Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hürriyet Haber
    25.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    HÜRRİYETFlorya'daki Atatürk ormanında jogging yapan hostes Ö. A., Fuat Balkan adlı bir sapığın tecavüzüne uğramış ve öldürülmek istenmiş.Hostes, İstanbul Hava Yolları'nda çalışıyormuş. Tecavüzcü ise HAVAŞ'ta. 23 yaşında ve evliymiş BalkanYoldan tesadüfen geçen Komiser Sami Tanrıverdi, tecavüz işini bitirdikten sonra Ö. A.'yı boğmaya çalışırken yakalamış Fuat Balkan'ı.Sanık, hostesi bir süredir izlediğini ve birlikte olmak istediğini, ancak sürekli reddedildiğini söylemiş. Bu yüzden, her gün koştuğunu bildiği ormanda bekleyerek, tecavüz etmiş. Yani bilerek, isteyerek, planlayarak.Hizbullah'ın yeni lideri Hacı İnan'ın militanlara, "İntikam dönemi başlamıştır. Şimdi kısasa kısas dönemi başlamıştır. Sizi izleyen polis, asker görürseniz öldürün. Çatışmadan kaçmayın" talimatı verdiği yazılıyor bir başka haberde.Yakalandıktan sonra itirafçı olmak istediğini söyleyen İnan, yanlış isim ve adresler vererek oyalama taktiği uyguluyormuş. Onunla birlikte yakalanan 10 kişi de, garip davranışlar gösteriyormuş nezarethanede. Özellikle Abdullah Sadır adlı kişinin kendi kendine konuştuğu ve hayvan taklitleri yaptığı gözleniyormuş.Sivas davasından hükümlü Faruk Ceylan'ın, cezaevinde eski Adalet Bakanı Şevket Kazan sayesinde baba olduğu yazılıyor. Refahyol döneminde yayınladığı genelgeyle bazı mahkumlar açık görüş hakkı almış. İşte Ceylan bu açık görüşlerden birinde karısıyla ilişki kurarak, baba olmuş.Açık görüşten yararlanamayan bir mahkumun ihbarı ile ortaya çıkmış bu skandal.Ankara DGM Başsavcısı Cevdet Volkan, dün makamında gazetecileri kabul ederek, UMUT operasyonu hakkındaki soruları yanıtlamış. Bazı yazarların yıllardır, Kışlalı ve Mumcu cinayetlerinin ardında çok büyük güçler olduğunu yazdıklarını, böyle çıkmayınca da her şeyi basına sızdırdıklarını söylemiş.Kendisinin de bir çok olaydan basın sayesinde haberi olmuş. Buna fena halde alınmış. Adam yerine konmadığını düşünüyormuş.MİLLİYET"Vay Sudi Vay" deniyor manşette. Maliye uzmanlarının, kumarhaneler kralı Sudi Özkan'ın, 680 milyon doları kızı Venüs'ün gizli banka hesabı üzerinden, İsviçre'ye aktardığını ortaya çıkarmışlar.Bu konuda 2000 sayfalık rapor hazırlayan uzmanlar, 18 kumarhanenin kayıt dışı hasılatının aktarıldığını saptamışlar.Kumarhanelerin günlük hasılatı, merkezden bildirilen rakama göre kayda geçirilip, gerisi en güvendiği üç adamının banka hesaplarına yatırılıyormuş. Buradan da İsviçre'ye. Bu yolla 250 trilyon vergi kaçırdığı saptanmış Özkan'ın.Bir kez, çöp vergisinin ikinci taksidini geciktirdiğim için eve memur gelmişti. Demek ki, götürdün mü böyle götüreceksin.UEFA Araştırma Komisyonu, Kopenhag'da holiganların saldırdığı noktalara, önceden kamera yerleştirildiğini saptamış. "Holiganları, İngiliz televizyonu kiraladı" deniyor başlıkta.Komisyon üyesi Marcus Studer, çarpıcı görüntü elde edip pazarlamak isteyen İngiliz televizyon kanallarının, böyle bir yola başvurduğunu söylemiş. Studer, polisin elinde Sky Tv. ve bazı kanalların kışkırtmasıyla ilgi kanıtlar bulunduğunu söylemiş, Alman DPA Ajansının haberine göre.Perulu bir anne, yapışık ikizlerinden birini kurtarmak için, diğerinin ölümünü onaylamak zorunda kalmış. Doktorlar seçimi genç annenin yapmasını istemişler. O da gözyaşları içinde yapmış bu seçimi.Hasan Pulur, "Siyasi rüşvetin belgesi" ni yazıyor bugün. Fenerbahçeli olduğu için önce sesini çıkaramamış yanlış anlaşılır diye. Galatasaray'a verilmek istenen para konusunda. Ama her takımdan insaf sahipleri konuşunca, rahatlamış. Kötü yönetimden dolayı (bunu Turgay Şener'in söylediğini yazıyor) mali krize düşen Galatasaray'ın, bazı milletvekillerini uçağa doldurup Kopenhag' götürdükten sonra, "Aman bizi kurtarın!" demesinin, siyasi rüşvetin belgesi olduğunu düşünüyor.SABAHBir özel haber var bu gazetenin manşetinde. "Emir Yeşil'den, onay müdürden" deniyor.Sabancı'nın katili Mustafa Duyar'ı Afyon Cezaevi'nde öldüren Ahmet Yargüder'in iddiasıymış bu. Yeşil, cezaevini telefonla arayarak, Mustafa Duyar ve Selçuk Parsadan'ı öldürürlerse, 1 trilyon lira vereceğini söylemiş. Kimliğinden şüphe duyulmaması için de cezaevi müdürü kefil olmuş.Daha iş bitmeden paranın bir akrabasının hesabına yattığını söylüyor. Bu paranın bir kısmını, yine müdürün aracılığı ile cezaevine de getirtmiş.İşi 14 Şubatta yapmalarını söylemiş Yeşil. "Sonra Apo getirilecek, basın sizi gündemden düşürecek" demiş. Yanlış hatırlamıyorsam, Apo'nun getirileceğini sadece 10 kişinin bildiğini söylemişti o zamanlar Başbakan Ecevit. Demek biri de Yeşil'miş.Yeşil'in sağ kolu Zakir Selvi ifadesinde, "Evet Yeşil yaşıyor. 2 yıl önce yüz yüze, 2 ay önce de telefonla görüştüm" demiş bir başka habere göre.JİTEM'e çalıştığını iddia eden Selvi, Yeşil'in ailesine de her ay düzenli olarak para verildiğini söyleyerek, parayı teslim eden binbaşının adını vermiş.Fatih Terim'in, kendisine söz verdiği BMW marka cip yerine 120 bin dolar önermesine içerlemiş Hakan Şükür. "O parayı almam. Hocam cipi verse, Fulya Terim'e hediye edecektim. Sağlık olsun" diye konuşmuş. Terim'in ise yıldız oyuncusuna sitem ettiği yazılmış haberde. "Cipi 25 parçaya mı böleyim?" demiş Hoca.RADİKALBu gazete de, "Amigo devlet" demiş manşetinde. Profesyonel takıma halkın parasıyla yardım yapılacağını yazıyor. Hükumetin, tanıtma fonundan Galatasaray'a 22 trilyon lira verilmesini öngören tasarıyı hazırladığı belirtiliyor.Çıkması planlanan yasanın geriye dönük olarak uygulanacağı da belirtilmiş. 1 Nisan 2000 tarihinden itibaren uygulanır biçimde çıkacakmış.Tasarıda diğer spor dallarında verilecek ödüller, Galatasaray'a verilmesi planlanan paranın sekizde biri kadarmış. Kupanın kazanılmasıyla birlikte yardım için taslak yarışmasına giren muhalefet partilerinin de, hükümetin önerisini destekledikleri yazılmış haberde.Mehmet Y. Yılmaz, dünyada profesyonel futbolda kazanılan başarılar için prim vermeyi düşünen tek devletin bizimki olduğunu yazmış. Klübüyle anlaşması için, teknik direktöre parti grubunda amigoluk yapılan tek parlamento da bizdedir sanırım diyor.Amatör sporlara para bulmayan devletin, iş amigoluk yapmaya geldiğinde parayı bulabilmesinin altını çizmiş Yılmaz.İsmet Berkan da aynı konuda yazıyor bugün. Galatasaray'a para verilip verilmemesini tartışmanın, takım tutmakla değil, vatandaşlık bilincine sahip olup olmamakla ilişkisi olduğunu yazmış. Futbolun profesyonel bir iş olduğunu belirterek, yasa koyucularımızın, diğer profesyonel iş kolları ile ilgili de aynı şeyi düşünüp düşünmeyeceklerini sormuş. Örneğin uluslar arası başarılara imza atan müteahhitlerimize de, temel başına bir yardım yapılamaz mı?Bankacılık Üst Kurulu, üyelerinin uyacağı 42 ahlak ilkesini belirlemiş. Üyeler, eşleri ve yakın akrabalarına, avantajlı banka hesabı açamayacaklar, kredi kullandıramayacaklarmış. Doğrudan ya da dolaylı olarak ticaretle uğraşılamayacak, sırlar saklanacakmış.İsrail, Güney Lübnan işgalini, 22 yıl sonra tamamen bitirip, sınır kapısını kapatmış. Boşalan yerlere, Hizbullah yerleşiyormuş.Star televizyonunda canlı yayına katılan Hasan Yılmaz'ı, program uzayınca programa telefonla katılarak eve çağırmış baba Mesut Yılmaz. Konu hakkında görüş sorulması da kızdırmış Yılmaz'ı. Sadece, ertesi sabah okula gitmek zorunda olan oğlunu çağırmak için telefon ettiğini söylemiş.CUMHURİYETİlk sayfada, "Yolsuzluk tartışması" başlığı var. MHP'liler, yolsuzluklarla ilgili olarak iktidar ortaklarına ağır suçlamalar yöneltmişler. Ağrı milletvekili Nidai Seven, özelleştirme kapsamına alınan bazı kuruluşların bilinçli olarak zarar ettirildiklerini, bazılarının da peşkeş çekildiğini söylemiş. Halk Bankası Genel Müdürü Yenal Ansen hakkında da, Hüsamettin Özkan izin vermediği için dava açılamadığını iddia etmiş.Ankara DGM Başsavcısı Volkan'ın, siyasi yöneticilere, emniyete ve basına yüklendiği yazılıyor bir başka haber başlığında da. Volkan, başka olaylarında ortaya çıkabileceğinin sinyallerini vermiş. Savcılığın haberi olmayan konuların basında yer almasının, "Ya dinleniyoruz. Ya da birileri el altından haber veriyor" kuşkusunu uyandırdığını belirtmiş.TBMM tarafından geçen dönem Kurtköy Havaalanı ihalesinde görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle Yüce Divan'a sevk kararı alınan Mesut Yılmaz, bu kez iktidar oylarıyla aklanmış.Zorunlu da 30 misli kayıp varmış. Zorunlu tasarruf birikimleri, devlet tarafından ucuz kaynak olarak kullanılan çalışanlar, bu parayla hazine bonosu alsalar, 30 kat daha fazla gelir elde edeceklermiş.İsrail'in 22 yıldır işgal altında tuttuğu Güney Lübnan'dan çekildiği haberi de ilk sayfada, "Büyük işgal bitti" başlığı ile veriliyor.Diyarbakır DGM Savcılığının, Hizbullah ana davasıyla ilgili olarak hazırladığı iddianamede, İran'ın Türkiye'deki irticayı desteklediği belirtilmiş.İyi günler.Asuman ALPASLAN - 25 Mayıs 2000, Perşembe
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı