ve stratejik sektörlerde İhtisas (Tematik) Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nin kurulması sağlanmıştır.

 En az on tasarımcı istihdam etmek kaydıyla Tasarım Merkezleri de Ar-Ge Merkezlerine sağlanan destek ve muafiyetlerden yararlandırılmaktadır.

 Bakanlar Kurulu kararı ile Ar-Ge Merkezi kurmak için gerekli Ar-Ge personeli sayısı birkaç sektör haricinde 30’dan 15’e düşürülmüştür.

Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin bütün unsurlarının katkıları ile ülkemizin 2023 hedeflerine daha hızlı ve sağlam adımlarla ulaşması için tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!