Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hürriyet Haber
    26 Mayıs 2000 - 00:00Son Güncelleme : 26 Mayıs 2000 - 00:01

    HÜRRİYETDünya Bankası Başkanı Wolfenson, Türkiye'yi öve öve bitirememiş. "AB'ye bir adım daha attınız. Önünüz açık. Gerçekten mucize yaratıyorsunuz" diye konuşmuş.Önceki gün geldiği İstanbul'da çeşitli toplantılara katılan Başkan, kendisine buraya gelirken Dünya Bankası'nın Türkiye hakkındaki fikirlerini daha açıklamamasını söylediklerini, ancak bu ülkeyi 35 yıldır tanıdığını, hiç bu kadar hızlı gelişme gösterdiğini görmediğini söylüyor.Uygulanan istikrar programının başarısının sadece Türkiye için değil, dünyanın jeopolitik dengesi için de hayati önemde olduğunu anlatmış Wolfenson...Fatih Altaylı, bu sözler üzerine, ekonominin alt katında da mucize yaşandığını yazmış. Yani çarşı ve pazarda.Her ay daha fazla elektrik, su ve telefon parası ödediğini (ben de), her pazara çıkışta aynı parayla daha az şey alabildiğini yazmış (ben de)...Bu yüzden ortada bir çelişki olduğunu düşünüyor (ben de)...Anayasa Mahkemesi'nin ilk kez bir kadın başkan adayı olmuş. Fulya Kantarcıoğlu daha önce de Adalet Bakanlığı'nın ilk kadın Müsteşar Yardımcısı olmuş. Kantarcıoğlu'nun 68 kuşağının temsilcisi olduğu yazılıyor. Demokrat çizgisi ve laikliğe olan kuvvetli taahhüdü ile tanınıyormuş. 53 yaşında olan üyenin daha 13 yıl mahkemede görev yapabileceği belirtiliyor...Florya'da jogging yaparken saldırıya uğrayan hostes, kurtulduğu şokun ardından olayı anlatmış. Sapığın arkasından dolanarak boynuna ip geçirdiğini, eğer arkadan saldırmasa kendini koruyabileceğini çünkü 10 yıldır spor yaptığını söylemiş Ö.A.Saldırgan Fuat Balkan ise tatbikatta anlatmış olayı. Yumruk atarak bayılttığını, ancak bir adamın gelerek tecavüze engel olduğunu söylüyor. Doktorlar da ilk bulgulara göre tecavüzün gerçekleşmediğini açıklamışlar.Fuat Balkan'ın ailesi, oğullarından utandıklarını söylüyorlar. Sezaryenle doğarken başında bir zedelenme olmuş ve sürekli tedavi görüyormuş. 1 yıl önce şimdiki eşini kaçırıp evlenince düzeleceğini düşünmüşler ama olmamış...MİLLİYETİşkencenin kitabını yazmışız. "Polis yaptı... Milletvekili yakaladı... Komisyon yazdı... Meclis bastı... Yargılanmış savcı çizdi..." denmiş başlıkta.DSP'li Sema Pişkinsüt'ün başkanlığındaki İnsan Hakları Komisyonu, 1998 yılından beri karakollar ve cezaevlerinde yaptıkları çalışmaları bir kitap haline getirmişler. TBMM damgalı kitapta işkence aletleri ve yöntemleri, izleri gizlemek için uygulanan özel teknikler, grafiklerle anlatılıyormuş...Kitapta işkence mağdurlarının adları yerine numaralar kullanılmış. Mağdurların işkenceciler hakkındaki ayrıntılı tarifleri de yer alıyormuş. Karikatürler de, "Yargı bağımsız değildir" dediği için yargılanıp beraat eden DGM Savcısı Mete Göktürk tarafından çizilmiş. Organize bir suç(!) anlayacağınız...Fikret Bila, Genelkurmay Başkanlığı'nın gazeteciler için düzenlediği Güneydoğu turunun izlenimlerini yazıyor."Ne şafak, ne atmaca, ne şahin ne de balyoz... Güneydoğu da bu kez izlediğimiz operasyona 'el ele harekatı' denebilir" demiş.Bu kez her şeyin farklı olduğunu belirtiyor. "Psikolojik harekat", "Sosyal harekat" da denebilirmiş.Mehmetçik tüm gücünü bölgeyi geliştirmeye seferber etmiş. Bir çok kampanya düzenleniyormuş. "Gençlik El Ele, Nikah şahidim Mehmetçik olsun, Okuma-Yazma seferberliği" gibi...Sınırda ki bir binbaşı durumu şöyle özetlemiş; "Sevgi tohumları ekiyoruz..."Dünya Bankası Başkanı Wolfenson'un sözleri, bu gazetenin de ilk sayfasında yer almış. "Laik Türkiye, dünya için hayati önemde..."Dünyada gelir dağılımının eşitsizliğine dikkat çeken Başkan, Türkiye'nin dünyanın çok stratejik bir noktasında bulunduğunu belirterek, Türkiye'nin deneyimlerinin tüm dünyaya sunulması gerektiğini düşünüyormuş...SABAHDün bir cenazeye katılan Demirel, gidişte ve dönüşte kırmızı ışıklarda durmuş. "O şimdi vatandaş" deniyor manşette.Artık yolların kapatılmadığı, Demirel'in de herkes gibi yeşil ışığın yanmasını beklediği yazılıyor.Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığı döneminde, daha evden çıkmadan geçeceği tüm yollar boşaltılan Demirel'in, geçen hafta evinden ilk kez çıktığında da trafiğin kesildiği belirtilmiş. Sezer ve Ecevit'ten sonra Demirel'in de kırmızıda durma kararı alması Ankaralılar için hoş bir sürpriz olmuş. Babanın konvoyunun trafik kurallarına uygun gitmesini ilgiyle izlemiş vatandaşlar...1922 yılında kapanan Eğirdir'deki tarihi Ayastafanos Kilisesi, barış mesajlarıyla açılmış. 78 yıl sonra ilk ayininin yapıldığı yazılıyor haberde...Arazi mafyasından rüşvet aldıkları gerekçesiyle görevden alınan hakim ve savcı hakkında çıkarılan tutuklama kararının haberi de, "Adalette rüşvet şoku" başlığı ile veriliyor.Kayseri'nin Yeşilhisar ilçesi hakimi Tuncer Uysal ve Cumhuriyet Savcısı İsmet Tuncer, almış bu cezayı. Savcı mahkemede tutuklanırken Hakim için gıyabi tutuklama kararı çıkarılmış. Olayın arkasında, 50 trilyonluk bir rant varmış...Türk Ceza Kanunu'nun 312.maddesinin değişikliğine yönelik kanun teklifi, yeniden Meclis Genel Kurulu'na gelmiş. Ancak Hükümet partileri teklifi, öncelikli konular arasına almamışlar...Türkbank Soruşturma Komisyonunda ifade veren Mesut Yılmaz, Çakıcı ile ilgili bir soruya kızmış. Çakıcı için, "O bir megaloman" demiş Yılmaz...Güneş Taner ve Eyüp Aşık'da ifade vermişler aynı komisyonda. Necati Doğru, Galatasaray'a verilecek yardım üzerine yazmış bugün. Eğer paraya ihtiyaçları varsa, Galatasaraylıların ellerini ceplerine atmalarını istiyor. Sadece sevmenin yetmediğini düşünüyor."Bırakın zora düşmüşlerin devlet beslemeciliğine sığınan pis kokulu eski geleneğine sarılmayı" diyor. "Hani diyorsunuz ya... Biz farklıyız... Farkınızı fark edelim..." diye bitirmiş yazısını...RADİKALBu gazetenin manşeti de Galatasaray. "Kupa birleştirdi. Para böldü" denmiş.Politikacıların Galatasaray üzerinden prim yapma kaygısı ve ödül tekliflerinin, UEFA Kupası'nı herkese zehir ettiği yazılıyor.Galatasaraylı olan İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Naci Görür, "Biz ödül verirken ölçüyü kaçırırız. GS'a ödül verilirken sembolik bir yaklaşım gösterilmeli" diye konuşmuş.Fenerbahçeli olan Tarık Akan ise, yardımların sadece futbol ve spora olmaması gerektiği söylemiş. Bilim ve sanattaki başarıların unutulduğuna dikkat çekmiş.Buket Uzuner, (GS) "Dışarıdan para yardımı yapılması yanlış. Para sorunun çözmek için, kulübün yeniden yapılanması gerek" diye düşünüyor...ASO Başkanı Zafer Çağlayan, kampanya yapılmasını önerirken, Müjde Ar, "Hak etti çocuklar" diyormuş...Mehmet Y. Yılmaz da bu konuda yazmış. Devletin bu kadar parası varsa, yarım kalmış spor tesislerini bitirmesi gerektiğini düşünüyor. İki İngiliz taraftarın öldürülmesi olayının mahkemesinde yaşananlara da değinmiş. Katil ruhlu insanlar olmadığımızı, sokak kavgalarında adam öldürmekle gururlanamayacağımızı, cinayetlerin Türklüğün gururunu kurtarmak için işlendiği yalanına inanmayacağımızı yazmış...Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, Nişantaşı'nda katıldığı bir mağazanın açılışında, burada yankesicilik yaptığı iddiasıyla yakalanan 9 yaşındaki bir çocuğun, "Bakan Amca. Beni babam zorladı" feryatlarını duymamış. Mesut Yılmaz'ın dün, çete davası dolayısıyla Meclis Komisyonu'nda ifade verdiği haberi de ilk sayfada yer alıyor. Aynı komisyon önce Güneş Taner'i dinlemiş. Taner, FP'li üyelerin sorularına sinirlenerek, "Burası mahkeme değil. Haddinizi bilin" demiş...CUMHURİYET"Hedef yeni cephanelikler" deniyor manşette. Bugüne kadar karanlıkta kalmış bir çok cinayeti üstlenen Ferhan Özmen'in, devlet kadrolarında çalışan yakınları ile ilgili soruşturma başlatılmış. Bunlar albay, komiser ve cumhurbaşkanlığında şoför kadrolarında çalışıyorlarmış.Yakını olan bir komiser de istihbarat şubesinde çalışıyormuş. Örgütün lojistik sorumlusu olduğu anlaşılan Adil Aydın adlı bir kişinin daha sorgusu sürüyormuş. Üst düzey bir emniyet yetkilisi, Aydın'ın ifadeleri doğrultusunda, yeni cephaneliklere ulaşılabileceğini belirtmiş.Emniyet Genel Müdürü Turan Genç, Yeşil'in henüz yakalanamadığını, ama kendisinden bu kadar çok söz edildiğine göre, herhalde yaşadığını söylemiş.Gözaltında bulunan Zakir Selvi'nin ifadeleri doğrultusunda Yeşil'e ulaşılabileci belirtiliyormuş. Bu haberin başlığı da, Zakir Selvi'nin bir iddiası. "Yeşil'i JİTEM besliyor"Türkiye'nin uzun süredir istediği Penguen Füzeleri için uyguladığı ambargoyu 3 ay önce kaldıran Danimarka, Ecevit'in ziyaretini bekliyormuş. Danimarka'ya Başbakan düzeyinde son ziyaret, 1978 yılında yine Ecevit'in başbakanlığı döneminde yapılmış...Profesyonel ordu için ilk adım atılıyormuş. Tasarı da, yedek subaylık kaldırılıyormuş. 4 yıllık fakülte ve yüksek oklu mezunları sözleşmeli subay, lise ve dengi okul mezunları da sözleşmeli ast subay olabileceklermiş...Tasarının genel gerekçesinde, yedeksubaylığın kademeli olarak kaldırılacağı, askerlik süresinin kısaltılmasının da her zaman gündemde olduğu vurgulanmış...İlköğretim okullarının yaz tatili 16 Haziran'da başlıyor. Haberde karneye 22 gün kaldığı belirtilerek, uzmanların her yıl olduğu gibi yine uyarılar yaptığı yazılıyor. Kırık notu olan çocukların ailelerine yapılıyor bu uyarılar... Ve yine kimse dinlemiyor...İyi tatillerAsuman ALPASLAN - 25 Mayıs 2000, Perşembe
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı