Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hürriyet Haber
    19.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 19.12.2000 - 00:01

    HÜRRİYETBugünlerde herkes, herkesi şaşırtıyor ya, bu kez de İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Mehmet Yıldırım şaşırtmış. Ekonominin kötü yönetildiği belirten Yıldırım, Milli Güvenlik Kurulu'na (MGK), 'hükümete müdahale edin' çağrısı yapmış. ''MGK eften püften şeylerle uğraşacağına, ekonomiye burnunu soksun. Hükümete, 'Beceremediniz mi, bu işi beceren 15-20 bakan atayalım' desin'' diye konuşan Yıldırım, hükümetin kendisini alternatifsiz görmesini de istemiyormuş. ''Demokrasilerde çareler bulunur, alternatifler sunulur, çok çok zorlanırsak milli koalisyon yapalım'' diye konuşmuş. Ecevit'in yaşını da, kendince esprili bir şekilde eleştirmiş. "Neredeyse Avrupa bize başbakana işkence yaptığımız için dava açacak. Evinde huzurla oturması gereken adama zorla, illa başbakanlık yapacaksın diyorsun" diye konuşuyor bu konuda. Cumhurbaşkanı Sezer, bir teamülü daha yıkmış. Yargıtay Başsavcılığı seçiminde 49 oy fark atan Vural Savaş'ın yerine, bu makama jet hızıyla ikinci sıradaki Sabih Kanadoğlu'nu atamış. Kanadoğlu 4 yıllığına seçilmesine karşın yaş haddi nedeniyle 2.5 yıl görev yapabilecekmiş. Haberde Sezer ve Savaş'ın aralarında yaşanan tatsızlık da hatırlatılmış. 18 Nisan seçimleri öncesi, HADEP hakkında kapatma davası sürdüğü için bu partinin seçimlere katılmasını engellemek isteyen Savaş, bu talebi Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilince, "Kararları toplumda büyük infiale neden olmuştur" diye konuşmuş. Bunun üzerine dönemin mahkeme başkanı olan Sezer, "Yargıçlar verdikleri kararları, tartışıp savunmazlar. Mahkeme kararları bilimsel yöntemle eleştirilebilirse de kararları nedeniyle hiçbir yargıç kınanamaz" diye başlayan bir açıklama yapmış. "Bu nedenle yargının saygınlığı, tarafsızlığı, güvenilirliği ve etkinliğiyle bağdaşmayan, bunları azaltan veya ortadan kaldıran tutum ve davranışları üzüntüyle karşılıyoruz" diyerek de bitirmiş. Murat Demirel'in cezaevinde evlendiği Ayşenur Esenler, Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde VIP muamelesi görüyormuş. Koğuşta kına gecesi bile yapan Esenler'in, cezaevinde su gibi para harcadığını anlatmış yeni tahliye olan koğuş arkadaşları. Cavit Çağlar'ı nikah şahidi yapabilmek için 120 davetliyi Türkiye'den Paris'e götürüp 750 bin dolarlık düğünde ağırlayan Yazıcı ve Şer aileleri Maliye Bakanlığı takibine alınmış. Haberde yapılan bu düğünün maliyeti de çıkarılmaya çalışılmış. MİLLİYETEmniyette, "Polisi Mehmet Gül kışkırttı" diye konuşuluyormuş. Çevik Kuvvet'in provoke edilmesiyle ilgili Emniyet kökenli milletvekillerinden sonra şimdi de MHP İstanbul Milletvekili Mehmet Gül'ün ismi ortaya atılmış. Gül ise bu söylentilere sert tepki gösteriyormuş. Gül yürüyüşü, "Cumhuriyet tarihinde bir kara leke" diye nitelendiriyor ve onaylamıyormuş.Çevik Kuvvet'te tanıdığı bir polis bile bulunmadığını dile getiren Gül, bir radyo kanalında yaptığı konuşmada yürüyüşü onaylamadığını da açıkladığı söylemiş. Gösteri yapılan illerin Emniyet Müdürlerini ve Bakan Tantan'ı suçlamış. Bu arada ufak bir de kaza geçirmiş. Bolu'nun Gerede ilçesinde geçirdiği trafik kazasında, omzunda ve köprücük kemiğinde çatlak saptanmış. "Sezer, Savaş'ı uçurdu" başlığında da, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na, dünkü seçimlerden ikinci sırada çıkan 11. Ceza Dairesi Başkanı Sabih Kanadoğlu'nu seçtiği yazılmış Cumhurbaşkanı'nın. Seçiminde, "Savaş'ın Refahyol sürecinde hukukçu kimliğini aşan tavrı"nın etkili olduğu sanılıyormuş. Yeni Başsavcı'nın ilk mesajı "Medyatik olmayacağım" olmuş. İstanbul'un halef-selef belediye başkanları Recep T. Erdoğan ve Ali M. Gürtuna hakkında kalpazanlık ve dolandırıcılık suçlarından dava açılıyormuş. Konu, Akbil kontür satış ve tüketim tutarları. Yapılan incelemede, Akbil satış hasılatlarının ve tüketim tutarlarının doğru bir şekilde kayıtlara geçirilmediği tespit edilirken, kurumlar tarafından veri tabanları silinerek, hayali rakamlara göre hakediş ayarlamaları yapıldığı belirlenmiş. Süleyman Demirel, ölüm oruçlarını Deniz Gezmiş be arkadaşlarının idamına benzetmiş. "1971'de de yine gençler bir hiç uğruna ölüme gittiler. Biz 30 sene bu olayın etkisini silemedik. Bu bakımdan ben gençlerin bu tür örgütlerin kucağında bir şekilde ölüme gönderilmelerini içime sindiremiyorum. Ölüm olayları başlarsa ne kendi insanımıza ne dünyaya bunu kolay anlatamayız. Çok sıkıntıya düşeriz. Herkesin üzerine düşeni yapması ve geç kalınmadan bu sorunun çözülmesi lazım" diyormuş. O dönemi hatırlayanlar, ya da kitaplardan okuyanlar, Demirel ve partisinin bu idamlar konusunda gösterdiği çabayı(!) hatırlıyorlardır sanırım... Güngör Uras, İzmirli işadamlarının tepeye çıktıklarını ama burada duramadıklarını yazıyor bugün. Geçmiş yıllardan örnekler vermiş. Kula fabrikaları, Sezak Halı, Raks, Metaş ve son olarak da Sabah Gazetesi. Bunun nedenini İzmir'in havasına suyuna bağlıyor. Bir de, Türkiye'nin İstanbul'dan ibaret olduğunu sananlar bence... SABAHManşette televizyonda yayınlanan bir dizi var bugün. "İkinci Bahar". Halkın büyük bir çoğunluğu, "İşte bu bizim hayatımız" dediği için bu dizi maçları, televoleleri silmiş ekrandan. Kimse bu dizinin bitmesini istemiyormuş. İşte haberde bunun nedeni sorulmuş uzmanlara. Sosyologlar," İkinci Bahar'ın temelinde sevgi var. Hamuru sevgi ile yoğruluyor" demişler. Psikolog Suna Tanaltay ise, "İkinci Bahar Türk toplumunun sade ve yalın kesitini abartısız ve olduğu gibi vermeyi başarmış. Oyuncular, oyunlarını oynamıyor; gerçekten yaşıyorlar. İnsanlar arasındaki ilişki bazen çıkarlara endeksli; ama çoğu kez de sıcak, sevgi dolu ve insanca" diyormuş. Boğaziçi Ünüversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Faruk Birtek, dizinin kurgusunun çok iyi olduğunu belirtmiş. "Toplumsal anlamda romantize edilmiş bir özlemi ifade ettiği için bu kadar izleniyormuş. Cumhuriyet Üniversitesi yaklaşık bir hafta önce profesörlerin yumruklu kavgasına sahne olmuş. Fen-Edebiyat Fakültesi'nde öğretim görevlisi Prof. Dr. Refik Özkan, fakülte kurulu seçimleri yüzünden tartıştığı aynı fakültenin dekanı Prof. Dr. Raif Güler'e yumruk atarak burnunu kırmış. Hafta sonu İzmit'in Körfez İlçesi'nde yaşanan uçak kazasının nedeni, pilotaj hatasıymış. Sponsor olan Türk Pirelli Şirketi, bu konuda yaptığı açıklamada uçak kazasının, şirkette Lojistik Direktörlüğü görevini yürüten Faruk Utku'nun, "uçmaya olan aşkı neticesinde gerçekleştirdiği tamamen bireysel bir girişimin talihsiz sonucu" olduğunu bildirmiş. Dün yapılan, Başbakan Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın katıldığı toplantıda ölüm oruçlarına son verilmesi için yürütülen temaslarda gelinen nokta değerlendirilmiş. Tantan, henüz müdahale kararı olmadığını açıklamış. RADİKALManşette, Vural Savaş'ın Yargıtay Başsavcılığı'na yeniden atanmadığı haberi var. Parti kapatma davaları, tüm ceza yargılamaları ve Yüce Divan açısından büyük önem taşıyan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na 11. Ceza Dairesi Başkanı Sabih Kanadoğlu getirilmiş. Vural Savaş görevini 17 Ocak'ta devredecekmiş. Yargıtay'da sabah yapılan seçimi 153 oyla Savaş kazanmış, Kanadoğlu ise 104 oyla ikinci sırada yer almış. Cumhurbaşkanı Sezer, kendisine ulaştırılan listeyi fazla bekletmeden, kararını dört saatlik incelemeyle vermiş. Haberde, Vural Savaş'ın da 1997'de Cumhurbaşkanı Demirel'e sunulan Yargıtay listesinin ikinci sırasında yer aldığı hatırlatılıyor. Kanadoğlu, "Görevim, devletin laik ve demokratik niteliğini korumaktır. Bu görevimi medyatik ve şova yönelik yapmayacağım" diye konuşmuş verdiği ilk demeçte. İsmet Berkan, Savaş'ın tarihe geçen bir kişilik olduğunu düşünüyor. Halkın onun sayesinde böyle önemli bir koltuğun varlığından haberdar olduğunu anlatmış. "Rejimin kendini savunması refleksine ilişkin tartışmaları derinleştiren Savaş'ın görevini sürdürememesi, yöntemi yüzünden sembolik önem taşıyor" demiş Berkan. Meclis, Af sınavındaymış bir başka ilk sayfa haberine göre. Vetolu yasanın aynen çıkması için ortaklar ve FP yönetimi milletvekillerini baskı altına almışlar. Vekiller, liderlerle halkın isteği arasında tercih yapma durumunda kalmış. Koalisyon ortakları değişiklik önergesi verilmesini yasaklamış. Ancak Milletvekillerini oylamada serbest bırakmış. Liderler fireleri önlemek için çalışırken, Bakan Türk, Sezer'in veto kararının hukuki dayanağı olmadığını söylemiş. Asgari ücret 2000'in ilk yarısında 17.8, ikinci yarısında ise yüzde 15 artacakmış. İlk yarıdaki brüt 139 milyon ücretin neti 102 milyon lira ediyormuş. "Çevikten çevik dönüş" başlıklı haberde de, polisin yaptığı yürüyüş hakkında yapılan soruşturma anlatılıyor. İstanbul'da açığa alınan çevik kuvvet polisi sayısı 69 olmuş. Polislerin savunmaları da ilginçmiş. "Yürüyüş, anlık bir karar. Kadınlar en öndeydi, onlara niye ceza yok? Sloganlar, kulak dolgunluğundan" diyorlarmış verdikleri ifadelerde. CUMHURİYETManşette, "Cinayette MHP imzası" denmiş. Eski MTA Genel Müdürü, ANAP Ankara İl Başkanı Cengiz Atak'ın açıklamaları, Dr. Necdet Güçlü cinayetinde yeni isimleri ortaya çıkarmış. MHP'nin Türkeş'in ölümünden sonra yaptığı 18 Mayıs Kongresi'nde silah sıkarak kongreyi erteleten eski Ülkü Ocakları Kurucu Başkanı Aytekin Yıldırım'ı işaret etmiş Atak yaptığı açıklama ile. Cinayete, MHP'li Sağlık Bakanı Osman Durmuş ile MHP milletvekili Ali Güngör'den sonra Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu ile Aksaray Milletvekili Sadi Somuncuoğlu'nun da adı karışmış. F tipi cezaevlerinin açılmaması için yapılan ölüm orucundaki hükümlü ve tutuklular, operasyon yapılırsa kendilerini yakacaklarını bildirmişler. Haberde, ölümlere sadece bir adım kaldığı belirtiliyor. Aileler cezaevinden her an ölüm haberi bekliyorlarmış. Başbakan Ecevit başkanlığında Adalet Bakanı Türk ve İçişleri Bakanı Tantan, dün bir 'durum değerlendirmesi' yapmışlar bu konuda. Bir başka haberde de, "Sezer, Savaş'ı seçmedi" denmiş. Cumhurbaşkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na Kanadoğlu'nu atamış. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 1 Ocak 2001 tarihinden itibaren 6 ay için geçerli olacak yeni asgari ücreti brüt 139 milyon 950 bin lira, net 102 milyon 369 lira olarak belirlemiş. Toplantıda, Türk-İş'in muhalefetine karşın yoksulluk sınırı 520 milyon lirayken asgari ücretin neti ikinci 6 aylık dilim için de 107 milyon lira olarak belirlenmiş. Türk-İş Yönetim Kurulu, komisyonun aldığı kararla işçilere meydanların davetiyesini çıkardığını vurgulayarak eylem yapacaklarını açıklamış. Yarın yeniden TBMM Genel Kurulu'na indirilmesi planlanan Af Yasa Tasarısı'nın bütün yükünün DSP'li vekillerde olduğu yazılmış bir başka haberde de. Çünkü oylamada ANAP ve MHP'den büyük fire bekleniyormuş. İyi günler. Asuman ALPASLAN - 19 Aralık 2000, Salı
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı