Gündem Haberleri

    Hürriyet Haber
    13.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    HÜRRİYETTürkiye'de dün polis de dahil herkes sokaktaydı. İşte Ankara Kızılay Meydanı'ndan görüntüler yansımış gazeteye. F tipi cezaevlerini protesto gösterilerinde ilk kez sapan da kullanılmış. Bunun Filistin'deki 'intifada' görüntülerini anımsattığı yazılıyor. F tipi protestocularına müdahale eden polise, ülkücü bir grup destek verince sağ-sol kavgası yaşanmış, 66 kişi gözaltındaymış. Olaylar, F tipi cezaevi uygulamasını protesto amacıyla Sakarya Caddesi'nde toplanan grubun basın açıklama yapmasıyla başlamış. Buradan Atatürk Bulvarı üzerindeki Adalet Bakanlığı'na yürümek isteyen gruba, ilk olarak polis coplarla müdahale etmiş. Polis panzerleri olaylara su sıkarak müdahale ederken, olayları seyreden Ülkücü bir grup, tekbir sesleri ve Bozkurt işaretleri yaparak taşla saldırıya geçmişler. Polislerin gözaltına aldığı kişiler, polise destek veren slogan atan vatandaşlar tarafından linç edilmek de istenmiş. Linç girişiminde bulunanlardan gözaltına alınan olmamış tabii ki. Ayrıca ağır yaralanan iki kişi de hastaneye kaldırılmış. Bu çatışma sırasında panzerler haricinde hiçbir grubun müdahale etmemesi ve Güvenpark'ta bekleyen Çevik Kuvvet Müdürlüğü'ne ait polislerin yürüyüş yapıp ''Şehitler ölmez, vatan bölünmez'' sloganları atması dikkat çekmiş. Bir gün önce İstanbul Gaziosnmanpaşa'da düzenlenen saldırıda 2 polisin hayatını kaybetmesi üzerine çevik kuvvet polisleri, İstanbul'da eylem yapmışlar. Ellerinde bayraklarla, öfke içinde sloganlar atarak yürüyen polisler, Başbakan Ecevit ve Adalet Bakanı'nı istifaya davet etmişler. İlk isyan, 07.30'da yapılan içtima sırasında patlak vermiş. Çevik Kuvvet Şube Müdürü Mehmet Akdoğan sabah içtimasına geç gelmiş. Yağmur altında bekleyen polislerden bir de ölümleri halinde haber verilecek yakınlarının adres ve telefonları istenince film kopmuş. Bayrampaşa'daki Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde toplanan 3 bin polis, saat 09.00 sıralarında resmi kıyafetli olarak ellerindeki Türk Bayrakları ile Vatan Caddesi'nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne yürüyüşe geçmişler. Ne müdürlerinin uyarısını dinlemişler ne de valinin. Tören sırasında protestolardan İçişleri Bakanı Tantan'da nasibini almış. Anayasa Mahkemesi, Siyasi Partiler Yasası'nın parti kapatmayı güçleştirerek yeni kriterler getiren 103/2. maddesini iptal etmiş. Fazilet Partisi'nin kapatılması daha kolaylaşacakmış alınan bu kararla. Bu nedenle bu haber Fazilet Partisi için ilk şok olarak değerlendirilmiş. MİLLİYETDün yaşananlar, "Ürküten tablo" manşeti ile verilmiş bu gazetede de. Gaziosmanpaşa'da önceki akşam iki meslektaşlarını teröre kurban veren Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'ne bağlı yaklaşık 4 bin polis dün korsan yürüyüş yapmış. İstanbul Valiliği önünde de oturma eylemi yapan polisler, Emniyet Müdürü Kazım Abanoz'a silah sallayıp, cenaze törenine katılmak için İstanbul'a gelen İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ı da protesto etmişler. Polislerin 8 yıl önce de benzer bir eylem yaptıkları hatırlatılmış. Eylemlerden ilki Adana'da gerçekleşmiş. Teröristlerce öldürülen polis memuru Özer Özkaya'nın töreninde meslektaşları, hükümeti istifaya davet eden sloganlar atmışlar. 300 polis, tabutun cenaze arabasına konulmasına izin vermemiş ve eller üzerinde taşıyarak yürüyüş yapmış İkinci eylemde ise İstanbul DGM Başsavcısı Yaşar Günaydın ile şoförünün cenaze namazından sonra 150 polisin, slogan atarak yürüdüğü hatırlatılıyor. Üçüncü eylemde de Dev - Sol militanlarınca şehit edilen dört polisin cenazesinde olay çıkmış. Yürüyüş sırasında atılan sloganlar, gerçekten ürkütücü. "Dişe diş kana kan, intikam, intikam", "Çevik burada, tetikçiler nerede", "Örgütler savulun silah kullanacağız", "Bu vatan Apo'ya mezar olacak", "Tantan uyuma, polisine sahip çık", "Başbakan istifa", "Hükümet affını al başına çal". Bu eylem İstanbul'da 1826 yılında yapılan Yeniçeri ayaklanmasına benzetilmiş. Bu olaylar sonrasında Yeniçeri Ocağı'nın kapatıldığı belirtiliyor. Yargıdan FP'ye kötü haber varmış. Anayasa Mahkemesi, FP'nin kapatılması istemiyle açılan davada, partinin kalkanı olarak duran Siyasi Partiler Yasası'nın (SPY) 103 / b maddesini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiş. Böylelikle FP davasının ilk aşaması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ın istediği gibi sonuçlanmış olmuş. Clinton, Başbakan Ecevit'e AB Ordusunu veto etmemelerini isteyen bir mektup yazmıştı. Dün bu mektuba yanıt verilmiş. "Ya katılım ya veto" deniyormuş. Dün yapılan hükümet zirvesinde alınmış bu karar. İlk sayfada yer alan bir başka habere göre de, ölüm orucundakilerin büyük bölümü aftan yararlanabileceği, ama örgüt yöneticilerinin özel olarak onları seçip, eyleme zorladıkları yazılıyor. Ecevit ve Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genişletilmiş Yönetim Kurulu toplantısına katılmış dün. Bu toplantı sonrasında artık gözaltına alınan bankacılara kelepçe takılmayacağını açıklamış Ecevit. SABAHPolislerin dün yaptığı yürüyüş, bu gazetenin de manşetinde. "Polislerin isyanı" denmiş. Cumhuriyet tarihinde ilk kez polislerin sokağa indiği, 2 bin kadar çevik kuvvet polisinin, slogan atarak İstanbul sokaklarında yürüdüğü anlatılmış. Haberde herşeyin örgütlerin tertiplediği ölüm oruçlarını durdurmak için F tipi cezaevini askıya almakla başladığı yazılmış. Bunu işkenceyle adam öldürenler affa girerken, işkenceden tutuklu 168 polisin affedilmemesi izlemiş. İyice gerilen polisler, Gaziosmanpaşa'da iki arkadaşı teröristlerce şehit edilince kontrolden çıkmışlar. İçişleri Bakanı Tantan, eylemin arkasındaki kışkırtıcıların belirlendiğini söylemiş. Polise iki konuda söz de vermiş. Maaşları düzelecekmiş. İsrail'den 20 bin yeni silah da alınacakmış. Dünkü eylemde silahlarından da şikayetçi olmuştu ya polisler. Bir gün önce Okmeydanı'nda polisle girdiği çatışmada öldürülen 21 yaşındaki Özkan Tekin'in cenaze töreninde de gerginlik yaşanmış. Cenaze nedeniyle Parseller semtinde bulunan İkitelli Cemevi ve çevresinde olağanüstü güvenlik önlemleri alınmış. Çevredeki bütün yüksek binalarda konuşlanan kar maskeli Özel Harekat Timi ekipleri, alanı kontrol altında tutmuşlar. Ankara Kızılay Meydanı da cehennem gibiymiş dün. F tipi cezaevlerini protesto edenlere polisin müdahalesinin yanı sıra Ülkücüler de işe karışınca yaşanmış bu cehennem. Ülkücüler, ÖDP binasına da saldırmışlar. Bu arada polis gazetecileri de dövmüş. 3 gazeteci yaralı. Meclis'te yaptığı konuşmada Başbakan Ecevit'i "Vatan hainlerini affetmekle suçlayan" ardından televizyondan da Zafer Mutlu'ya hakaret eden MHP milletvekili Ali Güngör, partisinden iki tokat yemiş. Hem Merkez Disiplin Kurulu, hem de Grup Disiplin Kurulu ayrı ayrı soruşturma yapacakmış Güngör hakkında. Hükümeti oluşturan 3 partinin lideri, Başbakanlıkta 1.5 saat süren zirvede "Ulusal Programı" ele almış. Ulusal Program, 312. maddeden 8. maddeye ve memurlara sendika hakkına kadar bir çok reform öngörüyormuş bir yıl içinde. RADİKALSür manşette, "Fazilet'e kötü haber" denmiş. Parti kapatmayı zorlaştıran yasa maddesi iptal edilmiş. Bu karar, Fazilet Partisi'ni tedirgin etmiş. İptal kararı sonucu bu yasada, Refah Partisi'nin kapatılması öncesindeki duruma dönülmüş. Manşette ise, "Bu da oldu" deniyor. 4 bin polisin İstanbul'da yolları kesip, Vilayet'i kuşatması haberi veriliyor. Emniyet Müdürü'nü konuşturmayan grup, İçişleri Bakanı'nı da protesto etmiş ve emirleri sloganlarla yanıtlamış. Terörist saldırısında 2 arkadaşlarını yitiren çevik kuvvet polisleri, Emniyet ve İçişleri Bakanlığı'na karşı altı saat gövde gösterisi yapmışlar İstanbul sokaklarında. Bursa polisi de benzer bir eylem gerçekleştirmiş. Polisler eylem sırasında sık sık silahlarını havaya kaldırarak, "Bu devletin ayıbı" diye bağırmışlar. Eylem Bayrampaşa'da noktalanmış. İstanbul Emniyet Müdürü Kazım Abanoz, "Aşırı fazla oldu. Bu kadar tepkiye gerek yoktu" diye konuşmuş yapılan eylem hakkında. Ankara'da yaşananlar da, "Ülkücü takviyeli" başlığı ile anlatılıyor. Ölüm oruçlarını destekleyenlere polis uzun süredir göstermediği kadar sert tepki göstermiş. Bu müdahalenin ardından Ülkücüler de eylemcilere saldırmış. Silah seslerinin de duyulduğu çatışmalar 4 saat kadar sürmüş. Çok sayıda yaralı ve 50 kadar da gözaltı olduğu yazılıyor. İsmet Berkan, "Biri düğmeye mi bastı?" diyor bugünkü yazısında. Polislerin yaptığı eylemde attıkları sloganların, gelecekteki yargısız infazları müjdelediğini(!) düşünüyor. Ve 'rezalet' olarak nitelemiş. Polisliğin disiplin mesleği olduğunu, dün yaşananların ise bu kurumdaki disiplin eksikliğinin göstergesi olduğunu belirterek bitirmiş yazısını. CUMHURİYETDün yaşananlar, "Gergin gün" manşeti ile verilmiş. İstanbul polisi, 2 meslektaşının ölümü, 12'sinin yaralanmasını sokaklarda yürüyüş yaparak protesto etmişler. Gösterilere katılan yaklaşık 2 bin polis, Başbakan'ı, hükümeti, valiyi istifaya çağırmış. İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ı yuhalayan polisler, eski İçişleri ve Adalet Bakanı Mehmet Ağar'ın gönderdiği çelengi de yol kenarına atmışlar. 6 saat süren protesto gösterilerinde polisler ''Dişe diş, kana kan, intikam intikam'', ''Polisler içerde, katiller dışarıda, hükümet nerede, biz buradayız'', ''Hükümet affını al başına çal'', ''Bizi satanı biz de satarız'', ''Polisin insan hakları yok mu'', ''1 Mayıs'ta bizi yok bilin'' sloganları atarak tekbir getirmişler. Ankara'da yaşanalar da "Polis-Ülkücü işbirliği" başlığı ile anlatılmış. F tipi cezaevleri uygulamasını protesto etmek amacıyla Adalet Bakanlığı'na yürümek isteyen 200 kişilik grubu coplayarak ve havaya ateş açarak dağıtan emniyet güçleri, yaralı eylemcileri ülkücü faşistlere bırakmış. MHP'lilerin dövdüğü göstericiler, da sonra polis tarafından gözaltına alınmış. Tutuklu yakınlarının kaldığı ÖDP ilçe başkanlığı, TSİP Genel Merkezi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi'nin bulunduğu bina, ülkücü militanlar tarafından taşlanmış. 55. gününe giren ölüm oruçları için aydınlar ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyeleri aracılığıyla yapılan ve anlaşma noktasına gelen görüşmeler, iki polisin şehit olduğu terörist saldırı nedeniyle sonuca ulaşamamış. Eylem öncesinde arabulucular tarafından önerilen, ''aynı havalandırmaya bakan 3'er kişilik 6 hücrenin 9'ar kişilik iki ayrı birime dönüştürülmesi'' formülüne eylemcilerle Adalet Bakanlığı olumlu görüş belirtmiş. Ancak yaşananlar bu uzlaşmayı askıya almış. Telekom'un yüzde 33.5 hissesinin ve Türk Hava Yolları'nın da yüzde 51 hissesinin blok satılarak yönetim hakkının devredilmesini sağlayacak ihaleye yarın çıkılıyormuş. Haberde firmaların bu konuda kulis faaliyetlerini artırdığı belirtilmiş. Anayasa Mahkemesi, Vural Savaş'ın FP'nin ''kapatılan RP'nin devamı olduğu'' ve ''laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği'' gerekçesiyle açtığı davayı görüşmeye başlamış. Sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in dile getirdiği, Avrupa Birliği katılım ortaklığı belgesinde de yer alan yasal güvenceler için hükümetin harekete geçmesini istemişler. İyi günler. Asuman ALPASLAN - 13 Aralık 2000, Çarşamba
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı