Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

60 baraj yurtdışına gitti

BUGÜN bayram, bugün aramızdan bazıları yurt dışına gidiyor ya da dünden gidenler var.

 Onlar dün ve bugün gidiyor, bayram münasebetiyle. Oysa, son altı yıl içinde, bayram değil, seyran değil, 60 tane Atatürk Barajı çoktan yurtdışına gidiyor. 2003-2009 arasında, AKP iktidarında giden gidene.

CHP milletvekili İlhan Kesici zaman zaman TV’lerde ekonomik analizler yapıyor. Kesici DPT eski müsteşarlarından. Ekonomiyi içerden ve dışardan iyi izleyenlerden biri.


Birkaç gün önce Kesici ART’de Ümit Zileli’nin konuğu. Yine herkesin anlayacağı bir dille, çarpıcı tespitlerde bulunuyor.

225 MİLYAR FAİZ

İktidarı döneminde AKP, Türkiye’yi rekor düzeyde borçlandırıyor. Rekor düzeyde dış borçlanma, beraberinde rekor düzeyde faiz ödemesi getiriyor.

Kesici’nin tespiti şu:

“2003-2009 arasında Türkiye 225 milyar dolar faiz ödüyor. 225 milyar dolar eşittir 60 tane Atatürk Barajı değeri.”


Siz böyle bir başka ülke biliyor musunuz? Altı yılda 60 baraj tutarındaki değeri faiz olarak ödeyen başka bir ülke var mı?


Yurtdışına giden o barajlarla birlikte, hepimizin emeği de, sermayesi de, üretimi de hooop doğru yurtdışına. Biz burada kalıyoruz, bizim emeğimiz uçup gidiyor.


Kesici buna, “kör uçuş, Türkiye’nin soydurulması” adını veriyor.

AZRAİL VE ÖLÜLER


Bir başka ekonomik skandal özelleştirmelerde.

Alman Telekomu 65-70 milyar dolara özelleşiyor. Fransız Telekomu 60-65 milyar dolara özelleşiyor.


Bizim Telekom 6.5 milyar dolara gidiyor.
Yıllık taksiti 1.3 milyar dolar. Sudan ucuz. Bu nasıl oluyor?


Hem 60 baraj dışarıya gidiyor, hem içerde özelleştirmede ekonomik varlık yaratılamıyor.


Bir başka traji komik olay teğet geçen ekonomik krizle bağlantılı.


Dünyada ekonomik kriz var, tamam. Krizin merkezi Amerika, tamam. Tüm ülkeler küçülüyor, tamam.


Dünyada ortalama küçülme yüzde 1.1.


Krizin merkezi Amerika’da küçülme yüzde 2.7.


Krizin teğet geçtiği bizde küçülme yüzde 6.5.


Kesici
’nin deyimiyle, “Azrail Amerika’da, ama ölüler Türkiye’de.”


IMF, OECD, Dünya Bankası, hepsi birden, “krizi en iyi yöneten ülke Türkiye” diyormuş. Elin oğlu bizimle dalga geçiyor, bizimkiler de, bunu ciddiye alıyor.

Islak imza, cuntalar, kafesler, telefon dinlemeleriyle sarsılıyor Türkiye.Tamam, bunların hepsi bir ülkeyi derinden sarsacak gerçekler.

Ama, bir de bu tarafa bakınca, yürek parçalayan ekonomik manzaralar karşısında neden yaprak kımıldamıyor, anlamak güç.

 

Cevizoğlu yazabilir mi yazamaz mı

 

MESLEKTAŞIM, eski yıllardan tanıdığım Hulki Cevizoğlu şimdi yeni kurulan bir siyasal partinin genel başkanı. Rahşan Ecevit’in desteklediği DSHP’nin.

Ecevit’in DSP’sinin arasına, “H” (Halkçı) giriyor ve DSHP oluyor. DSHP sosyal demokrat bir parti. Kendilerini öyle tanımlıyor.

Televizyonda bir ara rağbet gören programlarıyla ön plana çıkan Cevizoğlu, Yeni Çağ gazetesinde yazılar yazıyor. Yeni Çağ milliyetçi çizgide yayın yapıyor. Milliyetçi değer adına ne varsa, o gazetede var.


Şimdi Hulki Cevizoğlu sosyal demokrat bir parti başkanı olarak, aşırı milliyetçi bir gazetede nasıl yazıyor? Denebilir ki, eski komünistler de, dinci gazetelerde yazıyor. Doğru.


Eksen kayması. Milliyetçi-sosyal demokrat ekseni, ayrışması değişiyor. Yerini milli devlet yanlıları ile karşıtlarına bırakıyor. Bu kaymada ideolojiler arapsaçına dönüyor.


Sosyal demokratlar daha çok millici, komünistler daha çok dinci. Liberaller seyirci.


Bu karmaşa içinde başınızın döneceği kesin. Belki bayram iyi gelir. Bayramınız kutlu olsun. 

X