Ege Haberleri

EGE

    60 bin dava 2011’e devir

    Bahri KARATAŞ / İZMİR, (DHA)
    07.01.2011 - 00:00 | Son Güncelleme: 06.01.2011 - 23:28

    İzmir Adliyesi’ndeki 83 mahkeme, yoğun çalışmaya karşın, dosyaları sonuçlandıramadı. En çok dava tecavüz ve dolandırıcılık suçlarından açıldı.

    SAYISI her yıl artan mahkemeler, davaların  hızına yine yetişemedi. 60 bin 323 dava, çeşitli nedenlerden dolayı yeni yıla devredildi. Duruşma salonlarının yetersizliği karşısında İzmir Adalet Komisyonu, bir ek bina ya da mevcuda bir kat daha çıkmayı proje olarak Adalet Bakanlığı’na sundu. Adliye koridorlarına PVC ile gaz beton bölmelerle, yeni hakim ve savcılarla, yeni kurulan birimlere yer sağlama çalışmaları da, geçici çözüm olarak hızla devam ediyor.
    Tecavüz suçu önde
    Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere yapılan istatistik çalışmalarda, ağır ceza mahkemesinde cinsel istismar ve tecavüzle dolandırıcılık, asliye ceza mahkemelerinde hırsızlık, sulh ceza mahkemelerinde çek ve uyuşturucu davalarının yoğunluğu dikkat çekti. İcra ceza mahkemelerinde ise en çok borca itiraz davaları görüldü.
    İzmir Adliyesi’nde ceza mahkemelerinden sonra en yoğun yer ise ekonomik sıkıntılara bağlı olarak, icra müdürlükleri oldu. İcra müdürlükleri, kendi raflarında dosya koyacak yer kalmayınca, koridorlara, sunta ve camdan bölümler yaparak, hacizli dosyalar için özel depolar oluşturmak zorunda kaldı. Her icra dairesinde 20 bin-50 bin icra dosyası bulunduğu belirtildi.
    Personel sıkıntısını memurluk sınavlarıyla çözmeye çalışan İzmir Adalet Komisyonu, emeklilik nedeniyle ayrılanların da olması nedeniyle, yeni kadro için şimdiden Adalet Bakanlığı’nden başvurdu.

    Toplumsal yaşama açılan bir pencere
    ? İzmir Barosu Başkanı Sema Pekdaş, ceza dosyalarının sayısı ve niteliğinin toplumsal yapı ve yaşamdaki değişiklikleri değerlendirmek için bir pencere açabileceğini belirterek, “Cinsel istismar ve tecavüz dosyalarının ilk sırada yer alması da sadece bu suçların arttığını gösteren bir veri olarak değerlendirilemez. Bu durum ilgili suçların yargılanabilir olduğunun ve kişilerin bu konuda şikayette bulunabildiklerinin de göstergesidir” dedi, şunları söyledi:
    “Önceki yıllarda tecavüze ve istismara uğrayan kadınlar bu konuda şikayette bulunamamaktaydı. Tecavüz fiili ve faili değil, tecavüz mağdurunun kişiliği ve konumu tartışma konusu edilmekteydi. Ceza Kanunu ve Yargıtay içtihatlarındaki değişiklikler sonucunda tecavüz ve istismar suçlarında şikayetler yapılabilir olmuştur. Yani suçların görünürlülüğü mümkün olmuştur.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı