Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hürriyet Haber
    20.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 20.12.2000 - 00:01

    HÜRRİYETDevlet, 10 yıldır giremediği cezaevlerine girebilmiş bu kez. Cezaevlerinde 61 gün önce başlayan 'ölüm orucu' eylemi dün 'Hayata Dönüş' operasyonuyla sona erdirilmiş. Operasyon sırasında Ümraniye ve Çanakkale cezaevlerinde direnişle karşılaşılmış. Her iki cezaevinde de jandarma birer şehit vermiş. 17 mahkûmun kendini yakarak öldürdüğü belirtiliyor. 14 asker de yaralanmış. Operasyonlar sonrasında bir açıklama yapan Hikmet Sami Türk, ''Terör örgütlerinin gençlerimizi acımasızca kendi emelleri doğrultusunda nasıl ölüme sevk ettiklerini artık herkes görmelidir. Cezaevlerimizi önemli ölçüde kontrol altına alan bu terör odağı, şimdi etkisini kaybedecektir. Bundan sonra da cezaevlerimizde devletin hakimiyeti ve cezaevlerinde insan haklarına saygı, en yüksek ölçüde gerçekleştirilecektir" diye konuşmuş. Türk, bu örgütlerin insanları acımasızca ölüme sevk ettiklerini inkara zorladığının dikkate alınırsa, onların mücadelelerinin insan hakları adına olmadığının açıkça görüleceğinin de altını çizmiş. "Ben, buradan kurtarılanlara 'geçmiş olsun' diyorum. Evlatları cezaevlerinde bulunan anne babalardan devlete güvenmelerini istiyorum. Terör örgütlerine değil, ama çocuklarını onların ellerinden kurtarmak isteyen, onun için bu operasyonu yapmak zorunda kalan devlete destek olmalarını istiyorum" diyerek bitirmiş sözlerini. Bir başka başlıkta da, Bayrampaşa ve Ümraniye Cezaevleri'ne düzenlenen operasyonda mahkûmların Kalaşnikoflarla ateş açtıkları bildiriliyor. Bayrampaşa Cezaevi'ne saat 04.30'da girilmiş. Operasyon sırasında kendisini yakan 14 militan ölürken, 36 militan ise yaralanmış. Cezaevinde bulunan 117 PKK'lı operasyonun ilk dakikalarında teslim olmuşlar. Dün sabah 20 cezaevine düzenlenen operasyon kararı, önceki akşam yapılan gizli bir toplantıyla alınmış. Cuma akşamı İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürü, Jandarma, MİT ve Sağlık Bakanlığı temsilcilerinin katıldığı çok gizli bir toplantı yapılmış. Son olarak da Başbakan Ecevit, cezaevleri müdahalesini ''Teröristleri terörizmden kurtarma operasyonu'' olarak adlandırmış. İçişleri Bakanı Saadettin Tantan, jandarmanın bu operasyona bir yıldan beri hazırlandığını, eğitimini cezaevlerinin maketleri üzerinde yaptığını açıklamış. Cezaevlerine kapılardan girilmemiş. Tantan, ''Eğer, jandarma kapılardan girmeye kalksaydı, paramparça olurdu. Bu yüzden, daha önceden belirlenen farklı noktalardan koğuşlara girildi'' diye konuşmuş. MİLLİYETCezaevlerine yapılan operasyonların haberi, "Sahte oruç, kanlı iftar" başlığı ile veriliyor. İçişleri Bakanı Tantan, eylemcilerin çoğunun sahte olduğunu, ölen eylemcilerin de kendilerini yakmadıklarını, emirle yakıldıklarını açıklamış. Bu durum, mahkumların yapılan sağlık kontrollerinde ortaya çıkmış. Tantan, "Çoğu geri sevk edilebilecek" şeklinde konuşmuş. İçişleri Bakanı, operasyonun asıl amacının, cezaevlerinin kontrol altına alınabilmesi olduğunu söylemiş. Jandarma bu konudaki çalışmalarını bir yıldır sürdürüyormuş. Buy çalışmalar, cezaevlerinin maketleri üzerinde yapılıyormuş. Türk Tabipleri Birliği (TBB), müdahale edilen eylemciler için özel bir tedavi programı hazırlamış. Cezaevlerinde ölüm orucu yapanlar ile hükümet arasında arabuluculuk görevini üstlenenler, müdahalenin yanlış olduğu görüşündelermiş. Yaşar Kemal, "Hiç beklemiyordum. Mehmet Bekaroğlu çok bilgili, müthiş olumlu bir adam. Anlaşma aşamasına gelinmişti. Bir anda bu operasyon nereden çıktı? Endişem, geride kalanların ölüm orucuna başlamaları" diye konuşmuş. Zülfü Livaneli ve Orhan Pamuk da, çok üzgün olduklarını açıklamışlar. Bu görüşmelere katılanlar, bir süre sonra ortak bir açıklama yapma kararı almışlar. Haberlerde operasyonun ayrıntıları da veriliyor. İstanbul Bayrampaşa ile Ümraniye cezaevlerindeki operasyonlarda eylemciler, güvenlik güçlerine Kalaşnikof tüfek ve bombayla karşılık vermişler. Resmi olmayan rakamlara göre Bayrampaşa'da kendini yakan 12 tutuklunun hayatını kaybettiği yazılıyor. Operasyondan önce mahkumların telefonlarını takibe alan İçişleri Bakanlığı, dün sabah 05.30 sıralarında yapılan çarpıcı görüşmenin kaydını da basın kuruluşlarına da göndermiş. Bu konuşmada, her cezaevinde bir eylemcinin kendini yakması talimatı veriliyormuş. Bu arada Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün personel eğitilmeden ve yasal düzenlemeler yapılmadan "açılmayacak" dediği F tipi cezaevlerine nakiller, operasyonla birlikte dün sabah başlamış. "F tipi direnişi F tipinde bitti" deniyor haberde. Cezaevlerine düzenlenen operasyon, Avrupa'nın birçok kentinde de protesto edilmiş. Paris'te İş Bankası'nı Amsterdam'da da Garanti Bankası'nı işgal eden protestocularla güvenlik güçleri arasında arbede yaşanmış. Avrupa Birliği Komisyonu sözcülerinden Jean Christophe Flori da, "AB Komisyonu'nun, Türkiye'de hapishanelerdeki olaylardan ve bunlara bağlı gelişmelerden endişeli olduğunu" açıklamış. SABAHDiğerleri gibi bu gazetenin ilk sayfası da operasyon haberlerine ayrılmış. Manşette, "Ölüm koridoru" deniyor. Eylemciler ile görüşmeye giden Zülfü Livaneli yazmış. 1996 yılında yaşanan ölüm oruçlarında da aynı yere gitmiş. Hayatının en zor dakikaları olduğunu söylediği bu koridora bir kez daha girmek zorunda kalmasından üzgün olduğunu anlatmış. "Tek bir amacımız var: Ölüm olmasın! Azrailin soğuk nefesi Türkiye'de ölüm rüzgarları estirmesin" demiş. Görüşmede mahkumlar, F tipe cezaevine gitmemek için ölümü göze aldıklarını söylüyorlarmış. F tipinin onlar için zaten ölüm anlamına geldiğini, orada öleceklerine burada ölmeyi tercih edeceklerini tekrarlıyorlarmış. Görüşme yapılan eylemcilerin, 1996 yılından daha katı olduğunu belirtmiş. Bu eylemciler oruç tutmuyorlarmış. Mahkumların operasyon yapılacağını tahmin ettiklerini de belirtmiş. Bir başka haberde de, Bayrampaşa Cezaevi'nde operasyonun 13.5 saat sürdüğü yazılmış. İçeriden ateş açılmış ve duvarlar yıkılarak girilmiş koğuşlara. Adalet Bakanı Türk, bu cezaevine girişin hepsinden zor olacağını bildiklerini açıklamış. Operasyon kararı Pazartesi gecesi alınmış. Açlık grevi ve ölüm orucundakilerin toplam sayısı Pazartesi günü 272 olmasına karşın bu sayının, akşam saatlerinde yeni katılmalarla 283'e yükseldiği öğrenilmiş. Yurdun birçok yerinde bu operasyon protesto edilmiş. İstanbul Zeytinburnu Ülkü Ocakları'na da saldırı düzenlenmiş. Bir kişi hayatını kaybetmiş. Ne dersiniz? Provakatörler yine iş başında gibi... Cumhurbaşkanı tarafından ikinci kez atanmayan Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, irtica ve bölücülük yanlılarının sevinç çığlıkları bitince, birçok gerçeği açıklayacağını söylemiş. Savaş'ın yakınlarına, "Cumhuriyeti korumak için canımı ortaya koydum, ödülü bu oldu. Bana yapılanı içime sindiremiyorum. Bunu hak etmemiştim" dediği öğrenilmiş. ANAP İl Başkanı Cengiz Atak'ın Necdet Güçlü'yü öldürdüğünü iddia ettiği Ülkü Ocakları Kurucu Başkanı, şimdi işadamı olan Aytekin Yıldırım kendini savunmuş. Olaya karışmadığını, olay anında da orada olmadığını söylüyormuş. DGM Cumhuriyet Başsavcılığı İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Mehmet Yıldırım'ın "Ekonomi kötü gidiyor. MGK bu işe de el koysun. Meclis dışından hükümet atasın" sözlerini incelemeye almış. Bu konuşma, iş dünyasından, siyasilere kadar her kesimi ayaklandırmış. Dün gelen tepkiler üzerine bir açıklama yapan Yıldırım, sözlerinin maksadını aştığını kabul ederek şöyle konuşmuş: "Sayın Başbakan önce yapılabilecek olanları, kendi gündeminde olanları yapmadığı için bu olaylar oluyor. Eğer bu hükümet, gündeminde olanları gerekli şekilde yapsaydı bizlerin de bu şekilde ekonominin dışına çıkarak bazı isteklerimiz olmazdı" diyormuş. RADİKALÖlüm oruçlarına karşı 20 cezaevine yapılan operasyonun haberi, "Korkulan oldu" manşeti ile veriliyor. "Hayata dönüş" adı verilen operasyon, bugünün ilk saatlerine kadar sürmüş. Resmi rakamlara göre ölü sayısı 17. Ancak gayriresmi rakamlar, bu sayının 30'un üstünde olduğunu gösteriyormuş. Dün sabah saat 4.30 sıralarında tüm cezaevlerinde aynı anda başlayan operasyonda, küçük cezaevlerindeki mahkumlar kısa sürede hastanelere götürülmüş. Ancak Ümraniye ve Çanakkale'de iş çok uzun sürmüş. Bu konudaki çalışmaların bir yıldır maketler üzerinde yapıldığını açıklamış İçişleri Bakanı Tantan. Operasyonun kilit noktası da, eylemcilerin liderlerinin bulunduğu Bayrampaşa Cezaevi olmuş. Adalet Bakanı Türk, mahkum ailelerine başsağlığı dilemiş. Ölümlerin operasyondan değil, örgütlerin verdiği talimatla kendini yakarak olduğunu açıklamış. Operasyona karşı dışarıda yapılan gösterilere de polis sert müdahale etmiş. Bu eylemler Avrupa ülkelerine de taşınmış. AB ülkeleri başta olmak üzere batı yönetimleri Ankara'ya 'itidal' çağrısı yapmışlar. Adalet Bakanı Türk'ün, "Açılışı ertelendi" demesine rağmen dün birçok mahkum Sincan ve Edirne E tipi cezaevlerine yollanmış. Türk, bu nakillerin geçici olduğunu, ama koğuş tipine dönüşün de söz konusu olmadığını açıklamış. Diyalog döneminde arabuluculuk yapan FP milletvekili Bekaroğlu, "F tipine sevk büyük hata. Türk bizi kullandı. Müdahalesiz çözülebilirdi" diye konuşmuş bu konuda. İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman da, hükümeti son uzlaşma olanağını görmezden gelmekle suçlamış. CUMHURİYETÖlüm oruçlarını sona erdirmek için müdahale edildiği, 2'si asker 5 kişi yaşamını yitirdiği haberi, "Operasyon" manşeti ile veriliyor. Cezaevlerinde 61 gündür devam eden ölüm orucu eylemlerine dün sabahın erken saatlerinde polis ve jandarma müdahale etmiş. Direnişle karşılaşan güvenlik güçleriyle tutuklu ve hükümlüler arasında çatışmalar çıkmış. Bayrampaşa Cezaevi'nde mahkûmların Kalaşnikofla ateş ettiği belirtiliyormuş. Bartın, Ümraniye ve Bayrampaşa cezaevlerinde 3 mahkûm kendisini yakarken, çatışmalarda Ümraniye ile Bayrampaşa'da 3 tutuklu ölmüş. Sis bombaları ve basınçlı su kullanılan müdahale sırasında Ümraniye'de 1 uzman çavuş darbeden, Çanakkale'de ise 1 er açılan ateş sırasında şehit olmuş. Müdahale sırasında 50'den fazla tutuklu ve hükümlünün de yaralandığı belirtiliyor. Hastanelere kaldırılan 100'den fazla ölüm orucu eylemcisinin büyük bölümü tedaviyi kabul etmemiş. Eşzamanlı olarak saat 05.05'te başlatılan operasyon direniş nedeniyle saatlerce sürmüş. Operasyonlar sürerken tutuklu yakınları ve gazeteciler cezaevlerine yaklaştırılmamış. Bu nedenle tutuklu yakınları ve güvenlik güçleri arasında zaman zaman gerginlikler yaşanmış. Hastaneler de, getirilecek eylemci ve yararlılar için hazırlanmış. Ümraniye Cezaevi'nde yaşanan operasyonda Uzman Çavuş Nurettin Kurt ve ölümün orucunun 61. günündeki DHKP-C davası tutuklusu Ahmet İbili yaşamını yitirmiş. Bayrampaşa Cezaevinde ise adı açıklanmayan 2 tutuklunun kendini yakarak öldürdüğü belirtiliyormuş. Operasyonların başlamasının ardından Bayrampaşa Cezaevi'nden üst düzey bir örgüt yöneticisinin Bartın Cezaevi'ne cep telefonuyla ''Ölüm orucundakilerden bir direnişçi kendisini yaksın'' talimatı verdiği ortaya çıkmış. Başbakan Bülent Ecevit, operasyonu, ''Yalnız hükümet olarak biz değil, gazeteciler, yazarlar, birçok sivil toplum örgütü, sanatçılar, savcılar, doktorlar, hepsi akıl yoluyla teröristlerin normal bir yola dönmeleri için uğraştılar. Fakat sonuç alınamadı. Bu mücadele, teröristleri kendi terorizmlerinden koruma ve kurtarma girişimidir'' sözleriyle yorumlamış. Sivil toplum örgütleri ise, operasyonun durdurulması ve görüşmelerin yeniden başlatılmasını istiyorlarmış. Hastanelere getirilen eylemcilerin büyük bölümü tedaviyi reddetmişler. TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Füsun Sayek, açlık grevlerinin ve ölüm oruçlarının olası sonuçlarını eylemcilere anlattıklarını, ikna faaliyetlerinin bunun ötesine geçemeyeceğini belirtmiş. Bu arada ilk F tipi cezaevleri de faaliyete geçmiş. Üstelik henüz gerekli yasal düzenlemeler yapılmadan. İyi günler. Asuman ALPASLAN - 20 Aralık 2000, Çarşamba
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı