Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hürriyet Haber
    12.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    HÜRRİYETGenelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, sert tepki gösterdiği Kürtçe TV gibi başlıkları da içeren 'Ulusal Program'ın masaya yatırılacağı liderler zirvesi ve FP'nin kapatılma davasının başlamasına 24 saat kala, dün Başbakan Bülent Ecevit'i ziyaret etmiş. "Bir ziyaret, 2 mesaj" denmiş haberin başlığında. Hatırlarsanız Başbakan AB toplantısı için Nice'deyken bir açıklama yapmıştı Kıvrıkoğlu Kürtçe TV konusunda. İşte Başbakandan bu randevu da bu tarihlerde alınmış. Talep de Kıvrıkoğlu'ndan gelmiş. Görüşme sonrası Ecevit soruları yanıtlamış. Görüşmede Kürtçe TV'nin gündeme gelip gelmediğine ilişkin bir soruya da, ''Genellikle o açıklamanın içeriği üzerinde duruldu'' yanıtını vermiş. Görüşmenin FP'nin kapatılma davasının görüşülmesine tam 24 saat kala yapılması da dikkat çekmiş. Genelkurmay Başkanlığı'nın elindeki, bir grup hukukçuya hazırlatılan bir raporun ağırlaştırıldığı öğrenilmiş. Anayasa'nın partilerin kapatılmasıyla ilgili 69. maddesinin değiştirilmesinin sakıncaları anlatılıyormuş bu raporda.Meclis kürsüsünde Ecevit'e hakaret eden MHP'li Ali Güngör, CNN Türk'te canlı yayında yaptığı konuşma ile bardağı taşırmış. Mehmet Ali Birand'ın sunduğu Manşet programında Zafer Mutlu için ''Babasının kim olduğunu bilmem. Ancak, annesinin genelev patroniçesi Manukyan'ın kız kardeşi olduğunu öğrendim" diye konuşmuş. Olay sonrası MHP Grup Başkanvekilleri Mehmet Şandır ve Oktay Vural, Güngör'ün durumunu ele almak üzere Grup Yönetimini bugün toplayacaklarını belirtmişler. Suç işleyen kim olursa olsun, cezasını çekeceğini savunan MHP yöneticileri, Güngör'ün son çıkışı ile kendisine tanınacak toleransa layık olmadığını ortaya koyduğunu kaydetmişler. Gazi Mahallesi'nden görevden dönen Çevik Kuvvet otobüsü kaleşnikoflarla çapraz ateşe tutulmuş. Otobüsü kullanan polis memuru Mehmet Ali Acun kaldırıldığı SSK Okmeydanı Hastanesi'nde, polis memuru Fahir Toka ise Başarı Tıp Merkezi'nde yaşamını yitirmiş. Saldırıda 12 polisin de yaralandığı belirtilmiş haberde. Rahşan Ecevit, "Bu benim affım değil. Veto edilirse artık bir şey yapamam" diye konuşmuş. DSP Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Ecevit, yıllardır yapmadığı bir yönteme başvurarak, af yasası konusunda kendini savunmak amacıyla basın toplantısı düzenlemiş. MİLLİYETManşette Buca Cezaevi'nde ölüme yatan iki mahkumun dramı var. Duygu Asena yazıyor. Barış ve Ümit, "İkinci Manisa Davası" denen 1995'teki olayda, pankart astılar diye tutuklanmışlar. "Ve adeta içeride büyüdüler" diyor Asena. Olay sırasında ikisi de 15 yaşında delikanlılarmış. İşledikleri suçlar hala kanıtlanamamış. Şimdi de ölüm orucuna yatmışlar. Onlar ikinci gruptalarmış ve orucun 46. gününde bulunuyorlarmış. Asena, "Hiçbir şeye zarar vermediler, hiç bir kimsenin burnunu bile kanatmadılar... Ama onlar hapiste büyüdüler" diyor. Duygu Asena'ya bir mektup yazmışlar ve "Hoşça kal" diyorlarmış. Artık bu çığlıklara kulak verilmesini istiyor yazar. MHP'li Ali Güngör için de, "Alçak yalancı" deniyor. Ecevit'i vatan hainleri affetmekle suçlayan katil Ali Güngör, bu kez Manukyan adını kullanarak, gazeteci Zafer Mutlu ve annesine hakaret etmeye çalışmış. Asteğmen Necdet Güçlü'yü öldürdükten sonra 12 yıl hapse mahkum olup, af sayesinde iki yıl cezaevinde yatan MHP Milletvekili Ali Güngör'ün çirkin üslubu, bu kez basını hedef almış. CNN Türk'te M. Ali Birand'ın sorularını yanıtlarken, "Ben o zaman öğrenciydim, o aftan yararlanmadım. Hakkımda inceleme yapmadan manşet atan herkes hakkında araştırma yapacağım" diyen Güngör, Sabah Gazetesi'nde kendisiyle ilgili manşetin Zafer Mutlu tarafından atıldığını iddia etmiş. Güngör aleyhine 50 milyar liralık tazminat davası açacağını bildiren Zafer Mutlu, davayı kazanması halinde eline geçecek olan 50 milyar lirayı, hayatını kaybeden kızı adına kurduğu Zeynep Mutlu Vakfı'na bağışlayacağını söylemiş. Manukyan ise kız kardeşi olmadığını açıklamış. Bir erkek kardeşi varmış. "O da ticaretle uğraşıyor. Zafer Mutlu'yu hayatımda hiç görmedim. Kaldı ki genelev sahibi olmak, çok kötü bir meslek değil. Milletvekillerinin verdiği izinle, resmi ruhsatla bu işi yapıyorum. Bu ülkede vergi rekortmeni oldum. Hala vergimi düzenli bir şekilde ödüyorum. Kendisi katil olan birine hakaret davası açmayı düşünmüyorum. Meclis'te onca milletvekili var. Gereken cevabı zaten vereceklerdir" diye konuşmuş. Clinton'dan Ecevit'e sürpriz bir mektup varmış. 'Sevgili kardeşim Bülent...' diyerek başlayan mektupta ABD Başkanı, Türkiye'nin Avrupa ordusunu veto etmemesini istemiş. Genelkurmay'ın AB zirvesi sırasındaki açıklamasıyla ilgili Kıvrıkoğlu'ndan bilgi alan Ecevit, ordunun kaygısına hak vermiş. Toplantı sonrası, 'sitem etmeye gerek duymadığını' söylemiş. RADİKALAB için bugün karar günüymüş. AB'nin Katılım Ortaklığı Belgesi'ne yanıt niteliğindeki Ulusal Rapor'a ilişkin siyasi kararlar bugün netleşecekmiş. AB Genel Sekreterliği'nin çalışmaları ile ortaya çıkan taslak metin ve 'çekince notları'nın, liderler zirvesinde değerlendirileceği belirtiliyor. Zirveye anadilde yayın konusunun damgasını vurması ve Başbakan Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın karşı görüşleriyle bilinen Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'yi ikna etmesi bekleniyormuş. Dün yapılan Kıvrıkoğlu-Ecevit görüşmesi de, "Gerekçeli ziyaret" başlığı ile veriliyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu, Başbakan Ecevit'i ziyaret ederek, Nice zirvesi sırasında Kürtçe ve PKK'ya ilişkin ordu açıklamasının gerekçesini anlatmış. "PKK'nın siyasallaşması bir gerçektir. Bazı Avrupa ülkelerinin desteği de kaygı verici" diyen Ecevit, Kıvrıkoğlu'na serzenişte bulunmaya gerek duymadığını söylemiş toplantı sonrasında. Adnan Keskin'in haberinde de, ülke gündemine affı sokan Rahşan Ecevit'in özür dilediği yazılmış. Yasaya o da sahip çıkmamış. "Bu benim yasam değil" diyormuş. Şartlı Tahliye Yasası'nın her gün bir olumsuz yönü de ortaya çıkıyormuş. Yardım-yataklık suçu istisna sayılırsa 'devlete karşı suçlar'ı kapsam dışı tutan yasa, devlet terörü olarak gösterilen 'faili belli olmayacak şekilde adam öldürme' ve 'kastı aşacak surette adam öldürmek' benzeri tüm suçları ise indirime tabi tutuyormuş. Yasada, daha az yaptırım öngördüğü için bugüne kadar işkenceyle suçlanan güvenlik görevlileri aleyhine açılan davalarda yoğun olarak işletilen 245. madde de kapsamdaymış. Bu durumda Emniyet Müdürü Turan Genç'in müsterih olması gerektiğini yazmış Keskin. Siyasi mahkûmların F tipi cezaevlerine karşı başlattıkları süresiz açlık grevi ve ölüm orucunda 54'üncü güne girilirken, gün boyu süren arabuluculuk çabalarından sonuç alınamadığı da yazılıyor bir başka haberde. Liderler Meclis'te cezaevlerindeki durumu görüşmek için toplanmışlar. Ecevit yaptığı açıklamada kamuoyunun ilgisi devam ettiği sürece mahkûmların eylemlerini sürdüreceğini belirtmiş. Ölüm orucu eylemcileriyle görüşen Orhan Pamuk ve Oral Çalışlar da, hükümetin bir adım daha atmasını istemişler. Çalışlar, "Üçer kişilik hücreler yerine 9+9 ya da 12+6 formülüyle sorun çözülür" diye konuşmuş. CUMHURİYETÖlüm oruçları manşette bu gazetede. Başbakan Ecevit, annelere çağrı yapmış. Cezaevlerindeki ölüm oruçları için bir diyalog ortamı içinde en uygun şeklin bulunacağını belirten Başbakan Bülent Ecevit, ölüm orucundaki hükümlü ve tutukluların ailelerinden yardım istemiş. Ecevit, ''Çocuklarınızın kendilerine kıymalarına lütfen fırsat vermeyin. Bir an önce bu ölüm orucu sona ersin. Bu konuda ailelerin de gereken katkıyı yapmalarını bekliyorum'' diye konuşmuş. ''Bu eylemleri hazırlayanlar, devlete bazı dayatmalarda bulunmak istiyorlar. Kabul etmek mümkün değil'' diye de eklemiş. 50'si kadın, 153'ü erkek 203 siyasi tutuklu ve hükümlünün ölüm orucu eylemi 54. gününe girerken ailelerin eylemi ise 29. günündeymiş. Aydınlar ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyelerinin girişimleri sonuçsuz kalırken eylemcilerden 26'sının durumunun ağır olduğu bildirilmiş. Eşber Yağmurdereli de destek için katılıyormuş eyleme. Af konusunda yoğun eleştirilere hedef olan DSP Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Ecevit kendini savunmuş dün. ''Benim affım böyle değildi, eşitlik şartı nedeniyle bu hale geldi'' diye konuşan Ecevit, affın esin kaynağının ''baklava çalan çocuklar'' olduğunu vurgulamış. ''Pankart veya döviz asan çocuklara verilen cezaların, daha büyük suçlara verilen cezalardan daha ağır'' olduğuna da dikkat çekmiş. Af konusunda Cumhurbaşkanı Sezer'in 3 seçeneği varmış. Hükümetin isteği doğrultusunda onaylamaması halinde eşitliğe aykırı olan yasayı tepkileri dikkate alarak iade etme seçeneğinin yanı sıra Anayasa Mahkemesi'ne götürme olasılığı da bulunuyormuş. Başbakan Ecevit ve Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu arasında dün yapılan görüşmenin haberi, bu gazetenin de ilk sayfasında yer alıyor. Ecevit, PKK'nin siyasallaşmasının ve AB'de bazı çevrelerin buna destek vermesinin, kaygıdan öte gerçek olduğunu söylemiş görüşme sonrasında. Görüşmede Kürtçe televizyon ve kültürel haklar konusunun da gündeme geldiği, Genelkurmay'ın bu konularda hassasiyetinin hükümete iletildiği öğrenilmiş. Yeşilbarış örgütü üyeleri Fransa'nın Bordeaux limanına demirleyen Yunan bandıralı şilepteki yükün boşaltılmaması için eylem yapmışlar. Yeşilbarış, şilepte bulunan 22 bin ton soya fasulyesinin genetik değişime uğratılmış olduğunu öne sürüyormuş. İyi günler. Asuman ALPASLAN - 12 Aralık 2000, Salı
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı