Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hürriyet Haber
    28.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 28.02.2000 - 00:01

    HÜRRİYETBugün 28 Şubat kararlarının 3. yıldönümü. Dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, gazete manşetlerinde. Hürriyet'in manşetinde, "Çiller burjuva, ben köylü kızıyım" sözleriyle yer alıyor. "DYP'nin şövalyesiyim " diyor o kendine, ama tabanda "Çiller'in tetikçisi" olarak anılıyor. 18 Nisan seçimlerine kadar sürüyor bu tetikçilik. Sonra parti içi muhalefete katılıyor. Kendi sınıfına yani burjuvaziye ihanet edip, köylülerin yanına geçtiğini düşündüğü Çiller'i, dik tutmak istemiş. Bu yüzden ölesiye savunmuş. Ve bu yaptığına asla pişman değil. O dönemi değerlendirirken, "Gerekirse bir manivela, gerekirse bir malzeme, gerekirse kullanılan bir aygıt olmak, benim için aşağılayıcı olmadı" diyor... Adnan Hoca'nın paradan sorumlu imamı Emre Nil, ifadesinde, 1991 yılında Çağla Saraç'la evlendiği için, Adnan Oktar'ın kaçırıldığını söylemiş. Kendisinin ve arkadaşı Altuğ Berker'in, Adnan Hoca'nın tavsiyesi üzerine mürit iki kızla evlendiklerini, bu evliliğe kızların ailelerinin karşı çıktığını anlatıyor. Şu sıralar 'şantaj çetesi kurmaktan' tutuklu olarak Bayrampaşa Cezaevinde bulunuyormuş Nil. Son günlerde cezaevinde bir mahkumun, Emre Nil'i öldürmek için bir işadamı tarafından tutulduğu haberleri çıkmış. Bu yüzden karantina koğuşuna alınmış paradan sorumlu imam... Fenerbahçe'nin Gaziantep yenilgisi de ilk sayfadaki yerini almış. "Bir devin çöküşü. 5-1" deniyor başlıkta... MİLLİYETMesut Yılmaz, "Henüz evet demedim" diyor manşette. Anayasa paketinin içindeki hediyeler endişelendiriyormuş Yılmaz'ı. "Pazarlık yapılıyor havası doğdu. Bu iş böyle algılanmaya devam ederse, başka talepler de gelebilir. Örneğin '312. maddeyi kaldırın' pazarlığına yönelebilirler. Bu yüzden, pazarlık havası ve sürecine mahal vermemek lazım" diye konuşmuş... Fikret Bila yazıyor bunları. Mesut Yılmaz'la O konuşmuş. Parti kapatılmasının zorlaştırılmasını istediklerini, ama kapatılmanın tümüyle kaldırılmasına da karşı olduklarını söylüyor. Minibüslerin teypleri sökülüyormuş. "Elveda Orhan Abi" deniyor başlıkta. Minibüsçüler Esnaf Odası'nın teypsiz, arabesksiz minibüs kararı, 25 Martta uygulanmaya başlıyormuş. Uygulamaya geçmeden önce merkezi duraklarda minibüsçülere kurs verileceği de yazılıyor haberde. Hasan Pulur, sinemada cinselliğin tarihi konusunu irdelemiş bugün. O eski günlerde "Kokla Beni Melahat", "Ye Beni Mahmut" gibi filmleri seyredenlerin, bugünlerde bazı televizyonlardaki "talk-show" soytarılıklarıyla hasret giderdiklerini düşünüyor... SABAHMeral Akşener, Sabah Gazetesinin de manşetinde. "İstifa etmedik, hayatımız bitti" demiş. 28 Şubattaki Milli Güvenlik Kurulu'nun ardından hemen istifa etselerdi, 18 Nisan seçim sonuçlarının böyle olmayacağını düşünüyor. Dönemin İçişleri Bakanı olan Akşener, tartışmalı MGK'yı anlatmış. O gün yeşil bir tayyör giydiği için Güven Erkaya iğnelemiş Akşener'i. "Modayı yakından takip ediyorsunuz" diyerek. Akşener'e göre, Çiller o dönemde PKK mücadelesi dolayısıyla, askerle silah arkadaşı olarak görüyormuş kendini. Bu yüzden, Erbakan'ın yaptığı çıkışların hükümeti bağlamayacağını düşüneceklerini sanmış askerlerin. Tabii ki yanılmış! Erkaya'nın toplantıda çok sert olduğunu söylüyor Meral Akşener. Erbakan'ı çok terletmişler o gün... Resmi görüşmeler için Kuzey Irak'a giden Devlet Bakanı Gaydalı ve Türk heyeti, Habur'u geçince Peşmergeler tarafından kuşatılmış. "Kuzey Irak'ta skandal" başlığıyla veriliyor haber. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, af konusunda, "Cezaevlerindeki beklenti hayal kırıklığına dönüşmek üzere. Bu nedenle bir an önce af gerekiyor" demiş. Bakan'ın temennisi, affın bayrama yetişmesiymiş... Organize Suçların Finans Kaynakları konulu iki günlük bir panel düzenlenmiş. Sadettin Tantan da katılacakmış bu toplantıya. 30-40 yıl önce ringlerde kıyasıya dövüşen Muhammed Ali, Joe Frazier ve George Foreman'ın kızları da dövüşüyorlarmış şimdilerde. "Babasına bak kızını al" deniyor başlıkta... RADİKALGazetenin başlığı Haşim Haşimi'nin sözleri. "200 bin silah kayıp". Diyarbakır milletvekili Haşimi, Kuzey Irak'tan toplanan 100 bini aşkın ağır silahın, kayda geçirilmeyerek, parası olana satıldığını söylemiş. "Kimse bu silahları sormuyor" diyor. Bir dönem Cizre Belediye Başkanlığı da yapan Haşimi, "Peşmergelerden 200 bini aşkın silah alınarak, korucular ve bazı resmi kişilerin işbirliği ile el kondu. Buna ben şahidim. Bu silahlar parası olana satıldı" demiş. HADEP'li belediye başkanlarının tutuklanması olayını da 'sertlik politikasının geri gelmesi' olarak yorumlayan milletvekili, "Barış istemeyenler var. Çünkü para, uyuşturucu ve silah ticareti var" diye konuşmuş... Hizbullah operasyonları sonucu, 50 faili meçhul cinayet daha aydınlatılmış. Mardin'de yeni bir cephanelik bulunurken, bu silahların Diyarbakır'da ki 50 olayda kullanıldığı ortaya çıkmış. Bu olaylar 36 kişinin ölümü, bir o kadarının da yaralanmasıyla sonuçlanmış. "ANAP'lılar markajda" diğer bir başlık. 5+5 formülünü garantiye almak için, ortaklar 'adam adama markaj' uygulamaya karar vermişler. Perşembe günü Meclis Anayasa Komisyonunda görüşülmeye başlanacak olan Anayasa Değişikliğinin garantiye alınması için 367 imzaya ulaşmaya çalışılacakmış. Önerinin Meclise inmesi için gereken en az imza sayısı ise 184 imiş. CUMHURİYET28 Şubat kararları, Cumhuriyet'in de manşetinde. "Tarihsel dönemeç" deniyor başlıkta. 3 yıl önce bugün, 8 saat süren toplantıdan, REFAHYOL hükümetinin Başbakanı Erbakan'ın Bakanlar Kuruluna, 'laiklik direktifi vermesi' kararı çıkmıştı. Refah Partisinin iktidara gelmesiyle yapılmaya başlayan uygulamalar sıralanmış "İrtica sömürüsüne en sert çıkış" başlıklı haberde de. Erbakan'ın Libya gezisi ve Kaddafi'nin Türkiye hakkındaki hakaretlerini ses çıkarmadan dinlemesi, Başbakanlık konutunda tarikat şeyhlerine verilen iftar yemeği, Sincan'daki 'Kudüs Gecesi' ve ardından gelen 'balans ayarı'. Yani adım adım 28 Şubata geliş... Fransa'nın AB ilişkilerinden sorumlu Bakanı Pierre Moskovia, "Türkiye, Avrupa'nın hasta adamı" demiş. Bakan, Türkiye'nin AB'ye sadece aday olduğunu, tam üyeliğin, Avrupa halklarına danışmadan gerçekleşemeyeceğini söylemiş. Milli Eğitim Bakanlığının enflasyonla mücadeleyi ilköğretim okullarından başlatmaya yönelik bir kitapçık hazırladığı haberi geçen hafta gazetelerde yer almıştı. Cumhuriyet'in haberine göre buna hiç gerek yok. Çünkü çocuklar enflasyonun ne olduğunu zaten biliyorlar. Yapılan araştırma bunu göstermiş. Bir çocuğun yaptığı tanımlama başlık olmuş gazetede. "Enflasyonun ne olduğunu biliyorum. Ama nasıl çoğaldığı hakkında bilgim yok. Belki de enflasyon olmasaydı Devlet geçinemezdi" diyor bu öğrenci. Ne dersiniz? Haklı mı?.. "50 olayın faili Hizbullah". "FP çatıyı yükseltiyor. Erbakan pazarlığı". "CHP Genel Başkanı Öymen: FP'ye siyasi rüşvet." Gazetenin ilk sayfasındaki diğer başlıklar da böyle... İyi günler... Asuman ALPASLAN - 24 Şubat 2000, Perşembe
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı