5. Vites

Hürriyet Haber
18 Ocak 1999 - 00:00Son Güncelleme : 18 Ocak 1999 - 00:01

Ufuk SANDIK

Otomobilde vergi adaletsizliği

Türkiye, otomobile en yüksek verginin uygulandığı ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Avrupa'da otomobil satışından devletin aldığı vergi yüzde 12-20 arasında değişirken, Türkiye'de bu oran yüzde 42-65'lere kadar çıkıyor.

Türkiye'de otomobilde vergi yükünün ağır olması yetmiyor gibi, bir de vergi adaletsizliği yaşanıyor. Ağırlıkları aynı, ancak fiyatları farklı iki otomobil, Taşıt Alım Vergisi ve Motorlu Taşıt Vergisi ağırlığa göre belirlendiği için aynı oranda vergilendiriyor. Bu vergilendirme, otomobil sahipleri arasında haksızlığa yol açıyor. Dünyada genel uygulama ise otomobil vergilerinin ağırlığa veya motorun silindir hacmine göre değil, satış fiyatı üzerinden tespit edilmesi.

YÜKSEK VERGİ

Örneğin anahtar teslim fiyatı 6.8 milyar lira olan 1145 kg. ağırlığındaki Megane RXT 2.0 e ile fiyatı 9.4 milyar lira olan 1180 kg. ağırlığındaki Volvo S 40'ın TAV ve Motorlu Taşıtlar Vergisi aynı olarak uygulanıyor.

Fiyatı farklı bu iki otomobilin TAV ve Motorlu Taşıtlar Vergisi, net ağırlığı 951-1200 kg. arasında ve 1600 cc'den yüksek otomobiller için uygulanan vergi üzerinden tespit ediliyor. Buna göre her iki otomobil için 549 milyon 15 bin lira Taşıt Alım Vergisi, 27 milyon 412 bin lira Motorlu Taşıt Vergisi ödemek gerekiyor.

Bu adaletsizlik lüks 4x4 arazi araçları içinde geçerli. Örneğin satış fiyatı 44.7 milyar lira olan Range Rover ile fiyatı 15 milyar lira olan Nissan Pathfinder'a aynı oranda Taşıt Alım Vergisi ve Motorlu Taşıt Vergisi uygulanıyor.

Bu iki aracın satış fiyatları birbirinden çok farklı olmasına rağmen net ağırlıkları 1801 kg'ın üzerinde olduğu için her iki aracın sahipleri de 2 milyar 637 milyon 390 bin lira Taşıt Alım Vergisi, 366 milyon 735 bin lira ise Motorlu Taşıt Vergisi veriyor. Bu arada Motorlu Taşıt Vergisi’nin (Taşıt Pulu) ilk taksidinin ocak ayı sonuna kadar ödenmesi gerekiyor.

Taşıt Alım Vergisi fiyata göre alınsın

İthal Otomobil Mümessilleri Derneği Başkanı Metin Ecevit, ağırlığa göre uygulanan verginin adaletsiz olduğunu söyledi. Yıllardır bu konuda mücadele verdiklerini ve ağırlığa göre belirlenen verginin değiştirilmesini istediklerini belirten Ecevit, şöyle konuştu:

‘‘Dilimde tüy bitti. Bundan daha adaletsiz bir şey olamaz. Ağırlığa göre otomobil vergilerini belirlemek mantıksız ve tutarsız. Bu uygulamayı kesinlikle kaldırmak lazım. Vergi tutarını satış fiyatı üzerinden belirlemek en doğru kriter.

Bazı ülkelerde silindir hacmine göre, vergi belirleniyor. Ancak bunun da bazı sakıncaları var. Sadece silindir hacmine göre değerlendirilirse, aksesuarlı ve aksesuarsız araçlar arasında bir haksızlık olur. Çünkü bazı otolarda daha yüksek aksesuar var. Aynı model ya da aynı sınıftaki otomobillerde 2 ile 2.5 milyar lira arasında bir aksesuar farkı olabiliyor.

Bu uygulamadan hem otomobil sahipleri hem de devlet zarar görüyor. Aracın değeri yıl içinde artmasına rağmen, maktu vergi uygulamasından dolayı devletin alacağı vergi düşüyor.

AĞIRLIK TARTIŞMASI

Fiyat üzerinden vergi alındığı taktirde, hem devletin hem de otomobil sahiplerinin sorunu ortadan kalkacak. Otomobil fiyatındaki artışa göre, devletin alacağı vergi de artacak. Vatandaş ise satın aldığı otomobilin değerine göre belirlenecek bir vergi ödeyecek.'' Ecevit, otomobilin ağırlığı konusunda da firmalar ile Maliye Bakanlığı arasında birtakım sorunların yaşandığını söyledi. Maliye Bakanlığı'nın otomobillerin net ağırlıklarını Auto Reuve dergisinden aldığını belirten Ecevit, ‘‘Ancak burada bir sıkıntı var. Bazı araçların ağırlıkları, bazı ülkelerde, özel aksesuarlar nedeniyle farlılık gösterebiliyor. Bu nedenle Reuve'den alınan ağırlıkla, ithalatçıların baz aldığı ağırlık birbirini tutmayabiliyor'' dedi.

Otomotivde 6 dev küçükleri yutacak

ABD'nin ünlü haftalık dergisi Business Week, bu haftaki kapak konusunu kriz sonrasında ayakta kalabilecek ‘‘6 otomotiv firmasına'' ayırdı. Dergiye göre söz konusu 6 dev arasında General Motors, Ford, DaimlerChrysler, Volkswagen, Toyota ve Honda bulunuyor.

Küresel krizle birlikte talepteki daralma ve üretimdeki düşüşün otomobil üretiminde maliyetleri artırdığına değinen makale, şirket evlilikleriyle üretim maliyetinin düşürülmesi planlandığını belirtti. Bu ekonomik evliliklerin dev otomobil firmalarını yarattığını vurgulayan yazıda, dev firmaların krizden etkilenen küçük otomobil üdreticilerini ‘‘peşin para'' ile alarak ‘‘birleşme manyaklığı'' yaşandığı yorumu yapıldı.

Daimler-Nissan mı? Siyah kuşaklı Toyota Başkanı Hiroshi Okuda'nın hırçın bir şekilde Japonya'daki küçük otomobil üreticilerini satın aldığını vurgulayan makale, Alman-ABD otomobil devi DaimlerChrysler'in Başkanı Jürgen Schrempp'in Japonya'nın ikinci sorunlu otomobil üreticisi Nissan'a gözünü diktiğini ve ocak sonunda yeni bir birleşme anlaşmasının da yapılabileceğini belirtti.

Dünyanın en büyük 40 otomobil üreticisinin küresel 6 firma içinde eriyip yutulacağına kesin gözüyle bakılıyor.

BİRLEŞMENİN NEDENLERİ

Kapasite fazlalığı: 20 milyondan fazla üretim kapasitesi bulunuyor. Üstelik fiyatlardaki baskı, üreticileri fiyat indirimine ve rakiplerce yutulmaya zorluyor.

Teknoloji: Otomobil devleri pahalı araştırma ve geliştirme yatırımlarıyla yeni yüksek teknolojik üretim sayısını artırarak rekabette güçlenmeleri.

Peşin para: Endüstrinin en büyük oyuncuları yaklaşık 100 milyon dolar peşin para ile anlaşmalar yaptılar. Avrupa ve ABD'de borsalarında da sektörün büyükleri küçüklerin hisselerini alarak yuttu.

Honda'nın hafif otomobili

Honda Motor Corporation, Honda'nın IMA (Integrated Motor Assist-Entegre Motor Destek) sistemini içeren ve hafif alüminyum gövdeye sahip otomobil prototipini tanıttı. 21'inci yüzyıla yönelik araştırmalar yapan Honda, hem çevre dostu hem de sürüş keyfi veren araçlar yaratmaya büyük öncelik veriyor. Tüm devirlerde yüksek performans sunan ve benzinle çalışan seri üretim araçlarda yakıt verimliliği konusunda en yüksek standartlara uyan (30 km/lt'nin üzerinde) bu model, sonbahardan itibaren Japonya, Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya'da satışa sunulacak.

Yeni geliştirilen 3 silindirli 1.0 litre motora sahip hibrid teknolojili araç 1500 cc. benzin motorlu bir araçla aynı performansa sahip bulunuyor.

Honda, hafif, geri dönüşümü kolay alüminyum alaşımlar, yüksek oranda kalıplanabilen plastikler ve alüminyum panelleri yaygın olarak kullanarak, aracın ağırlığını 800 kg. düzeyinde (bir mini araçla aynı) olmasını sağladı. Güvde çerçevesi de alüminyumdan yapıldı. Güvenlik açısından bu araç, 55 km düz engel ve 64 km yan engel testleri geçen darbelere karşı güvenli bir gövdeye sahip bulunuyor. Gövde aynı zamanda yayaya çarpma durumunda baştaki hasarları azaltan Honda'nın yayaları koruyan gövde yapısı teknolojisini de içeriyor.

Bu yastık hayat kurtarıyor

Hava yastığı otomobil dünyasının en önemli buluşlarından birisi... Otomobilde seyahat edenlerin güvenliğini artıran bu buluş, kısa sürede tüm otomobil üreticileri tarafından uygulanmaya başladı.

Araştırmalar trafik kazalarında, içinde havayastığı bulunan araçlarda diğerlerine göre yüzde 24 oranında daha az ölüm olduğunu saptadı. Ancak havayastığı bilinenin aksine tek başına bir koruyucu değil. Havayastığı emniyet kemeriyle birlikte kullanıldığında koruyucu özelliği güçleniyor. Kaza anında emniyet kemeri yolcunun öne doğru savrulmasını önlerken, devreye giren havayastığı şişerek, yolcunun çarpmadan dolayı zarar görmesini engelliyor.

Bir başka bilinen yanlış ise havayastığının şişme prensipleriyle ilgili. Birçok sürücü havayastığının nasıl çalıştığını bilmiyor. Sürücü ve yolcu tarafından bulunan havayastıkları, darbenin önden gerçekleşmesi halinde çalışırken, otomobilin takla atması, ya da darbenin arkadan veya yandan gelmesi halinde çalışmıyor. Bazı otomobillerde yandan gelen darbelerin şiddetini azaltmak amacıyla sürücü ve yolcu koltuklarının yanında da yan hava yastıkları bulunuyor.

NASIL ÇALIŞIYOR

Sürücü tarafındaki havayastığı şiştiği zaman 70 litre, yolcu tarafında havayastığı yaklaşık 130 litre genişler

Havayastığı aracın önden aldığı darbeyle aktif hale geçer. Yandan, arkadan alınan darbelerde veya takla atma esnasında aktif hale geçmez.

Otomobilin önden aldığı darbeyi, sensör ünitesi tespit eder.

Havayastığının patlaması esnasında kuvvetli bir ses meydana gelir. Yastığa dolan gaz ve toz zehirleyici ve yanıcı değildir.

Amerika'dan Toyota'ya takdir

Dünyanın önde gelen ekonomi dergilerinden Fortune'un geleneksel yıl sonu anketinde 1998 yılının en çok takdir edilen otomobil şirketi sıralamasında Toyota Motor Corporation birinci oldu. Toyota geçen yıl da aynı başarıyı göstermişti. Toyota ayrıca Amerikan Fortune anketinde, dünya çapında binlerce kuruluşun faaliyet gösterdiği 21 sektörü kapsayan genel klasmanda da başarısını tekrarlayarak ‘‘en çok taktir edilen 25 şirket'' sıralamasında 11'inci oldu.

Fortune anketi için değerlendirme yapanlar arasında her sektörde önde gelen seçkin yöneticiler ve kuruluşların faaliyetlerini yakından izleyen finans uzmanları bulunuyor. Değerlendirme, şirketlerin bir bütün olarak yönetim kalitesi, ürün/hizmet niteliği, yenilikçilik, uzun dönemli yatırım anlayışı, finansal bakından güçlülük, topluma ve çevreye saygı, kurumsal kaynakların akılcı kullanımı, küresel ölçekte verimlilik olmak üzere 8 temel kritere göre yapılıyor, Şirketlerin gelen performansı her kritere göre aldıkları puanların toplanmasıyla belirleniyor.

Fortune anketine göre 1998 yıyında en çok takdir edilen otomobil şirketlerin sıralaması şöyle:

1 Toyota

2 Daimler-Benz

3 BMW

4 Honda Motor

5 Ford Motor

6 General Motors

7 Volkswagen

8 Chrysler

9 Volvo

10 Fiat

Oto kısalar

AMERİKAN Isuzu Motors'un gerçekleştirdiği Mesleki Teknoloji Eğitim programı, Kaliforniya Topluluğu Koleji Ekonomik Gelişme Ağı (ED-Net) tarafından ödüllendirildi.

İSVEÇ sermayeli emniyet sistemleri konusunda üretim yapan Autoliv AB'nin Türkiye'deki yatırımı Autoliv Cankor, Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) tarafından kalite, ikmal ve fiyat açısından gösterdiği performans nedeniyle ‘‘Yılın İmalatçısı'' seçildi.

PROTON otomobillerinin Türkiye distribütörü Jetpa Holding'e 1999 yılının ilk sürprizi Malezya'dan geliyor. Geçen yıl 1 milyonuncu otomobili üreten Proton, altın sarısına boyadığı, tüm yazılı kısımlarını altın ile kaplatttığı bu özel otomobili Jetpa'ya hediye edecek.

OPEL, 1997 yılında olduğu gibi 1998 yılı toplam binek otomobil satışlarında 3'üncü oldu. Opel, sektörde yaşanan durgunluğa rağmen aralık ayındaki toplam 3 bin 886 adet otomobil satışı gerçekleştirerek, pazardaki 3'üncülük konumunu korudu.

RENAULT, 100'üncü kuruluş yıldönümünü kutladığı 1998 yılında dünya pazarlarına satışını gerçekleştirdiği 2 milyondan fazla araç sayesinde en yüksek satış rakamına ulaştı. Renault, 1997 satışlarından yaklaşık 300 bin adet daha fazla satış gerçekleştirmiş oldu.



Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı