Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    6 adımda verimli çalışma taktikleri

    Serda ÖZÇELİK
    05 Mayıs 2017 - 11:54Son Güncelleme : 05 Mayıs 2017 - 11:58

    Üniversiteye girişin ikinci aşaması olan LYS, 10-11 ve 17-18 Haziran’da yapılacak. Uzmanlar, adaylara önlerindeki süreyi iyi değerlendirmelerini söylüyor. Bunun için de verimli bir çalışma sistemi oluşturmanın önemli olduğunu vurguluyorlar. Uzmanlara göre, bu konuda özellikle 6 noktaya dikkat edilmesinde yarar var. İşte o altı adım.

    İyi bir üniversiteye girmek için bir milyondan fazla adayın yarışacağı Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) 10-11 ve 17-18 Haziran’da yapılacak. Anne ve babaların beklentisi genellikle öğrencinin derslerine çok çalışıp, başarılı olmaları yönünde. Beklenti böyle olunca başarısızlığın nedeni yeterince hazırlanmamak olarak görülüyor ve öğrencilerden daha fazlasını yapmaları bekleniyor. Ancak uzmanlar gerekli olanın, bilinçsizce ders başında vakit geçirmek değil, verimli ders çalışma tekniklerini bilerek hareket etmek olduğunu söylüyor. Bu teknikleri bilen adayların sınavlara daha iyi hazırlanacağını ve bu süreci rahat geçireceğini de belirtiyor.

    Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oktay Aydın, “Etkili ders çalışma teknikleri olarak ilgili konular çerçevesinde öğrencinin kendi durum analizini yapması, bunun sonucunda artı ve eksilerini, avantaj ve dezavantajlarını ortaya koyması, ders anlatımına hazırlıklı ve konuya göz atarak gitmesi, öncesinde konuyla ilgili sorular çıkarması, dersi dikkatlice dinlemesi, gerekli notları alması, aklına takılanları derste öğretmene sorması önemli. Tekrar yapması, notlarını sıcağı sıcağına eklemelerle genişletmesi, konuyu anladığına karar verdiğinde soru çözmesi, test yapması ve deneme sınavı uygulaması da yapılacaklar arasında sayılabilir. Ayrıca, her yapamadığı soruyu da bir sonraki derste mutlaka öğretmenine götürerek çözer hale gelmesi ve neden çözemediğini, nerede takıldığını görebilmesi de gerekiyor” diyor. Yrd. Doç. Dr. Aydın, başarının sırrını altı adımda şöyle sıralıyor:

    1- ETKİN DİNLEME BAŞARI İÇİN ÖNEMLİ

    Hem üniversite giriş sınavları hem de tüm akademik süreçlerde, öğretici tarafından anlatılanların etkin dinlenmesi, başarıda çok önemli bir yere sahip. Öğrencilerin işlenecek konuları ders öncesi incelemeleri, anlamaya çalışmaları ve konu üzerinde sorularını oluşturması etkin dinleme teknikleri arasında sayılabilir. Böylece, öğrenci ders sırasında anlatılan konuları daha kolay anlayabilir. Ayrıca önceden hazırladığı sorularına yanıtlar bulabilmek için daha dikkatlice dinler. Bunlara rağmen anlamadığı bir soru kalırsa, kolaylıkla öğretmenlerine konuya hakim olmak için sorularını yönlendirebilir.

    2- NOT ALIRKEN BUNLARA DİKKAT EDİN

    Aynı anda hem öğretmeni dikkatlice dinleyebilme, hem de not alabilme becerisi başarıda önemli bir etken. Not alırken önemli olan iki noktadan biri, öğretmeni dinlemeye ket vurmaması. İkincisi ise anlatılanların çoğunu kaydedebilmek için zamana karşı hızlı yazmak. Bunun için konuya ön hazırlıkla gelmek, anlatılanlardan en önemli bölümleri ayırt edebilmek, kısaltma tekniklerini kullanmak, ders bitiminde ertesi güne bırakmadan sıcağı sıcağına o notlara göz atıp dersten hatırlanabildiği kadarıyla gerekli eklemeleri de yapabilmek önemli.

    3- DERSTE HAYALLERE DALMAYIN

    Ders çalışırken öğrencilerin zihnini en çok hayal kurmak, ders dışı konuları düşünmek dağıtır. Hayal kurmak, insanlar için çok önemli. Hem yaşama dair umudu artırır, hem de tüm yaratıcı fikirler önce hayal etmekle başlar. Ancak bunun dozajı çok iyi ayarlanmalı. Öğrencilerin en azından ders dinlerken ve çalışırken hayal kurmayı erteleme becerisini kazanması gerekir. Bunun için somut olarak çalışılan derse ve konuya odaklanmalı, sık sık konuyla ilgili kendi kendine sorular sormalı ve yanıtlar arayarak zihinlerini derse yönlendirmeliler. Bir de hemen ders öncesi yapılan konsol oyunları, internet-bilgisayar oyunları ve internet videoları ya da televizyon programları, filmler çalışmaya odaklanmaya engel olabilir. Yürüyüş, hafif spor egzersizleri, dinlenme ve kısa arkadaş sohbetleri sonrası ders daha etkin olabilir. Öğrenmenin üstüne en iyi yapılacak şey de, uyumak. Öğrenme sonrası başka bir etkinlik yapmayıp uyumanın, öğrenilenlerin pekişmesine, kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe geçmesine katkı sağladığı araştırmalarla kanıtlanmış.

    4- ÇALIŞMA ORTAMI ETKİLİ

    Çalışma ortamıyla ilgili genel bir şablon sunmak çok da doğru olmaz. Her öğrenci kişiliğine, olanaklarına ve moduna uygun ortamları kendi yaratabilir. Ancak çok havasız bir oda; dağınık bir masa; etrafta afiş, poster, oyuncak gibi uyarıcılar olması; yeterli olmayan ışık(gündüzse güneş, akşamsa yeterli görüş imkânı sunun ışık uygun olur), açık televizyon gibi ses ve gürültü yaratılması; dikkat dağıtabilecek insanların olması gibi etkenler ders çalışmaya ve başarıya olumsuz etki edebilir, bu unutulmamalı.

    5- ZAMANI İYİ DEĞERLENDİRİN

    Her öğrenci saat saat plan yapmak istemeyebilir, ama genel de olsa mutlaka bir plan ve gün akışına, haftalık ve aylık ajandalara sahip olmalı. Neyi, ne zaman yapacaklarını, ne zaman ders çalışacaklarını, kendilerine vakit ayıracaklarını, soru çözeceklerini ve eğleneceklerini bilmeliler. Arkadaşlarıyla buluşacakları, internet-bilgisayar oyunları oynayacakları, film izleyecekleri zamanları planlamaları yararlı olur. Böylece fazlasıyla dağılmadan çalışma programlarına sadık kalabilirler.

    6- TEKRAR EDİLMEYEN BİLGİLER KALICI OLMAZ

    Konuları anlamanız bazen onları hatırlamanız için yetmeyebilir. Dersten sonra tekrar edilmeyen bilgiler kalıcı olmaz. Çok kısa sürede unutulur, gider. Kalıcı olması için her konunun anlatıldıktan sonra birden çok tekrar edilmesi ve onunla ilgili soru çözülmesi gerek. Ayrıca tekrar, öğrencinin anladığını sandığı ama aslında anlamadığı noktaların da farkına varmasını sağlar ve öğretmenine bir sonraki dersi sorarak öğrenmesine katkı sunar.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı