Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hürriyet Haber
    25.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 25.09.2000 - 00:01

    HÜRRİYETBir süre önce 12 bin mudiyi ortada bırakıp KKTC'den Güney Kıbrıs'a kaçan bankacı Elmas Güzelyurtlu ile yapılan görüşme manşette bugün. Kendisi yurtdışına kaçtıktan sonra, "Kuzey Kıbrıs işgal altında" diye konuşarak da tepkileri üzerine çekmişti.Güzelyurtlu önce Moskova'ya gitmiş. Oradan geçtiği Romanya'nın başkenti Bükreş'te konuşmuş gazete kendisi ile. Kuzey Kıbrıs aleyhine tek kelime bile etmediğini söylüyormuş. Bugüne kadar hiç polemiğe girmemiş ama bundan sonra Başbakan Derviş Eroğlu'na savaş açıyormuş dışarıdan.Tam 9 aydır KKTC'de bankacılara yönelik bir tehdit politikası uygulanıyormuş. Sürekli tutuklanacağı ilan ediliyormuş Güzelyurtlu'nun. Oysa o, 25 Ağustos'ta, bankadan alacağı olan mudiler için bir ödeme planı önermiş. Ancak kabul edilmemiş. Telifinde 20 milyon doları bulan tüm mal varlığının ipotek edilmesini önermiş.Eğer bu teklif kabul görse, hem banka, hem de mudiler kurtulurmuş. Ama Derviş Eroğlu'nun seçimlerde kendisini desteklemedikleri için intikam peşinde olduğunu söylüyor.1997 yılında devlet kredi istemiş bu bankadan. "Devlete güvenmeyip de kime güvenecektik" diyor Güzelyurtlu. Vermişler. Ancak daha sonra "Paramız yok" diyerek ödememiş devlet. Bunlara 3 tane kırık-dökük tesis vermişler. Bankada da devlete güvenerek mudilerin parasını vermiş tabii ki. Ardından da mudileri kendi bankalarına karşı kışkırtmış hükumet Güzelyurtlu'nun iddiasına göre. Oysa kendilerine yakın bankalara trilyonlarca yardım yapmış hükumet.Güzelyurtlu, kendisinde bulunan Rum Pasaportu ile ilgili olarak da, Kıbrıs'ta eskiden dışarıda okuyan herkesin bu pasaporta sahip olduğunu söylemiş. Hatta Derviş Eroğlu'nda da varmış bu pasaporttan.Hayali ihracat yapan Balinacılar, bürokratları ikna etmek için rüşvet dışında yollar da kullanmışlar. Kendilerine uçakla Nataşa servisi yapılmış. İzmeks ve Ezo Tekstil adlı şirketlerin kağıt üzerinde ortağı olduğu bildirilen şoför Adnan Şentürk'ün ifadesine dayandırılıyor bu iddialar.Kuşadası'nda yapılan alemlerin düzenleyicisi hayalici şirketlerin patronu Gürcan Güngören'miş. Adnan Şentürk, onun şoförüymüş. Vergi iadesi alınmadan birkaç gün önce İstanbul'dan uçakla kadın getirilip Kuşadası'nda bir otele yerleştirilir, ardından da ödemeler fazla gecikmeden yapılırmış.Bu ifadeler, daha önce tutuklanan Yeminli Mali Müşavir Veli Bilal Yalçın tarafından da doğrulanmış.Broadway'in ünlü müzikali "Smokey Joe's Cafe" adlı oyunda, Meltem Cumbul da oynayacakmış. Bu müzikalin bir özelliği de, sahnelendiği her ülkede yaşayan ünlü bir sanatçıyı da o ülkede yaptıkları gösteride oynatmalarıymış. İşte Türkiye'de yapacakları gösterideki isim, Meltem Cumbul olmuş.Cumbul, müzikaldeki rolü için Londra'da 'shimmy' adlı dansı öğreniyormuş. Müzikalin siyahlardan oluşan kadrosundaki tek beyaz da Cumbul olacakmış. Cumbul, siyahların sahnedeki üstünlüğünü bildiğini ve onlarla birlikte oynamaktan gurur duyacağını söylüyor.MİLLİYETKültür Bakanlığı'na giden bir ihbar mektubu, Mehteran Bölüğü hakkında Hizbullah soruşturması açılmasına neden olmuş. Kültür Bakanlığı'na bağlı Tarihi Türk Müziği Topluluğu'nun bünyesinde bulunan Mehteran Takımı hakkında, "Hizbullah'ı korumak", bu takımın başı olan Şemsettin Akbulut hakkında ise, "Hizbullahçı" olmak suçlaması ile soruşturma açılmış.Soruşturma kapsamında tüm elemanlar sorgulanmış. Akbulut ise şaşkınmış. Bu kardeşi kardeşe vurduran insanlarla adı geçecek son kişinin kendisi olduğunu söylemiş. Birçok takdirname ve ödül aldığını da belirten Akbulut, grup içinde siyaset konuşulmasını kendisinin yasakladığını da söylemiş. Bu nedenle çok şaşkınmış. Ve merakla soruşturmanın sonucunu bekliyormuş.Tarihi Türk Müziği Topluluğu kurucusu ve başkanı Ahmet Özhan da çok üzgün olduğunu söylüyor. Bu topluluğun adının böyle bir olayla geçmesinden çok rahatsız olmuş. Elemanlarının iş dışında ne yaptıklarını bilemeyeceğini, ancak iş yerine siyaset sokulmasına asla izin vermeyeceğini söylüyor.Kuzey Irak'ta mart ayında KDP yönetiminin açtığı GSM ihalesini Türkcell kazanmış. Ancak ambargo nedeniyle bugüne kadar herhangi bir adım atamamışlar. Bu nedenle şirketin devre dışı kalma olasılığı belirmiş.Kuzey Irak yetkililerinden yapılan açıklamalarda, mart ayında yaptıkları ihale sırasında daha iyi teklif veren olmasına rağmen, coğrafi yakınlık nedeniyle Türcell'in teklifini kabul ettiklerini, ancak bu şirketin henüz bir girişimde bulunmadığı için devre dışı bırakılabileceğini açıklamış. Dışişleri Bakanlığı ise bu şirket tarafından kendilerine kısa bir süre önce başvurulduğunu açıklamış. Şirket KDP yönetimi tarafından kendilerinden böyle bir şey istendiğini, bu konuda bir şey yapıp yapamayacaklarını öğrenmek istediğini söylemiş Dışişlerine. Onlar da araştırıyorlarmış bu konuyu.Türkcell yetkilileri de şirketin Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar ve Doğu Avrupa'da yatırım yapmak için araştırma yaptığını belirtmekle yetinmişler.Herkes umutsuz beklerken Göksel Arsoy borsadan 20 milyar liralık alım yapmış. Yeşilçam'ın 'altın çocuğu' olarak anılan ünlü sanatçı, tam borsanın dibe vurduğu bir dönemde portföyünü genişletmiş. Ekim ayında hareketlenme beklediği için yapmış bu alımları.Gerçek sanatçının kafasının para işlerine çalışmayacağını söyleyen Arsoy, bu işlerden anlayan iyi dostları sayesinde yaptığını söylüyor bu alımları. Solun reddedemediği, sağın ise kabullenemediği İslamcı şair İsmet Özel, yine sarsmış. Özel hakkındaki bu tanım Cemal Süreya'ya aitmiş. Marksizm'den İslamcılığa geçişi 30 yıldır tartışılıyormuş Özel'in. Son olarak da, Türk kültüründe yeşil değil kırmızı rengin var olduğunu, kara çarşafın bize Ermeniler tarafından sokulduğunu, İslam dininin de batıya ait olduğunu söylemiş.SABAHErbakan'ın hapis cezası kesinleşince Recai Kutan 2 FP'li ile birlikte Ecevit ve Bahçeli'yi ziyarete gitmiş. Bahçeli ziyareti sırasında da 312. madde konusunda yardım istenmiş. MHP lideri, bu maddenin değişikliğine karşı olduklarını, ancak Erbakan için farklı bir formül bulunabilmesi için hukukçulara talimat vereceğini söylemiş.Faziletliler, bu formülün araştırılmasında iki parti hukukçularının ortak çalışmasını önermişler. Bu da kabul görmüş ve görüşme sıcak bir hava içinde sona ermiş. Ancak Faziletliler dışarı çıkınca 312 değişikliği dışındaki girişimlerden vazgeçmişler.Ardından da Fazilet sözcülerinden "Bahçeli, Hoca'nın hapse girmesini mi istiyor?" şeklinde açıklamalar gelmiş. Bardağı taşıran son damla ise, Recai Kutan'ın, "Bahçeli bize 312 ve Erbakan konusunda söz vermişti" açıklaması olmuş. MHP'liler hemen liderlerine gidip bu sözlerin doğru olup olmadığını sormuşlar. O da asla böyle bir söz vermediğini, Kutan'ın açıklamalarında da fevkalade üzüldüğünü söylemiş. "Diyalogun sürmesi için dürüstlük ve samimiyet esas olmalıdır" demiş ve Erbakan için formül arayışını askıya almış.Braqer Moin, Humeyni hakkında bir kitap yazmış. Bu kitabın ardından eline geçen belgeleri de Sabah Gazetesi'ne anlatmış. Şah tarafından sürgüne gönderilen Humeyni, ilk kez İstanbul'da denize girmiş. Önce Florya'da oğlu donla denize girince halk tarafından yuhalanmış. Bunun üzerine daha sonra Kumla'da girmişler ilk kez denize. Humeyni peştamal istemiş. Bulunamayınca havlu ile girmiş ve çok mutlu olmuş.Emlak Bankası Beyoğlu Şubesi'nde şef olarak çalışırken müşterilere ait hesaplardan yaklaşık 2 trilyon lirayı zimmetine geçiren Sibel Buluş, cezaevine girmiş. Önceki gün son sevgilisi Osman Bekil ile Kayseri'de yakalanan Buluş, dün İstanbul'a getirilmiş. Son sevgilisinin 20 yaşında olduğu özellikle belirtilmiş haberde.Nurcular İstanbul'da toplanmışlar dün. "Risale-i Nur'a göre Kur'an'ın İnsana Bakışı" konulu uluslararası sempozyumda kadınlar ve erkekler ayrı yerlerde oturmuşlar. Sempozyumun en dikkat çeken isimleri, Erzurumlu Mehmet Kırkıncı ve Osman Demirci olmuş. CHP lideri Altan Öymen, "15 ay sonra tekrar başa dönülür mü?" sorusuna, "Kastettiğiniz başa dönülürse parti yine barajın altında kalır. Oysa biz iktidarın alternatifi durumundayız" yanıtını vermiş. Bazı partililerin bu kurultayın gereksiz olduğunu söylediğini, ancak 5 aday çıktığına göre ne kadar doğru bir karar verdiklerinin ortada olduğunu da belirtmiş Taki Doğan'ın sorularına verdiği yanıtlarda.RADİKALEsra Kurt'un haberi manşette bugün. "Vadim o kadar yeşildi ki" deniyor. Konu, Ömerli Barajı havzası. Oy uğruna sık sık çıkarılan imar affı ve arazi mafyasının elde ettiği rant nedeniyle önlenemeyen çarpık kentleşmeye dikkat çekiliyor. Uzak mesafe koruma alanının nüfusu 1965 yılında 10 binken, 1997 yılında 250 bini aşmış.Aynı havzada 1992-97 yılları arasında 39 bin 169 hektarlık orman alanı 35 bin 140'a inmiş. Sanayi alanındaki artış ise neredeyse 3 katına yükselmiş. Aynı tehdit, Elmalı, Terkos ve Darlık gibi İstanbul'un diğer su kaynakları için de farklı değilmiş.Bu yörelerde en çok iki katlı binalara izin verilmesi gerekirken, çok katlı kaçak binalarla dolu olduğu belirtilmiş. İSKİ Genel Müdürü Eroğlu, bu konuda çaresiz kaldıklarını söylemiş.Neşe Düzel'in bu haftaki konuğu CHP'li Tarhan Erdem. Konu genel olarak CHP'nin durumu ve tabii ki 30 Eylül'de yapılacak kurultay. Erdem, parti içinde örgütlenmeden sorumlu.Demokrasinin kişi başına düşen milli geliri 25 bin dolar olanı da olduğunu, bu durumda insanların düşüncelerinin daha gerçekçi olduğunu söylemiş. Bu rakamın 3 bin dolar olduğu ülkemizdeki demokrasinin de ancak bu kadar olabileceğini belirtiyor.CHP'de herkesin Sosyal Demokrat olduğunu söylediğini, ancak bunun bir kabuk olduğunu ve içinde ne olduğunun bilinmediğini de belirtmiş. İrtica var diyerek demokrasi askıya alınamazmış. Asıl irticanın devlette olduğunu, zorunlu din dersi uygulamasının da bunun en büyük kanıtı olduğunu söylemiş.Türkiye'de hava bir hafta daha yağmurlu olacakmış. Önceki gün İstanbul'da yaşanan sağanak yağmur sonrası bir çok ev ve işyerini su basmış. Hafta boyunca yağacak olan yağmur, Cumartesi ve Pazar günleri beklenmiyormuş."IMF toplantısına Prag'da büyük kuşatma" başlıklı haberde de, toplantıya katılan Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel'in açıklamaları var. Yabancılar gelip gidip tebrik ediyorlarmış kendilerini. Çok iyi gittiklerini söylüyorlarmış. Özellikle de artan petrol fiyatları ve Euro dolar paritesindeki değişimlerin ekonomiye etkisini merak ediyorlarmış.Türkiye'deki meskenlerin yarısını kapsayacak olan Zorunlu Deprem Sigortası, 500 trilyon liralık bir kaynak yaratacakmış. Sigorta yaptıranlara verilecek azami teminatın 20 milyar lira olacağı belirtilmiş haberde.CUMHURİYETManşette "Tekel vurgunu" var. hükumet, devlete trilyonlarca geliri olan bu KİT'i satışa çıkarmış. Tekel'in devlete 1999 yılındaki getirisi 817 trilyon olmuş. 200 yılında bu rakamın 1 katrilyon 748 trilyon olması bekleniyormuş.Türk-İş Genel Sekreteri Hüseyin Karakoç, bu satış gerçekleşirse Türkiye'de tütün sektörünün çökertileceğini söylemiş. Çok uluslu şirketlerin de Türkiye'yi iyi bir Pazar olarak gördüklerini belirten Karakoç, bu pazarın ele geçirilmeye çalışıldığını belirtiyor.500 bin liralık bir paket sigaranın 300 bin lirasının devletin kasasına gittiğini, satış durumunda bu gelirin kesileceğini, ayrıca yerli üreticinin desteğini de yitireceğini belirtmiş Karakoç.Küreselleşmenin pekiştirdiği gelir dağılımdaki uçurum, tehlikeli boyutlara ulaşmış. Uçurumun giderek büyüdüğü yazılıyor bu konudaki haberde. Dünya Kalkınma Göstergeleri 2000 raporunda açıkça gözler önüne seriliyormuş bu durum.Örneğin en düşük gelirli yüzde 10 ile en yüksek gelirli yüzde 10 arasındaki fark, Sierra Leone'de 87 katı buluyormuş. Bu oran Türkiye'de 14 kat olarak belirlenmiş. Ermeni soykırımı yasa tasarısı ile çıkan Türkiye- ABD arasındaki gerginlikte Türkiye'nin en büyük kozunun ihaleler olduğu yazılıyor bir başka haberde de. Özellikle savunma sanayii ihaleleri konusunda ABD'ye yaptırımlar uygulamayı konuşuyormuş Ankara.Bu konuda ABD'de yaşayan Türkler de bir karşı kampanya başlatmışlar. Kongreye gönderilmek üzere imza topluyorlarmış. Ayrıca telefon ve faksla da kongre üyelerine tepkilerini gösteriyorlarmış.Türk okurların yakından tanıdığı Cenevre Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Jean Ziegler, medyanın güncel yaşama kendi yasalarını dikte ettirdiğini, medyaya neyin uygun olup olmadığına kendisinin karar verdiğini söylemiş. Sosyal hareketin öldüğünü belirten Ziegler, "Aydınlar var. Var ama yeraltındayız" diyerek karamsar bir tablo çizmiş.CHP'de kurultay öncesi kulisler hızlanmış. Ertuğrul Günay aday olmayacağını açıkladı dün. Sefa Sirmen'in bugün, Deniz Baykal'ın ise yarın adaylığını açıklaması bekleniyormuş.İyi haftalar.Asuman ALPASLAN - 25 Eylül 2000, Pazartesi
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı