Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hürriyet Haber
    09 Eylül 2000 - 00:00Son Güncelleme : 09 Eylül 2000 - 00:01

    HÜRRİYETBugün manşette gay problemi var. 833 eşcinsel, gemiyle geldikleri Kuşadası'na alınmayınca, uluslararası bir sorun yaşadık. Haberde buna bir işgüzarın neden olduğu yazılmış.Olympic Voyager adlı Yunan bandıralı gemi çıktığı Akdeniz turu çerçevesinde Kuşadası'na da uğramış, ancak daha sonra Kırkpınar güreşleri dolayısıyla yayınlanan bir genelgeye dayandığı öğrenilen yasak çerçevesinde bu ilçeye alınmamışlardı. Haberde, bu yıl Kırkpınar güreşlerine yurtdışından eşcinsellerin geleceği tartışmaları yaşandığı, bu nedenle İçişleri Bakanlığı tarafından bir yasak genelgesi yayınlandığı hatırlatılmış. İşte artık kimin uyguladığı hala belli olmayan bir işgüzarlık yapılmış ve yine dünyaya rezil olmuşuz.Kuşadası Turistik Eşya Satıcıları Derneği Başkanı Hacı Kahveci, bir daha böyle bir olay yaşanırsa, kepenk kapatma eylemi yapacaklarını söylüyor. Hayatında bir kez bile tatil beldesine gitmemiş birinin kaymakam yapılmasının neden olduğunu düşünüyor böyle bir olaya.İşte bu gemi, yoğun temasların ardından İstanbul'a gitti dün. İçinde bulunan Kanada ve Meksikalı turistler, kırmızı halı ile karşılanmışlar. Ankara'daki ABD Büyükelçiliği de Türk Dışişlerine girişimde bulunarak bu olayın kaygı verici olduğunu söylemiş.New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Sezer dün ABD Başkanı Clinton ile görüşmüş. Yeni tanışan iki liderin görüşmesi sırasında Clinton, "Türkiye sizin saygın kişiliğinizle gelişecek" demiş Sezer'e.Görüşmede iki ülkenin Dışişleri Bakanları da hazır bulunmuş. Başkan Clinton, ABD Temsilciler Meclisi'nde ele alınması beklenen sözde Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı'nı engelleme sözü vermiş. ABD, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecindeki adımlarını takdirle izliyormuş.Ardından Almanya Başbakanı Schröder ile görüşen Sezer, ondan da saygın kişiliği hakkında övgüler almış.Ertuğrul Özkök, adli yılın açılışı törenlerinden dönen Devlet Bahçeli ile bir söyleşi yapmış. Partisinin AB'ye karşı olduğu suçlamalarını yanıtlayan Bahçeli, Kopenhag Kriterleri'nin artık parti politikası olmaktan çıkıp devlet siyaseti haline geldiğini söylüyor.Diyarbakır gezisi, 312. madde, idam cezasının kaldırılması ve ülkücü kadrolaşma iddiaları da dahil bir çok konudaki soruları yanıtlamış Bahçeli. ANAP Başkanlık Divanı toplantısında, KHK krizi sırasında yaşanan bir olayı anlatmış Mesut Yılmaz partililere. Sezer'i ikna etmek için Ecevit tarafından Köşk'e yollanan Hüsamettin Özkan'a, "Madem irticaya bu kadar karşıydınız, Valiler Kararnamesi'ni imzaya yollamamanız gerekirdi. Listede Fethullahçılar var" demiş Sezer.Bu cevaba çok kızan Özkan, "O zaman imzalamasaydınız" diye yanıtlamış. Yılmaz, Sezer'in hükumetle çatışmayı istemediği için kararnameyi imzaladığını ima ettiğini söylemiş.MİLLİYETDevlet Bahçeli, HADEP'li Diyarbakır Belediye Başkanı Feridun Çelik'i neden alkışladığını anlatıyor bugün manşetteki haberde. Ülke bütünlüğünü savunan herkesi alkışlayacağını, ancak bir konuşma ile HADEP hakkındaki görüşlerinin değişmeyeceğini söylemiş.Güneydoğu'da yaptığı gözlemleri de anlatan Bahçeli, bu yörede insanların rahatladığını, artık tarlalarına gittiklerini görmüş. Havanın kararmasına rağmen çocuklar parklarda oynuyorlarmış. PKK sorununun tam olarak bitmemesine rağmen büyük ölçüde çözüldüğünü söylüyor. Ama insanlar şimdi de ekmek derdine düşmüşler. Temel soruları, ekonomik durumlarının ne olacağına dair oluyormuş. Geri çevrilen KHK ile ilgili de konuşan Bahçeli, Cumhurbaşkanı'nın ret gerekçesinde kendisinin yürütmenin başı olduğunu söylediğini, ancak sorumluluğu olmadığını belirtmiş. Bu nedenle yetkilerinin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyormuş.Cumhurbaşkanı Sezer'in ABD Başkanı Clinton ile görüşmesinin haberi de yer almış ilk sayfada. Yaklaşık 40 dakika süren görüşme sırasında Sezer, "Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği konusunda önemli katkılarınız olabilir" demiş Başkan'a. Ayrıca tekstil ihracatında ek kolaylık sağlanması ve Ermeni Yasa Tasarısı'nın engellenmesi konularında da destek istemiş. Sezer'in kişiliğini öven Clinton ise, Türk-Yunan yakınlaşmasından duyduğu memnuniyeti belirtmiş. Kıbrıs konusunda da çözüm bekliyorlarmış."Türkiye'nin iki ucu" başlıklı haberde de, Hakkari'ye ilk kez trafik ışıklarının konduğu, İstanbul'da ise Avrasya'nın en büyük bilişim fuarının açılarak, uzay teknolojisinin tanıtıldığı anlatılıyor.Hakkari Valisi Orhan Işın, bizzat anlatmış kentte yaşayan çocuklara bu ışıkların ne işe yaradıklarını. Şimdilik en yoğun olan caddeye konan ışıklar, yakın zamanda kentin tümüne takılacakmış.İstanbul'da açılan bilişim fuarı da ziyaretçi rekorları kırıyormuş. Fuarda görüntülü cep telefonlarından uzaydan araç takibine kadar bir çok teknoloji harikası sergileniyormuş. İşte Türkiye'nin iki ucundan iki manzara.SABAH"Beyaz Saray'ı kızdıran yasak" manşette. İşgüzar Müsteşar Yardımcısı'nın emriyle 840 Amerikalı eşcinsel Efes'e sokulmayınca Washington ayağa kalkmış. Bu yolcular için düzenlenen tur kapsamında Kuşadası ve İstanbul'un tarihi yerlerini gezmeye gelmiş eşcinseller. Tur şirketi, iki ilin valisine de programları bildirmiş. Bunlarda ne yapacaklarını İçişleri Bakanlığı'na sormuşlar. Geçen hafta Elazığ Valiliğine getirilen Müsteşar Yardımcısı Osman Aydın, pasaport yasasının 8.maddesine dayanarak, "Eşcinselleri yurda almayın" talimatı vermiş.Polis de bunun üzerine ziyaretçileri Efes'e sokmamış. Tabii hemen yetkililer devreye girmiş Turizm Bakanı Erkan Mumcu ve Devlet Bakanı Yüksel Yalova çok çaba göstermişler. Ancak bu sırada helikopterde bulunan İçişleri Bakanı Tantan'a ulaşılamamış. Bakan'a ulaşılabildiğinde ise turistler Kuşadası'ndan ayrılmışlar. Bu arada Beyaz Saray da harekete geçmiş. ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington Büyükelçimizi arayarak olay hakkında bilgi istemiş. Elçilik sözcüsü Yemişçi ise, "Sorun yok. Türkiye'de yüz binlerce eşcinsel var" diyerek ortalığı yatıştırmış. Dünyanın önde gelen haber ajansı Reuters, bu olaya geniş yer ayırmış. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Philiph Reeker'la konuşmuşlar. Olayı doğrulayan sözcü, polisin uygulamalarını öğrenince dehşete kapıldıklarını söylemiş.Devlet Tiyatroları, sanatçılarının dışarıda çalışma koşullarını düzenleyen bir genelge yayınlamış. Konuyla ilgili bilgi veren Genel Müdür Rahmi Dilligil, genelgeye göre sinema, video filmi, fotoroman ve televizyon filmi için, en fazla 3 ay izin verilebileceğini söylemiş. Dizi filmlere izin yokmuş. Bu dizilerin ne olacağı konusunun kendisini ilgilendirmediğini belirten Dilligil, bugüne kadar verilen izinlerin hepsinin de yanlış olduğunu söylüyor.Konservatuar mezunu köçek grubuna 'ajan' oldukları gerekçesi ile vize verilmemişti Belçika tarafından. Konsolosluk, "vizeleri hazırlamaya çalışıyoruz" gerekçesiyle bu insanların pasaportlarını da iade etmemiş daha.Yaklaşık 4 yıl önce Tunceli'den Amasya'nın Alabedir Köyü'ne yerleşen Hıdır Küçük'ün dramı da var ilk sayfada yer alan bir haberde. 500 hayvanı olduğu için köylüler merayı paylaşmak istememişler. İkametgah alamadığı için ortada kalmış Hıdır Bey.Deniz Baykal, kollarını çiğ köfte yapmak için sıvamadığını söylemiş. Dün CHP'nin Adalar Teşkilatı'nda yapılan bir toplantıya katılmak için Büyük Ada'ya giden Baykal, CHP'nin Meclis dışı kalmasının büyük ayıp olduğunu söylemiş. Kim sebep olduysa ona da çok kızıyordur sanırım.Genel Başkan Altan Öymen konusundaki soruları yanıtlamayan Baykal, adaylığı konusunda da net konuşmamış. Bu günlerde Ege'de art arda kurtuluş törenleri var. İşte Kuşadası'nın kurtuluş törenlerinde de bu yıl bir farklılık yaşanmış. Geçen yıl yaşanan depremin ardından gelişen Türk-Yunan dostluğu çerçevesinde artık Yunalılar denize dökülmemiş törenlerde. Aksine bu ülkeden gelen dostlarla birlikte yapılmış bu törenler.RADİKALTuncay Özkan'ın bir haberi manşette bugün. "Yine çete yine uzi" deniyor. Adanalı çetede suikast silahları uziler ele geçmiş. Bu silahların devletten kaybolanlar olup olmadığı araştırılırken, olayla ilgili çok sayıda ismin yanı sıra İbrahim Şahin'in ismi de geçiyormuş.Güvenlik güçleri tarafından geçen hafta Adana, İçel, Ankara ve İstanbul'u kapsayan büyük bir çete operasyonu başlatılmış. Şirinler Çetesi ve bunlar tarafından öldürülen İskender Gürler tarafından kurulan Tarzanlar Çetesi mensupları yakalanmış bu operasyonlarda.Bir çete mensubunun otomobilinin, daha önce İbrahim Şahin tarafından kullanıldığı iddia edilmiş. Ele geçen uzi marka ve diğer silahların seri numaralarının silindiği saptanmış. Özkan, bu silahların Mehmet Ağar'ın Emniyet Müdürlüğü döneminde kaybolan uziler olup olmadığının araştırıldığını yazıyor.Olay derinleşince, çete içinde bazı emniyet mensuplarının da olduğu anlaşılmış. Bu memurlarla ilgili işlem yapılabilmesi için, Ankara'nın talimat vermesini bekliyormuş araştırmayı yürütenler.Kayıp silahlarla ilgili hatırlatmalar da var haberde. Bu silahlar konusundaki sorular ve sorumluların bunlara verdiği -ya da vermediği de diyebiliriz- yanıtlar.İlk sayfadaki diğer bir başlıkta da, "Belçika'yla sahte kriz" deniyor. Belçika'nın bir Türk folklor ekibine 'ajan' diyerek vize vermediği haberleri, olaya konu olan tüm taraflarca yalanlanmış. Belçika kaynaklı olan bu haberin ortalığı karıştırdığı, ama olayın sadece bir abartıdan ibaret olduğu yazılmış. Dün açıklama yaptığı söylenen festivalin sözcüsü Sophie Cocguyt, bu sözleri kendisinin söylemediğini açıklamış. Elçilik yetkilileri de grubun vize için başvurduğunu, müzisyen olduklarını kanıtlayan bir belge getirmelerini istediklerini, onların da bir daha uğramadığını belirtmişler.Grup da belgelerinin eksik olduğunu doğrulamış. Grup, Kültür Bakanlığı'na kendilerine kolaylık sağlayacak bilgileri vermeyi de ihmal etmiş.ABD Başkanı Bill Clinton'la Cumhurbaşkanı Sezer'in dün yaptıkları görüşmenin haberi de yer almış ilk sayfada. Clinton, "İyi yoldasınız" demiş.Borsa düşmüş dün. Uzmanlar, yatırımcının panik halinde hisse satmamaları gerektiğini açıklamışlar. Bir görüşe göre de bu spekülatörlerin işi. İnsanlara panik halinde hisse sattırarak ucuza almaya çalışmışlar.CUMHURİYETAnkara Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından Sivas Katliamı Davası'nda verilen kararın gerekçesi açıklanmış dün. Türk İslam tarihinde görülen en vahim olay olarak tanımlanmış bu olay ve 'Cumhuriyeti yıkmaya yönelik kalkışma' olarak nitelendirilmiş.35 kişi yanarak ölürken, sanıkların vicdanlarında en ufak bir acıma hissi uyanmadığı yazılıyormuş. Karara göre bu eylem, sanıkların Aziz Nesin'in düşüncelerini bahane ederek cumhuriyetin en önemli ilkelerinden olan cumhuriyetçilik ve laikliğin ortadan kaldırılmasına yönelikmiş.21 Ekim 1993 günü başlayan duruşmalar, 16 Haziran 2000 tarihinde sonuçlanmıştı. 33 sanık idam cezası almıştı bu duruşmalar sonunda.İMF'nin ekonomik istikrar için yapılmasını istediği ince ayarlar netleşmeye başlamış. Biliyorsunuz Carlo Cottarelli burada. İlk olarak vergi iadelerinin kaldırılmasını istemiş. Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu artırılarak, tüketici kredilerinin faizleri de artırılacakmış. Ancak yüzde 3 olan bu kesintinin 2-3 kat bile artırılsa yeterli olmayacağı yazılıyor haberde. Bu uygulama dışalım ve tüketim konusunda 2000 yılı hedeflerini korumaya yetmeyecekmiş.Özelleştirme İdaresi Başkanı Uğur Bayar, Cottarelli ile görüşmesinin ardından bir açıklama yapmış. Telekom'un özelleştirilmesinin gecikmesi, 2000 yılı özelleştirme hedeflerinin gerçekleşmeyeceği endişesi yaratmış IMF'de. Hedef mutlaka sapacakmış bu yıl.İşçi emeklileri de sokağa çıkmaya karar vermiş. Emekliler Cemiyeti Başkanı Ethem Ezgü, maaş artışlarını TÜFE'ye bağlayan kararın değiştirilmesi için Maliye Bakanı ile görüşeceklerini açıklamış.Dün önce Rusya Devlet Başkanı Putin, ardından da ABD Başkanı Clinton ile görüşmüş Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer. Putin'i Türkiye'ye davet etmiş. O da daha önce Antalya'da tatil yaptığını ve çok beğendiğini söylemiş.İyi tatiller.Asuman ALPASLAN - 8 Eylül 2000, Cuma
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı