"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

7 Kasım'da geçen bir konuşma

Ertuğrul ÖZKÖK

Olayı tam tarihi ile aktarayım. 7 Kasım günü Ankara'da Türk Dışişleri Bakanlığı'nın üst düzey bir bürokratı ile Rus Dışişleri Bakanlığı'nın üst düzey bir bürokratı çok önemli bir toplantı yapıyor.

İBRET DOLU

Toplantı gizli değil.

Konusunun ne olduğu, ilgili bütün gazetecilerce biliniyor.

Türk diplomat, o sırada Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mehmet Ali İrtemçelik.

İrtemçelik, Türk Dışişleri'nin en başarılı diplomatlarından birisidir.

Şimdi ANAP'tan aday olmak için mesleğinin doruk noktasında ayrıldı.

İki diplomat, o sırada Rusya'da bulunan Abdullah Öcalan'ın durumunu konuşuyorlar.

İrtemçelik, Rusya'nın Öcalan'ı iade etmeyeceğini biliyor.

Ancak bir an önce Rusya'dan çıkarılmasını istiyor.

Rus yetkili aynen şu cevabı veriyor:

‘‘Merak etmeyin, birkaç gün içinde göndereceğiz.’’

İrtemçelik, ‘‘Bizim dilimizde birkaç gün deyince, en fazla 4-5 günü anlarız. Beş gün içinde gidecek diyebilir miyiz?’’ diye soruyor.

Rus yetkilinin cevabı ilginç:

‘‘Size kesin bir tarih vermek istemiyorum. Çünkü o tarihte olmazsa, Rus Devleti size verdiği sözü tutmamış olur. Ama birkaç gün deyince, bizim dilimizde de aynı süre anlaşılır.’’

VERİLEN SÖZ

Türk diplomat bu arada ilginç bir jest yapıyor. Cebinden not alınacak beyaz kartonlar çıkarıp, ‘‘Bakın bu görüşmenin samimiyetine binaen, not bile almıyorum. Sizin sözünüze güveniyorum’’ diyor.

Görüşmenin resmi yanı burada bitiyor.

Tam kapıdan çıkarlarken Türk yetkili, Rus diplomatın kolundan tutarak şunları söylüyor:

‘‘Bakın biz burada tarihi bir görüşme yaptık. Siz de bize bir söz verdiniz. Ayın 13'ünde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Dışişleri bütçesi görüşülecek. Bu görüşmede Türk-Rus ilişkilerinin Öcalan'ın gölgesinde kalarak yara almasını istemiyorsanız, o tarihten önce bir şeyler yapın.’’

Rus yetkili, ‘‘Merak etmeyin, elimizden geleni yapacağız’’ diyor.

Türk diplomatın son sözü ise şu oluyor:

‘‘Şimdi çıkınca gazeteciler bana sorular soracak, siz ne isterseniz onu söylerim.’’

Rus diplomat şu cevabı veriyor:

‘‘Bize fazla baskı yapmayın. Bu kararı baskı altında alıyormuş havası yaratmayın.’’

Birlikte dışarı çıkıyorlar. Türk diplomat, basına genel bazı sözler söylüyor. İçerdeki anlaşma hakkında tek kelime bilgi sızdırılmıyor.

12 KASIM

Peki netice?

Türkiye Büyük Millet Meclisi 13 Kasım günü Dışişleri bütçesini görüşüyor.

Bundan tam 24 saat önce, yani 12 Kasım günü Rusya Öcalan'ı sınırları dışına çıkarıyor.

Neredeyse iki buçuk ay geride kalmış bu görüşmeyi neden aktarıyorum?

Cevabı basit.

Devlet ciddiyetinin ne olduğunu göstermek için.

Rusya, Sovyetler Birliği zamanından beri Türkiye ile ilişkilerinde hep ciddi oldu.

Verdiği sözleri her zaman yerine getirdi.

Ve bunu yaparken iki ülke birbirine düşman iki ayrı kampta yer alıyordu.

Öteki tarafta ise İtalya örneği var.

Türkiye'nin müttefiki bir ülke.

Türkiye ile büyük ve köklü ekonomik ilişkileri var.

Şimdi bu ülke, Öcalan'ı nereye gönderdiği konusunda bile Türkiye'ye bilgi vermiyor.

Sanki böyle bir olay gizli kalabilirmiş gibi müttefikini hâlâ derinden yaralamaya devam ediyor.

Bu hangi devlet anlayışıdır?

HARCANAN MİRAS

Hangi mantık, hangi izandır.

Koskoca İtalya'nın başına geçen şu yöneticilere bir bakın.

Gramsci, Togliatti, Berlinguer gibi efsanevi düşün ve siyaset adamlarının mirasını taşıyan komünistler, bunca yıldan sonra iktidar koltuğuna oturduklarında, böylesine iptidai politikaların içinde mi batıp gitmeliydiler?



X